Erstwhile türkçesi Erstwhile nedir

İngilizce Erstwhile Türkçe anlamı, Erstwhile eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Erstwhile ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

In old times : Eski zamanlarda.

One time : Bir kez. Tek sefer. Bir defa. Bir sefer.

Sometime : Bazen. Bir zaman. Bir ara. İlerde. Evvelce. Bir gün. Günün birinde.

Archaistic : Antik. Arkaik veya modası geçmiş.

Before now : Bundan önce.

Before time : Öncesinde. Erken. Geçmişte. İlk. Önce. İlk vaktiyle.

Quondam : Önceki.

Erenow : Önce. Şimdiye kadar. Bundan önce.

Formerly : Evvelden. Evvelce. Evvel zaman.

A little previous : Kısa süre önce.

Erstwhile synonyms : anteriorly, beforetime, erst, ere now, of old, ci devant, old, past, anterior, good old days, earlier, former, ahead, corny, ancient, archaic, before, aforetime, onetime, langsynes, archaeo, auld, at a time, beforehand, cut and dried, onces, antecedental, cornier, in days of yore, ahead of time, chronics, in olden days, antecedent.

Erstwhile zıt anlamlı kelimeler, Erstwhile kelime anlamı

Future : İleriki. Vadeli. Gelecek zaman. Fiilin gösterdiği oluş, kılış ve durumun geleceğe bağlı olduğunu belirten zaman. bk. gelecek zaman kipi. Filin anlattığı işin şimdiki zamandan sonraki bir zamana ait olduğunu gösteren kip. türkçede bir oluş ve kılışın gelecekte kesin olarak gerçekleşeceğini gösteren ek, -acak ekidir: dik-ecek, anlat-acak, sar-acak gibi. bu ek şahıs ekleri ile genişletilerek çekimli fiil olur. insanlara yalnız onlardan aldığımı vereceğim (t. buğra, yalnızlar, s. 102). yarın ben de onu bana gönderen makamın huzuruna çıkarak neşredilme imkanları aramakta olan dört kitabımdan söz açacağım… bakalım, beni nereye gönderecek (a. n. asya, ayın aynası, s. 71). meçhul yerlere doğru gideceğim, oradan kendimi en meçhule atacağım (peyami safa, bir tereddüdün romanı, s. 184). biraz sonra o, belki hepiniz bana nasihat vermeğe kalkacaksınız (a. h. tanpınar, huzur, s. 255). fakat, evvela cibalı’ya kadar yürüyeceğiz orada bir arkadaşa haber vereceğim (p. safa, mahşer, s. 292). vb. karşıtı geçmiş zaman’dır. bk. bildirme kipleri. Gelecekte olacak şey. Yarın. İlerideki. Ati.

 

Present : Halihazır. Vermek. Takdim etmek. Temsil etmek. Adamla getirtme. Hediye. Tanıştırmak. Bir filmi gösterici yardımıyla görüntülük üzerine yansıtarak izlenmesini sağlamak; gösterimi gerçekleştirmek. Mevcut. Tanıtmak.

Erstwhile ingilizce tanımı, definition of Erstwhile

Erstwhile kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Till then or now. Formerly. Heretofore.