Future türkçesi Future nedir
- Gramer alanında kullanılır.
- İleri.
- Fiilin gösterdiği oluş, kılış ve durumun geleceğe bağlı olduğunu belirten zaman. bk. gelecek zaman kipi.
- Gelecek.
- Müstakbel.
- Filin anlattığı işin şimdiki zamandan sonraki bir zamana ait olduğunu gösteren kip. türkçede bir oluş ve kılışın gelecekte kesin olarak gerçekleşeceğini gösteren ek, -acak ekidir: dik-ecek, anlat-acak, sar-acak gibi. bu ek şahıs ekleri ile genişletilerek çekimli fiil olur. insanlara yalnız onlardan aldığımı vereceğim (t. buğra, yalnızlar, s. 102). yarın ben de onu bana gönderen makamın huzuruna çıkarak neşredilme imkanları aramakta olan dört kitabımdan söz açacağım bakalım, beni nereye gönderecek (a. n. asya, ayın aynası, s. 71). meçhul yerlere doğru gideceğim, oradan kendimi en meçhule atacağım (peyami safa, bir tereddüdün romanı, s. 184). biraz sonra o, belki hepiniz bana nasihat vermeğe kalkacaksınız (a. h. tanpınar, huzur, s. 255). fakat, evvela cibalıya kadar yürüyeceğiz orada bir arkadaşa haber vereceğim (p. safa, mahşer, s. 292). vb. karşıtı geçmiş zamandır. bk. bildirme kipleri.
- İstikbal.
- Ati.
- İlerideki.
- Vadeli.
- Gelecekte olacak şey.
- Yarın.
- Gelecek zaman.
- İlerki.
- Gelecek zaman kipi.
- İleriki.
Future ile ilgili cümleler
English: Ali asked Mary what her plans for the future were.
Turkish: Ali Mary'ye gelecek için planlarının ne olduğunu sordu.
English: A brilliant future lay before him.
Turkish: Parlak bir gelecek onun önünde uzanıyor.
English: A great future lies before her.
Turkish: Onun önünde büyük bir gelecek uzanıyor.
English: Ali and Mary discussed their future plans together.
Turkish: Ali ve Mary birlikte geleceğe dair planları hakkında tartıştı.
English: Ali and Mary discussed their future plans.
Turkish: Ali ve Mary gelecek planlarını tartıştılar.
Future ingilizcede ne demek, Future nerede nasıl kullanılır?
Future continuous tense : Sürekli gelecek zaman. Gelecek zamanda süreklilik.
Future contracts : Vadeli sözleşme. Gelecek sözleşmeleri. Örgütlü piyasalarda belli bir değerin önceden belirlenmiş bir tarih ve fiyattan teslim edilmesini öngören ve prim adı altında bir güvence sağlayan ölçünleştirilmiş sözleşme.
Future delivery : Vadeli işlem. Vadeli teslim. Gelecekte teslim.
Future life : Ahiret. Öldükten sonraki yaşam.
Future market transactions : Gelecek piyasa işlemleri. Gelecek sözleşmelere dayalı olarak yapılan alım satım işlemleri.
Future tense : Gelecek zaman. Gelecekte gerçekleşecek olan eylemi ifade eden fiil şekli (gramer).
For future reference : İleride başvurmak üzere.
Future perfect continuous tense : Gelecekte bitmiş zamanın sürekli şekli.
Future plans : Gelecek planları.
Future values : Gelecekteki değer. Gelecekteki değeri. Bileşik faiz eklendikten sonra para miktarı ne kadar değerli olacak. Gelecek değer.
İngilizce Future Türkçe anlamı, Future eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Future ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Intendeds : Yönelik. Birinin evleneceği kimse. Kastedilen. Tasarlanmış. Planlanan. Kasıtlı. Planlanmış. İstenilen. Kasti.
Adjektive : Sıfat. Somut ve soyut ad ve kavramları niteleme, belirtme, yer gösterme, sayı gösterme, sorma gibi çeşitli yönlerden vasıflandıran, sınırlayan kelime türü: doğru imla, ağır yük, uzun yol, ince iş, güzel fikir, hünerli kişi, doru at, kızıl elma, bin bir dert, tek yol, o zaman, bu durum; hangi iş vb. sıcacık, ışıltılı günü bekliyordu (y. kemal, ortadirek, s. 190). tekmil otların taze, yeşil, gıcır gıcır kokusuyla kokuyordu (y. kemal, göst, e., s. 191). taşbaşoğlunun keskin, umutlu gözleri teker teker üstündeydi (y. kemal göst.e, s. 301). tenha, sessiz yollarda yürür, yürürüm (p. safa, biz insanlar, s. 181). mavi duman, bir bilek damarı gibi kabartılı ve sıcak dudaklarından çıktı (s. faik, bütün eserleri 1, s. 69). biz de mükemmel bir yalancı olduk arkadaş! (k. tahir, esir şehrin insanları, s. 298). bazen bir kaç hafta fazla, bir kaç gün fazla yaşamak işleri nasıl da alt üst ediyor (k. tahir, göst. e., s. 322). hacer! ha bak, gelirken benim o uzun yeşil ipek başörtümü de getir (m.n. sepetçioğlu, çardaklı bacı, s. 96) vb.
Next : En yakın. En bitişik. Bir sonraki. Önümüzdeki. Ardından. Müteakip. Bundan sonra. Sonraki.
Emerging : Görünme. Ortaya çıkan. Meydana çıkan. Olgunlaşan. Varlık gösteren. Yeni geliştirilen. Boy gösteren. Beliren. Çıkan. Gelişen.
Onwards : Beri. Sonra. İleriye doğru. İlerde. İleriye. İtibaren. Bu yana. İleride.
Onward : İleride. İleriye. İleriye doğru. İlerleyen. İndiana eyaletinde yerleşim yeri. İlerlemiş. İleriye doğru giden. Bu yana. Beri.
Forth : Açığa. Dışarı. Diğer. Sair. Başka. Dışarıya doğru. Sonra.
Intended : Kastedilen. İstenilen. Kasti. Birinin evleneceği kimse. Planlanan. Nişanlı. Kasıtlı. Yönelik. Planlanmış.
Forthcoming : Yakında çıkacak. Hazır. Konuşkan. Sağlanmış. Candan. Yaklaşan. Gelecekteki çıkacak. Yardımsever. Cana yakın.
In store : Elde mevcut. Stokta. Yedek olarak. Mevcut. İhtiyaten. Hazır. Hazır bulundurulan. Mağazada.
Future synonyms : time to come, future day, prox, time, active voice, ablaut, highering, the world of tomorrow, accentuation, unborn, futurity, advanced, coming, higher, morrow, incoming, adjectival construction, futurities, mananas, offing, accusative, proximo, manana, early, along with, by and by, sophisticate, forrader, timing, hereafter, off you go, deferred, fortune.
Future zıt anlamlı kelimeler, Future kelime anlamı
Past : Geçe. Dün. Bitmiş. Geçen. Olmuş. Eski. Yanından geçerek. Mazi. Ötesinde. Bir kimsenin geçmişi.
Outgoing : Ayrılan. Gidiş. Sempatik. Dışarı giden. Açık yürekli. Kalkan. Çıkan. Üstün gelme. Akıp giden.
Present : Vermek. Takdim etmek. Şu anki. Temsil etmek. Sahnede göstermek. Göstermek. Adamla getirtme. Fiilin gösterdiği oluş ve kılışın içinde bulunulan zamanda yapıldığını ve süregelmekte olduğunu gösteren zaman. bk. şimdiki zaman kipi. Şimdiki zaman. Hediye.
Future antonyms : retrospective.
Future ingilizce tanımı, definition of Future
Future kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : That will exist at any time after the present. That is to be or come hereafter. Time to come. Time subsequent to the present (as, the future shall be as the present). Collectively, events that are to happen in time to come. As, the next moment is future, to the present.

Bu kısımda Future kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Future ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Future anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Future ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.