The previous türkçesi The previous nedir

The previous ile ilgili cümleler

English: He said that he had met her on the previous day.
Turkish: Önceki gün onunla görüştüğünü söyledi.

English: He said he had come to Japan the previous week.
Turkish: Geçen hafta Japonya'ya geldiğini söyledi.

English: Ali connected the TV to the antenna that the previous owner of his house had mounted on the roof.
Turkish: Ali TV'yi evin önceki sahibinin çatıya monte ettiği antene bağladı.

English: Has your neck thickened during the previous year?
Turkish: Boynun bir önceki yılda kalınlaştı mı?

English: Burak wanted to find out where Linda had been the previous night.
Turkish: Burak Lind'nın önceki gece nerede olduğunu öğrenmek istiyordu.

The previous ingilizcede ne demek, The previous nerede nasıl kullanılır?

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık.

Previous : Geçmiş. Daha önceki. Geçen seferki. Evvelki. Eski. Önce. Önceden olan. Sabık. Zamanından önce olan.

During the previous : Önceki.

 

Return to the previous slide : Önceki slayda dön.

The 1967 borders : Yeşil hat. 1967 sınırları. Bağımsızlık savaşı sonrasında ateşkes anlaşmalarında oluşturulan sınırlar (israil tarihi).

The a team : A takımı. Televizyonda macera dizisi ismi.

The 2004 tsunami : 2004 tsumanisi. 26 aralık 2004'teki büyük tsunami. 000 insanın ölümüne yol açan 26 aralık 2004'te meydana gelen yıkıcı tsunami. Bir depremin tetiklediği ve iki kıtada 8 ülkede (tayland, hindistan, endonezya, malezya, maldivler, seylan, somali ve sri lanka) yaklaşık 225.

İngilizce The previous Türkçe anlamı, The previous eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak The previous ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ago : Evvel.

Whilom : Geçmişte. Eskiden. Önceleri. Evvelce.

Archaeo : İlkel. Arkeolojiye ait veya ilgili.

Former : Geçmiş. Gövde uçak. İlk. Kalıpçı. Geçen.

Earlier : Daha öncesinde. Daha evvel. Daha erken. Evvel. Erken. Peşin.

Antes : Para vermek. Giriş. Ödemek. Para koymak. Para sürmek. Pokerde başlangıçta ortaya konan para. Ön. Bop. Bop (poker).

Bygone : Mazi. Geçmişte kalan. Eskide kalmış. Geçmiş. Geçmiş şey. Evveliyat.

Predecessors : Önce gelen. Önceki kuşaklar. Ata. Aileden gelen. Selef. Öncel. Cet. Babadan gelme.

Initial : Paraf. Başlangıç. Parafe etmek. Başlangıçta bulunan, başlangıcı belirleyen. Baş harf. İlksel. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Baştaki. İlk harf.

Predecessor : Aileden gelen. Babadan gelme. Önceki kuşaklar. Önceki kimse. Önce gelen. Selef. Cet. Öncelikli.

The previous synonyms : before, cut and dried, primitive, agoing, antecedent, antecedental, thereinbefore, erstwhile, antiquated, anterior, early, during the previous, ante, afore, ci devant, the former, ancient, cornier, pre, onetime, anted, the foregoing, anteing, chronics, antings, archaic, old, prior, sometime, quondam, at the outset, back, anting.