Tutturmak nedir, Tutturmak ne demek
- Tutmasını sağlamak.
- Takip etmek.
- Hedefe vardırmak, değdirmek, isabet ettirmek.
- Çivi, toplu iğne, çengelli iğne vb. ile iliştirmek, bağlamak.
- Aklına koyup direnmek, ısrar etmek

- Bir işe başlayıp sürdürmek, bir şeyi yapmakta olmak.
"Tutturmak" ile ilgili cümle
- "Taşı fırlattı ama tutturamadı." - Halikarnas Balıkçısı
- "Sakal diye tutturmuş, başka laf dinlemiyor." - M. Ş. Esendal
- "Urumeli Hisarı'na oturmuşum / Oturmuş da bir türkü tutturmuşum" - O. V. Kanık
- "Geldiği yolu tutturup gene tek başına mahalle kahvesinin kapısı önüne kadar geldi." - M. Ş. Esendal
Yerel Türkçe anlamı:
Sezdirmek.
Yazmacılıkta boyayı beze çıkmayacak biçimde emdirmek.
Ayak diremek, üstünde durmak, direnmek.
Tutturmak kısaca anlamı, tanımı:
Tutturma : Tutturmak işi.
Bir yol tutturmak : Bir davranış, bir tutum biçimi belirlemek.
Gazel tutturmak : Yüksek sesle şarkı veya türkü söylemek.
Mum tutturmak : Aşırı disiplin altına almak.
Puan tutturmak : Sınavlarda istenen yere girebilmek için gerekli puanı elde etmek. gereken sayıda puan kazanmak.
Şarkı tutturmak : Bir şarkının sözlerini veya sadece bestesini seslendirmek.
Türkü tutturmak : Türkü söylemek.
Tutma : Yanaşma. Bazı takım oyunlarında ayakla veya vücutla karşı takım oyuncusunun hareketine engel olma, markaj. Tutmak işi. Destekleme.
Sağlamak : Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek. Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak. Elde etmek, sahip olmak. Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek.
Sürdürmek : Bir durumun, bir şeyin sürmesini, olmasını sağlamak. Devam ettirmek. Sürme işini yaptırmak.
Yapmak : Onarmak, tamir etmek. Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Üretmek. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Bir durum yaratmak. Evlendirmek. Dışkı çıkarmak. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Olmak. Davranmak, hareket etmek. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. Olmasına yol açmak. Düzenli bir duruma getirmek. Yol almak. Salgılamak, çıkarmak. Edinmek, sahip olmak. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Gerçekleştirmek.
Direnmek : Herhangi bir düşüncede, bir istekte veya bir durumda ayak diremek, inat etmek, ısrar etmek, taannüt etmek.
Israr : Direnme, ayak direme, üsteleme, üstünde durma.
Çivi : Kalkan balığının üzerindeki düğmeye benzer kemiksi oluşum. İki şeyi birbirine tutturmak, bir nesneyi bir yere sabitlemek için çakılan, ucu sivri, başlı, metal veya ağaçtan yapılmış ufak çubuk, mıh.
Etmek : Bir işi yapmak. Küçük veya büyük abdestini yapmak. Eşit değer kazanmak. Herhangi bir değerde olmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Demek, söylemek. Kötülükte bulunmak. Bulmak, erişmek.
Vardırmak : Varmasına yol açmak, götürmek.
Değdirmek : Değmesini sağlamak, değmesine yol açmak.
İsabet : Yanılmama. Öneri, düşünce veya söz yerinde olma. "Çok güzel, iyi oldu" anlamlarında kullanılan bir seslenme sözü. Hedefe varma, hedefi vurma. Güzel rastlantı. Piyango vb. şans oyunlarında, kazanma, çıkma, vurma.
Ettirmek : Etme işini yaptırmak.
Takip etmek : Kovuşturmak. yetişmek, yakalamak veya bulmak amacıyla birinin arkasından gitmek, izlemek. hemen arkasından gelmek. belli bir yöne gitmek. bir şeyi izlemek. uymak. izinden gitmek, uymak. dikkatle dinlemek, anlamak. geri çekilmekte olan düşmanı yok etmek için arkasından gitmek.
Takip : Yetişmek, yakalamak veya bulmak amacıyla birinin arkasından gitme, izleme. Ardınca gitme veya gelme. Kovuşturma. Geri çekilmekte olan düşmanı yok etmek için yapılmış olan hareket. İzinden gitme, uyma, izleme.
Diğer dillerde Tutturmak anlamı nedir?
İngilizce'de Tutturmak ne demek? : v. insist, attach, fasten, pin, seam together, clasp, bind, bond, braid, clip, hasp, infix, latch, rub in, stereotype, stick, stick together, tack, tack together
Fransızca'da Tutturmak : attacher, enchevétrer, faire tenir; se mettre en tête; entonner
Almanca'da Tutturmak : v. festklemmen, festmachen, fixieren, kleben
Rusça'da Tutturmak : v. удерживать, приниматься, твердить, скалывать, удержать, приняться, затвердить, сколоть

Bu kısımda Tutturmak nedir? Tutturmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Tutturmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Tutturmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.