At a time türkçesi At a time nedir

At a time ile ilgili cümleler

English: I wonder why Tom came at a time like this.
Turkish: Tom'un böyle bir zamanda neden geldiğini merak ediyorum.

English: Add more cold water a teaspoon at a time if the mixture is too dry.
Turkish: Karışım çok kuru olduğu zaman, bir çay kaşığı soğuk su daha ekle.

English: Ali can't do just one thing at a time.
Turkish: Ali bir defada sadece bir şey yapamaz.

English: What a stupid thing to say at a time like this!
Turkish: Böyle bir zamanda söylenecek ne aptalca bir şey!

English: A magnet can pick up and hold many nails at a time.
Turkish: Bir mıknatıs bir seferde çok sayıda çiviyi toplayabilir ve tutabilir.

At a time ingilizcede ne demek, At a time nerede nasıl kullanılır?

At : De. Bir zamanı belirtmek için kullanılır. Nezdinde. Ye. E. Üzere. Bir iş veya hareketten bahsederken kullanılır. Bir hareketin hedefini gösterir. A. Üzerinde.

A : Pek iyi. Amperin simgesi. Miktar belirtir. Herhangi bir. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. La (müzik terimi). Belirli bir tür veya nitelikteki. (herhangi) bir. En yüksek not. Bir.

Time : Önel. Yerbilim zamanı. Kurmak. Kez. Saat tutmak. Süre. Zamanlamak. Müddet. Temposunu belirlemek. Defa.

 

Character at a time printer : Karakter yazıcı.

One at a time : Teker teker. Tek tek. Her seferinde bir tane. Birer birer.

One step at a time : Azar azar. Kademe kademe. Yavaş yavaş. Derece derece. Adım adım.

At a bound : Bir hamlede.

One thing at a time : Her şeyin zamanı vardır. Her şeyi birden yapmaya çalışma.

Page at a time printer : Bir kerede tek sayfa basan yazıcı.

At a blow : Birden. Aniden.

İngilizce At a time Türkçe anlamı, At a time eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak At a time ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Langsynes : Eski güzel günler. Özlemle anılan eski günler. Çok eskiden. Eski günler.

On one occasion : Vaktiyle. Bir keresinde. Bir seferinde. Eskiden. Yeniden. Bir kez daha.

At once : Aniden. Aynı zamanda. Hemen. Bir defada. Anide. İlk elde. Birdenbire. Hep birden. Hemencecik. Akabinde.

In a while : Bir anda. Yakında. Yakın gelecekte. Kısa bir süre içinde.

Slap bang : Hızla. Tam. Pat diye. Aniden. Tam olarak.

Lang syne : Geçmiş. Eski günler. Eskiden. Eski zaman. Geçmişte. Geçmiş zaman. Çok eskiden.

At one fell swoop : Aynı anda. Müthiş ani bir darbe ile. Bir hamlede. Bir çırpıda.

At a blow : Aniden.

Erstwhile : Bir zamanlarki. Eskiden. Sabık. Vaktiyle. Eski. Önceden.

Abruptly : Gafleten. Aniden. Terslikle. Palas pandıras. Sert ve kısa olarak. Birdenbire. Ansızın. Fücceten. Durup dururken.

At a time synonyms : in days of yore, at one heat, instantaneously, instantly, onces, instantaneous, langsyne, all at once, before you can say knife, once upon a time, at a stroke, at a stretch, good old days, in one go, once, at one time, all of a sudden, at the same time.