Stick around türkçesi Stick around nedir
- Etrafında dolaşmak.
- Bir yerde çakılı kalmak.
- Beklemek.
- Takılmak.
- Yakınında bekle.
- Bizi izlemeye devam edin.
- Bir yerden ayrılmamak.
- Bir yere kaybolma.
- Bir yere ayrılmayın.
- Ayrılmamak.
- Kalmak.
Stick around ile ilgili cümleler
English: Ali wanted to stick around to see what would happen. Unfortunately, he had to leave.
Turkish: Ali ne olacağını görmek için takılmak istiyordu. Ne yazık ki, gitmek zorunda kaldı.
English: Are you sure you don't want to stick around a little bit longer?
Turkish: Biraz daha oyalanmak istemediğinden emin misin?
English: I can stick around if you want me to.
Turkish: Eğer istiyorsan takılabilirim.
English: Ali plans to stick around to see what happens.
Turkish: Ali ne olacağını görmek için etrafta dolanmayı planlıyor.
English: Could you stick around after the party and help me clean up?
Turkish: Partiden sonra takılır mısın ve temizlik yapmama yardım eder misin?
Stick around ingilizcede ne demek, Stick around nerede nasıl kullanılır?
Stick : Hokkabazın tabağı düşürmeden çevirmede kullandığı ince değnek. Sopa. Çam yarması. Çıta. Şaşırtmak. Koymak. Dal parçası. Hokkabaz değneği. Dayanışmak. Baston.
Around : Ötede beride. Sularında. Ortalıkta. Çevresinde. Öteye beriye. Yaklaşık. Arkaya. Etrafta. Her yanına. Meydanda.
Stick at : Sıkı çalışmaya devam etmek. Yapmayı reddetmek. -den çekinmek. Bir işi bırakmamak. Bir iş üzerinde sebatla çalışmaya devam etmek.
Stick at nothing : Korkusu olmamak. Her şeyi göze olmak. Hiçbir şeyden çekinmemek.
Stick by : Desteklemeye devam etmek. Sadık kalmak. Terketmemek. Desteklemek.
Stick fast : Kötü takılmış. Sıkışmış.
İngilizce Stick around Türkçe anlamı, Stick around eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Stick around ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bargain for : Hesaba katmak. Hazırlanmak. Ummak.
Cease : Kesmek. Bırakmak. Kesilmek. Sona ermek. Bitirmek. Vazgeçmek. Son vermek. Durdurmak. Durmak.
Chaffs : Tahılın dış kabuğu. Şaka etmek. Şakalaşma. Şakalaşmak. Tahıl kabuğu. Kepek. Şaka. Saman. Ufalamak.
Stand to : Yardıma hazır olmak. Göğüslemek. Saldırıya hazır olmak. Dönmemek. Devam etmek. Yanında olmak. Saldırı durumuna geçmek. Bırakmamak.
Ceases : Vazgeçmek. Bırakmak. Durmak. Bitirmek. Kesmek. Dinmek. Sona ermek. Durdurmak. Kesilmek.
Crack a joke : Güldürücü öykü anlatmak. Espri patlatmak. Espri yapmak. Şaka yapmak. Fıkra patlatmak.
Hugs : Kucaklaşmak. Sarmak. Koçmak. Kucaklamak. Benimsemek. Pek yaklaşmak. Sarılmak. Sımsıkı tutmak. Kıyıdan gitmek.
Stay put : Kımıldamamak. İstifini bozmamak. Kıpırdamadan durmak. Sabit durmak. Kımıldama. Yerinden kımıldamamak. Olduğun yerde kal.
Hang together : Birlikte takılmak. Birbirinden ayrılmamak. Birlikte olmak. Birbirini tutmak.
Banters : Dalga geçmek. Şakalaşmak. Alay. Şaka yapmak. Laklak etmek. Hafif konuşma. Takılma. Takılmak (argo terim). Sohbet.
Stick around synonyms : attend, travel around, devolve, bank on, abides, awaits, chaff, bed, stick together, catches, ceased, await, awaited, anticipates, chipped, descend from, be left over, caught, be fastened, hug, continues, abide, go around, be attached, continue, anticipate, catch, attach oneself to, abidden, be left, hold together, banter, abided.

Bu kısımda Stick around kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Stick around ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Stick around anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Stick around ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.