Upfeed türkçesi Upfeed nedir

Upfeed ingilizcede ne demek, Upfeed nerede nasıl kullanılır?

Upfeed system : Suyu ya da buharı alt kattan yukarı doğru dağıtan döşem. Alttan dağıtmalı döşem.

Kupfernickel : Nikolit.

Upfield : Karşı saha.

Upflow : Yukarı doğru akmak.

Upfront : Aşikar. Dürüst. Açık. Önde. Ön ödeme. Belli. Doğru. Belirgin.

Teacupfuls : Çay fincanı dolusu.

Kupffer cells : Kupffer hücreleri.

Groupfooter : Grupaltbilgisi.

Teacupful : Çay fincanı dolusu.

Salton pupfish : Dişli sazancık. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, dişli sazangiller (cyprinodontidae) familyasından, 45 cm kadar uzunlukta, anadolu tatlı sularında çok rastlanan bir tür.

İngilizce Upfeed Türkçe anlamı, Upfeed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Upfeed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ply : Katmer. Dayamak (yiyecek). Düzenli sefer yapmak. Sıkıştırmak. İşlemek. Eğmek. İki veya daha çok nokta arasında düzenli seferler yapmak. Gidip gelmek. Çalışmak. Yapmak.

Supply : Yerini doldurmak. Satıcıların belirli bir dönemde piyasada değişik fiyatlardan satmaya razı olduğu mal, hizmet ya da üretim faktörü miktarı. Gidermek. Sağlama jüyesi. Tamamlamak. Bir şeyi bulup (müşteriye) ulaştırmak. Temin. Temin etmek. Sunum. Karşılamak.

 

Corn gluten feed : Mısır glüten yemi. Mısır nişastası veya şurubu yaş öğütme fabrikasyonunda kullanılan işlemlerle ticari tane mısırın nisasta, glüten ve embriyosunun büyük kısmının alınmasından sonraya kalan en az % 25 protein içeren kısmı, mısır grizi.

Cud : Geviş.

Silage : Silaj. Biçilmiş, belirli boyutlara getirilmiş, bir süre pörsütülmüş ve yeterli düzeyde kuru madde içeren yeşil yemlerin, silo içerisine sıkıştırılarak yerleştirilip hava alması engellenecek biçimde üzeri kapatıldıktan sonra doğal laktik asit bakterileri veya yapay olarak asitlerle fermantasyona uğratılmasıyla elde edilen konserve yem. Yeşillik.

Mast : Dikme. Gırgır teknesinde ağ makarasını taşıyan esas ve yardımcı direkler. Palamut. Bom direği. Seren. Bayrak direği. Meşe palamudu. Kozalak. Direk. Gönder.

Provender : Yiyecek. Yiyecek (alay). Yem. Hayvan yemi.

Swill : Bol suyla çalkalamak. Sulandırılmış yemek artıkları vermek (domuza). Çok içmek. İğrenç yemek. Bol bol içmek. Yıkamak. Bol suyla yıkamak. Çalkalamak. Kafayı çekmek. Üstüne su dökerek temizlemek.

Fodder : Ot. Yemlemek. Kuru ot. Gıda. Yem. Hayvan yemi (saman veya ot gibi). Beslemek. Saman. Yem vermek. Hayvan yemi.

Slop : Sıçramak. Çamurlu suda koşmak. Taşmak. Dökülmek. Sıçratmak. Höpürdeterek içmek. Taşırmak. Ç.yemek artığı. Sulu yemek. Döküp saçmak.

Upfeed synonyms : pigswill, bird feed, pigwash, rechewed food, pet food, feed grain, cattle cake, fish meal, cater, food, oil cake, petfood, nutrient, blood meal, slops, mash, provide, creep feed, ensilage, bird food, birdseed.

 

Upfeed zıt anlamlı kelimeler, Upfeed kelime anlamı

Slow : Geri. Eli ağır. Acelesiz. Ağır. Ağırlaşmak. Uzun süren. Sıkıcı. Geri kalmış. Bati. Kesat.

Fast : Perhiz yapmak. Oruç tutmak. Sabit (renk). Süratli. Hızlı geriye sarma. Dayanmak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Hızlı. Geriye sarmanın hızlı olanı. Sıkı.

Stay in place : Yerinde kalmak.

Upfeed antonyms : linger.