Hang together türkçesi Hang together nedir

  • Birbirini tutmak.
  • Birlikte olmak.
  • Ayrılmamak.
  • Birlikte takılmak.
  • Birbirinden ayrılmamak.

Hang together ingilizcede ne demek, Hang together nerede nasıl kullanılır?

Hang : Asılmak. Eğmek. İpe çekmek. Dayanmak. Takmak. Asmak. Sarkıtmak. Eğmek (başını). Sarkmak. Asılı olmak.

Together : Hiç durmadan. Özdenetimli. Üst üste. Toplu. Birlikte. Kesintisiz. Ortaklaşa. Sürekli. Aralıksız. Birarada.

Hang about : Amaçsızca ortalarda dolanmak. Başıboş gezmek. Oyalanmak. Beklemek. Üşenmek. Dolanmak. Sağda solda oyalanmak. Sürtmek. Aylak aylak dolaşmak. Başıboş gezerek oyalanmak.

Hang around : Aylak aylak dolaşmak. Beklemek. Üşenmek. Başıboş gezerek oyalanmak. Sürtmek. Sağda solda oyalanmak. Amaçsızca ortalarda dolanmak. Oyalanmak. Gezinmek. Sallanmak.

Hang back : Tereddüt etmek. Geç çıkmak. Askıya almak. Çekinmek. Gönülsüz olmak. Sakınmak. Ağır olmak. Duraksamak. Geciktirmek. Geri kalmak.

Hang behind : Geri kalmak. Geç çıkmak.

İngilizce Hang together Türkçe anlamı, Hang together eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hang together ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hobnobbing : Sıkı fıkı olmak. Beraber vakit geçirmek. Samimi olmak.

Stick around : Beklemek. Bir yerde çakılı kalmak. Bir yere kaybolma. Etrafında dolaşmak. Yakınında bekle. Bir yere ayrılmayın. Bizi izlemeye devam edin. Kalmak. Takılmak.

 

Hobnobbed : Beraber vakit geçirmek. Samimi olmak. Sıkı fıkı olmak.

Stick together : Birbirine yapıştırmak. Dayanışarak tek bir cephe oluşturmak. Birbirine destek olmak. Birbirine yapışmak. Yapıştırmak. Tutturmak. Birleştirmek.

Cohere : Birleşmek. Yapışmak. Eş fazlı olmak. Uyum içinde olmak. Tutmak. Tutarlı olmak. Bağlanmak. Uymak. Kaynaşmak.

Stand to : Saldırıya hazır olmak. Dönmemek. Yanında olmak. Bırakmamak. Devam etmek. Yardıma hazır olmak. Göğüslemek. Saldırı durumuna geçmek.

Coheres : Eş fazlı olmak. Tutmak. Yapışmak. Tutarlı olmak. Uyuşmak. Bağlanmak. Uymak. Uyum içinde olmak. Bağlantılı olmak.

Keep company with : İlişkide olmak. Çıkmak. Evlilik yaşamı sürmek. Uyum sağlamak. Birlikte hareket etmek. İle arkadaşlık etmek. Flört etmek. Birlikte yaşamak.

Stick to : Değiştirmeyi reddetmek. Vazgeçmemek. Bir konuya yoğunlaşmak. Terketmemek. Tutmak. Bağlı kalmak. Yapışmak. Sadık kalmak. -e yapışmak.

Hugged : Kucaklaşmak. Koçmak. Sarılmak. Benimsemek. Dört elle sarılmak. Sımsıkı tutmak. Kıyıdan gitmek. Sarmak. Kucaklamak.

Hang together synonyms : hobnobs, cohered, hugs, hug, go about, stuck, accompanied, accompany, accompanies, hold together, be in with, hobnob, tie in.