Vardırmak nedir, Vardırmak ne demek
"Vardırmak" ile ilgili cümle
- "Hasan'la ilgilerini evlenme kertesine vardırmak için canla başla çalışan Mesture Hanım..." - H. E. Adıvar
Yerel Türkçe anlamı:
Götürmek getirmek.
Vardırmak anlamı, kısaca tanımı:
İfrata vardırmak : Bir şeyin ölçüsünü kaçırmak.
Varma : Varmak işi.
Açmak : Yapmak, düzenlemek. Yarmak. Görünür duruma getirmek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Engeli kaldırmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Yakışmak, güzel göstermek. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Ayırmak, tahsis etmek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Alanını genişletmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Alışverişi başlatmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Geçit sağlamak. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak.
Götürmek : Öldürmek. Dayanmak, katlanmak, tahammül etmek. Bir kimseyi bir yere kadar yanında yürütmek. Tümüyle sahip olmak. Yerinden ayırıp uzağa atmak veya yok etmek. Herhangi bir yiyeceği tek başına ve hızlı bir biçimde yemek. Taşımak, ulaştırmak veya koymak. Bir sonuca vardırmak. Haksız kazanç sağlamak, mal veya para sahibi olmak. Birinin yanında yürüyüp ona bir yere kadar arkadaşlık etmek. Kaybolmasına, yok olmasına yol açmak.
Yol : Bir amaca ulaşmak için başvurulması gereken çare, yöntem. Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer. Genellikle yerleşim alanlarını birbirine bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi. Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi. Uyulan ilke, sistem, usul, tarz, tarik. Hile, tuzak. Kumaşta bulunan çizgi. Gidiş çabukluğu, hız. Düğünde, oğlanevinin kızevine verdiği para, mal veya armağan. İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer. Kez, defa. Yolculuk. Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik. Gaye, uğur, maksat.
Diğer dillerde Vardırmak anlamı nedir?
İngilizce'de Vardırmak ne demek? : (-i durum ekiyle kullanılan fiil, -e durum ekiyle kullanılan fiil)
Rusça'da Vardırmak : v. доводить, довести


Bu kısımda Vardırmak nedir? Vardırmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Vardırmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Vardırmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.