Sometime türkçesi Sometime nedir

Sometime ile ilgili cümleler

English: I hope you and Tom will come over for dinner sometime soon.
Turkish: Sen ve Tom'un yakında akşam yemeği için uğrayacağınızı umuyorum.

English: Ali told me that I should drop by sometime for a visit.
Turkish: Ali bana ziyaret için bir ara uğramam gerektiğini söyledi.

English: Come and visit us in Paris sometime soon.
Turkish: Yakın bir zamanda Paris'te bizi ziyaret etmeye gel.

English: I have to go to London sometime between now and August.
Turkish: Şimdi ve ağustos arasında bir gün Londra'ya gitmek zorundayım.

English: Ali may be back sometime tomorrow.
Turkish: Ali yarın bir ara dönebilir.

Sometime ingilizcede ne demek, Sometime nerede nasıl kullanılır?

Sometimes : Ara ara. Keyde. Kimi zaman. Bazen. Arada sırada. Arada. Kimi kez. Ara sıra. Bazı zamanlar.

Give someting a good rinse : Sudan geçirmek. İyice çalkalamak. Güzelce durulamak.

Something : Önemli bir şey. Bir şey. Birşey. Falan.

Something better : İstene bir şey. Arzulanan bir şey. Olumlu bir şey. Pozitif bir şey. İyi bir şey.

Something else : Bir şeyin en iyisi. Olağanüstü bir şey. Sıra dışı bir şey. Başka bir şey.

Something wrong : Bir sorun mu var.

 

Something is making a noise : Bir şey ses çıkartıyor.

Something in the air : Ortada bir şeyler dönüyor.

Account for something : Açıklamak. Hesabı sorulmak. Sorumlu olmak. Açıklamasını yapmak.

Something or other : Belirsizlik ifadesi olarak kullanılan bir kalıp. Öyle ya da böyle. Her neyse (önemsiz bir şeyle ilgili olarak kullanılır). O ya da öbürü. Bu ya da diğer.

İngilizce Sometime Türkçe anlamı, Sometime eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sometime ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

The previous : Önceden olan. Önce. Geçen seferki. Evvelsi. Daha önceki. Evvelki.

Now and then : Durup durup. Bazı bazı. Zaman zaman. Arada bir. İkide bir. Arada sırada. Ara sıra.

Anterior : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Anteriyör. Öndeki. Evvelki. Öne yakın olan. Ön taraftaki. Ön. önde bulunan, ön tarafta bulunan. Daha eski. Ön, önde bulunan, ön kısımla ilgili, anteriyor.

Cut and dried : Önceden planlanmış. İç karartıcı. Bayat. Yavan. Sıkıcı. Hazır. Sıradan.

Archaeo : Arkeolojiye ait veya ilgili. İlkel.

Someday : Gelecekte belirlenmemiş veya bilinmeyen bir zamanda. Gelecekte.

Initial : Birinin adı veya soyadının baş harfi. Başlangıçta bulunan, başlangıcı belirleyen. Baştaki. Baş harf. İlksel. Başlangıç. Baş. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Paraf.

For a moment : Bir an için. Bir an.

Auld : Kadim. Eski (isk.). Yaşlı (isk.).

Sometime synonyms : ci devant, from time to time, by and by, somewhen, onetime, early, ex, ever and anon, anciently, prior, already, during the previous, onwards, once, pre, at one time, whilom, crusted, once upon a time, between whiles, of old, antiquated, old, occasionally, antecedental, some time or other, now and again, some day, erstwhile, one time, corniest, antecedent, occas.

 

Sometime zıt anlamlı kelimeler, Sometime kelime anlamı

Future : Vadeli. İlerki. Fiilin gösterdiği oluş, kılış ve durumun geleceğe bağlı olduğunu belirten zaman. bk. gelecek zaman kipi. İleriki. Ati. Müstakbel. İstikbal. Filin anlattığı işin şimdiki zamandan sonraki bir zamana ait olduğunu gösteren kip. türkçede bir oluş ve kılışın gelecekte kesin olarak gerçekleşeceğini gösteren ek, -acak ekidir: dik-ecek, anlat-acak, sar-acak gibi. bu ek şahıs ekleri ile genişletilerek çekimli fiil olur. insanlara yalnız onlardan aldığımı vereceğim (t. buğra, yalnızlar, s. 102). yarın ben de onu bana gönderen makamın huzuruna çıkarak neşredilme imkanları aramakta olan dört kitabımdan söz açacağım… bakalım, beni nereye gönderecek (a. n. asya, ayın aynası, s. 71). meçhul yerlere doğru gideceğim, oradan kendimi en meçhule atacağım (peyami safa, bir tereddüdün romanı, s. 184). biraz sonra o, belki hepiniz bana nasihat vermeğe kalkacaksınız (a. h. tanpınar, huzur, s. 255). fakat, evvela cibalı’ya kadar yürüyeceğiz orada bir arkadaşa haber vereceğim (p. safa, mahşer, s. 292). vb. karşıtı geçmiş zaman’dır. bk. bildirme kipleri. Gelecekte olacak şey.

Present : Vermek. Mevcut. Bir filmi gösterici yardımıyla görüntülük üzerine yansıtarak izlenmesini sağlamak; gösterimi gerçekleştirmek. Göstermek. Şimdiki. Tanıştırmak. Halihazır. Adamla getirtme. Bugünkü. Temsil etmek.

Sometime ingilizce tanımı, definition of Sometime

Sometime kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Former. Whilom. Late. Once. At a past time indefinitely referred to. Having been formerly. Formerly.