Hugs türkçesi Hugs nedir

Hugs ile ilgili cümleler

English: She hugs a tree.
Turkish: Bir ağaca sarılıyor.

English: Ali hugs Mary.
Turkish: Ali Mary'ye sarılıyor.

English: Here is a million hugs.
Turkish: Kucak dolusu sevgiler.

English: Tom always hugs his son when he returns from work.
Turkish: Tom, o işten döndüğünde her zaman oğluna sarılır.

Hugs ingilizcede ne demek, Hugs nerede nasıl kullanılır?

Kisses and hugs : Öpüyorum. Sevgilerimi gönder.

Chugs : Teklemek. Pat pat ederek gitmek. Tıkırtılı bir ses çıkarırken hareket etmek (güçsüz patlama sesi, çalışan bir motorun tıkırtısı). Kafaya dikmek. Pat pat etmek. Vuruntu sesi. Lıkır lıkır içmek. Nefes almadan içmek. Pat pat.

Thugs : Katil. Eşkıya. Haydut. Şaki. Gangster. Cani.

Hug the wind : Orsalamak. Rüzgara karşı gitmek.

Bear hug : Sert kucaklama. Sıkı sarılma. Ayı gibi kucaklama. Kaba kucaklama. Kaba ve sert kucaklama. Ayı gibi sarılma.

Hugged : Ayrılmamak. Kucaklaşmak. Kıyıdan gitmek. Sarmak. Sımsıkı tutmak. Pek yaklaşmak. Dört elle sarılmak. Koçmak. Sarılmak. Benimsemek.

Hugest : Olağanüstü. Koskoca. İrikıyım. Katana gibi. Çok büyük. Koskocaman. Dev. Dağ gibi. Kocaman. Dev gibi.

 

Give somebody a hug : Kucaklamak. Sarılmak.

Huggable : Sarmalanabilir. Kucaklamalık. Tam kucaklanacak. Sarılası. Kucaklanmaya davet eden. Sarılmaya değer. Kucaklanası. Sarılabilir. Kucaklanabilir. Tam sarılmalık.

Hugeness : Cesamet. Kocamanlık. Büyüklük. Olağanüstülük. Azamet. İrilik.

İngilizce Hugs Türkçe anlamı, Hugs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hugs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Caressed : Öpmek. Sevmek. Okşamak.

Clinch : Halletmek. Sıkı tutma. Yapışma. Sıkıştırmak. Sıkı tutmak. Yapışmak. Sarılma. Perçinlemek. Boks birbirine sarılmak.

Brood : Düşünceye dalmak. Kara kara düşünmek. Damızlık. İki eli şakaklarında düşünmek. Kuluçkaya yatmak. Kuş yavruları. Tek bir doğum ya da bir grup yumurtadan çıkan yavru; ergin tarafından bakılan genç hayvan. inkübasyon. Üzerinde dolaşmak (bela vb).

Keep hold of : Sıkı tutmak. Elinde tutmak. Bırakmamak. Yitirmemek. Sıkıca tutmak.

Get weaving : Canla başla çalışmak.

Brood over : Kuşatmak. Gütmek.

Wade in : Sert bir dille eleştirmek. Saldırmak. Canla başla çalışmak. (şevkle) bir şeye dalmak veya başlamak. Girişmek.

Appeal : Başvurmak. Cazip gelmek. Çekim. Yardım ya da merhamet için yapılan rica. Atılım. Üst mahkemeye başvurmak. Rica etmek. Karşıtlama. Yalvarmak.

Batch : Yaprak. Harman. Bir pişimde pişirilenler. Grup. Küme. Parça. Türküm. Bir defada alınan miktar. Yığın.

Clipped : Tutturmak. Mandallamak. İndirmek (argo terim). Kavramak. Kısaltmak. Kırpık. Kırpılmış. Vurmak. Kırpmak.

Hugs synonyms : colling, stick around, hang on to, bosoming, assimilating, canoodle, embraced, commandeer, cling, cannodle, clinches, stuck, buckle down to, bosoms, clings, hugged, bundle, belt, clip, be sold on, clips, canoodling, commandeered, be surrounded, stick to, bandaged, immense, begird, coll, be wrapped, interlock, bosom, assimilates.

 

Hugs zıt anlamlı kelimeler, Hugs kelime anlamı

Small : Zayıf. Küçücük. Az. Arka. Minik. Önemsiz. Ufacık. Mütevazı. Basit. Alçak.

Little : Önemsiz. Genç. Ufak şey. Ufak. Birazcık. Cici. Azıcık. Az miktar. Az miktarda. Az.

Unclasp : Bırakmak (el). Bırakmak (sıkılan eli). Açmak (toka). Açmak (tokayı).