Clinch türkçesi Clinch nedir

  • Sarılma.
  • Sağlama bağlamak.
  • Çözümlemek.
  • Yapışma.
  • Yapışmak.
  • Sıkı tutma.
  • Sıkıştırılmış cıvata.
  • Perçinlenmiş çivi.
  • Kucaklaşma.
  • Kökünden halletmek.
  • Kucaklaşmak.
  • Sarılmak.
  • Boks birbirine sarılmak.
  • Sıkıştırmak.
  • Yakın dövüş.
  • Sıkı tutmak.
  • Perçinlemek.
  • Halletmek.

Clinch ingilizcede ne demek, Clinch nerede nasıl kullanılır?

Clinch a bargain : İyi bir anlaşma yakalamak. İyi pazarlık etmek.

Clinch an argument : Karşısındakini susturmak. Konuya açıklık getirmek. Güçlü kanıtlar sunmak.

Clinch bolt : Sıkıştırma perçini.

Clinch nail : Perçin çivisi. Kenet çivisi.

Clinched : Perçinlemek. Sıkı tutmak. Sağlama bağlamak. Sıkıştırmak. Perçinleşmiş. Kökünden halletmek. Perçinlenmiş. Yapışmak.

Cling : Bağlanmak. Bağlı olmak (hatıra vb'ne). Tıngırdamak. Sarılmak. Tırmanmak. Sıkı sıkı tutmak. Bırakmamak. Sadık kalmak. Sımsıkı tutmak. Tutunmak.

Clinches : Sağlama bağlamak. Yakın dövüş. Yapışma. Kökünden halletmek. Sarılmak. Sıkı tutmak. Sıkıştırmak. Boks birbirine sarılmak. Çözümlemek. Sıkı tutma.

Clinchers : Düğüm noktası. Perçin makinesi. Son nokta. Kenetlenmek. Sorunu kökünden çözen tartışma.

Cling to : Sadık kalmak. Yapışmak. Tutunmak. Bağlanmak. Asılı kalmak. Tırmanmak. İnançlı kalmak. Sıkı sıkı sarılmak. Yanında kalmak.

 

Cling like a leech : Sülük gibi yapışmak.

İngilizce Clinch Türkçe anlamı, Clinch eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Clinch ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Firm up : Sabit kılmak. Sağlamlaştırmak. Katılaştırmak. Kesinleştirmek. Pekiştirmek. Daha sıkı olmak. Egzersiz yolu ile güçlendirmek veya şekillendirmek (ör. bir kas veya vücudun bir parçası). Yerleşmek. Aydınlatmak.

Confirms : Kuvvetlendirmek. Teyit etmek. Dinsel tören yapmak. Kiliseye kabul etmek. Onaylamak. Pekiştirmek. Tasdik etmek. Takviye etmek. Tasdiklemek.

Melees : Büyük dövüş (birkaç kişi arasındaki). Çıplak elle dövüş. Birkaç kişinin katıldığı kavga. Meydan kavgası. Kavga. Arbede. İtiş kakış.

Clipped : Vurmak. Koşmak. Klipslemek. Mandallamak. Kazıklamak. Hile yapmak. Kırpmak. Kırpılmış. Kesmek. Kırpık.

Construes : Tahlil etmek (cümleyi). Çeviri yapmak. Tümcenin öğelerini incelemek. Tefsir etmek. Anlamak. Mana çıkarmak. Açıklamak. Yorumlamak. Tercüme etmek.

Secures : Sigortalamak. Elde etmek. Teminat vermek. Güvenceye almak. İyice kapamak. Sıkıca kapatmak. Sağlamlaştırmak. Korumak. Sağlama almak.

Cleaved : Bölmek. İkiye ayrılmak. Bağlı olmak. Sadık kalmak. Açmak. Yarmak. Yarılmak. Çatlamak.

Beset : Etrafını çevirmek. Kuşatmak. Dört bir yandan saldırmak. Rahat bırakmamak. Sarmak. Sıkıntı vermek. Etrafını sarmak. Rahat vermemek.

Cleaves : -den ayrılmamak. Çatlamak. Delmek. İkiye ayrılmak. Bölünmek. Bağlı olmak. Bölmek. Yarılmak. Açmak.

Coherence : Bağdaşım. Eş fazlı olma. Uyarlılık. Ahenk. İltisak. Tutarlık. Vargılarla öncüller arasındaki sıkı tutarlılık ya da kanı ve tutumlar arasındaki uyarlı birlik. Eşevreii olma özelliği, bk. eşevreli. Mantıklılık. Birbirini tutma.

 

Clinch synonyms : cinch, clings, hugging, pin, bond, clams, embrace one another, cuddle, cling, clasps, rivet, secure, bombarded, melee, assay, clenched, accreted, be surrounded, clasp, infighting, besieges, extirpate, manoeuvre, analyzes, keep hold of, arranges, assayed, bear against, assure, bottle up, adheres, convolutions, enwinding.

Clinch zıt anlamlı kelimeler, Clinch kelime anlamı

Unfasten : Açmak. Açılmak. Koyuvermek. Çözmek. Gevşemek. Çözülmek. Gevşetmek.

Clinch antonyms : let go of.

Clinch ingilizce tanımı, definition of Clinch

Clinch kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A grip. As, to get a good clinch of an antagonist, or of a weapon. A clamp. A grasp. That which serves to hold fast. To hold fast by grasping or embracing tightly. To hold fast. To hold firmly. The act or process of holding fast. To seize or grasp one another. To grasp something firmly. To secure anything by a clinch. A holdfast.