Firm up türkçesi Firm up nedir

Firm up ingilizcede ne demek, Firm up nerede nasıl kullanılır?

Firm : Sağlamlaşmak. Pekişmek. Tecim kurumu adı. ortaklıkların tecimsel işlerde konularına göre kullandıkları tek ya da birleşik ad. Donmak (jöle pelte çikolata vb). Kararlı. Sabit. Dayanıklı. Sıkı. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Metin.

Firm and abiding : Sabit. Dayanıklı. Kalıcı. Kolay hareket etmeyen. Sürekli. Stabil. Kolayca hareket ettirilemeyen.

Firm as a rock : Boyun eğmez. Sabit. Katı. İnatçı. Sert. Sarsılmaz. Kaya gibi sağlam.

Firm base : Sağlam temeller. Katı temel.

Firm believer : Sıkı veya sağlam inanan. Güçlü inancı olan kimse. İkna olmuş kimse.

İngilizce Firm up Türkçe anlamı, Firm up eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Firm up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Become established : Kökleşmek. Yerleştirmek.

Assure : Güvenceye almak. Sigortalamak. Sigorta etmek. Temin etmek (rahatlatıcı veya ikna edici sözlerle). Güvence altına almak. Söz vermek. İknaya çalışmak. Temin etmek. İkna etmek.

 

Firm : Sert. Tecim kurumu adı. ortaklıkların tecimsel işlerde konularına göre kullandıkları tek ya da birleşik ad. Sağlamlaşmak. Şirket. Kararlı. Katı. Kesin. Değişmez. Üretimi gerçekleştiren iktisadi karar birimi. Metin.

Concretes : Katılaşmak. Sertleşmek. Somutlaştırmak. Somut varlık. Betonla kaplamak. Beton. Betonlamak. Donmak. Somut.

Corroborate : Kanıtlarla desteklemek. Güç vermek. Onaylamak. Yardım etmek. Pekiştirmek (bir düşünce vb'ni). Desteklemek. Kuvvetlendirmek. Doğrulamak. Güçlendirmek.

Steady : Sebatkar. Şaşmaz. Yatıştırmak. Devamlı. Mazbut. Kıpırdamamak. Bir oyun çalışması olurken yapılan ihtar. Muntazaman. Ciddi. Daimi.

Confirms : Kuvvetlendirmek. Teyit etmek. Onaylamak. Doğrulamak. Kiliseye kabul etmek. Dinsel tören yapmak. Tasdik etmek. Desteklemek.

Secure : Teminat vermek. Sıkı sıkı kapalı. Kuşkusuz. Ele geçirmek. Elde etmek. Garantili. İyice kapamak. Güvenceye almak. Sağlamak.

Clenches : Yummak (yumruk). Sıkmak. Sıkmak (yumruğunu veya dişlerini). Kavramak. Sıkıca yakalamak. Yapışmak. Kenetlemek. (diş veya yumruk) sıkmak. Sıkıştırmak.

Make certain of : Doğruluğundan emin olmak. Emin olmak. Elde etmeyi kesinleştirmek. (bir şeyi) güvence altına almak. Garantiye almak.

Firm up synonyms : fixating, clear up, battening, hardens, clinched, cast light, assures, ensure, deadened, consolidates, entrench, deadens, bring to light, cements, compact, enharden, indurates, charge, dig in, secures, anneal, civilizes, compacts, consolidate, civilizing, clamp down on, brightened, establish, ensconces, domicile, fixate, seal, anneals.