Yerleşmek nedir, Yerleşmek ne demek
- Yerine iyice oturmak, yerinde sabit olmak.
- Yer bulup oturmak.
- Çalışmak üzere bir iş yerine başlamak

- Sınav sonucuna göre herhangi bir eğitim kurumunda okumaya hak kazanmak, okumaya başlamak.
- Yaygın duruma gelmek, tutunmak.
- Eşyayı yerli yerine koymak.
- Rahat bir biçimde oturmak.
- Bir yerde oturmaya, yaşamaya başlamak.
- Alışılmak, kullanılır olmak.
"Yerleşmek" ile ilgili cümle örnekleri
- "Birtakım yeni kelimeler zamanla yerleşiyor."
- "Demokrasinin ne suretle yerleşip kalabileceği hakkında garip fikirleri vardır." - H. E. Adıvar
- "Rıza böylece ahırın üst katındaki dairesine yerleşti." - H. Taner
- "Bu taş buraya adamakıllı yerleşmiş."
- "Taşındık, ama daha yerleşemedik."
- "Arabaya, birbirine sıkışarak yerleştiler." - S. F. Abasıyanık
- "Oğlu bankaya yerleşmiş."
- "Koltuğa iyice yerleşti."
Orta Öğretim alanındaki anlamı:
yurtlanmak (coğrafya)
Osmanlıca Yerleşmek ne demek? Yerleşmek Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
temekkün etmek
Yerleşmek anlamı, kısaca tanımı:
Yerleşme : Yerleşmek işi. Yerleşim alanı veya merkezi.
Oturmak : Uygun gelmek, ölçüleri tam olmak. Yer almak, geçmek. Bir yerde sürekli olarak kalmak, ikamet etmek. Vücudun belden yukarısı dik duracak biçimde ağırlığı kaba etlere vererek bir yere yerleşmek. Benimsenmek, yerleşmek, kökleşmek. Belli bir yörüngede dönmeye başlamak. Toprak veya yapı çökmek, aşağı inmek. Herhangi bir durumda belli bir süre kalmak. Sıvı tortuları dibe çökmek, dipte toplanmak. Biriyle beraber yaşamak. Hiçbir iş yapmadan boş vakit geçirmek, boş durmak. Bir işi yapmakta olmak, bir işe başlamak üzere olmak. Bu biçimde yerleştiği yerde kalmak.
Sabit : Değişmeyen, hep aynı kalan, önceden ayarlanmış. Gerçekliği tespit edilmiş, kanıtlanmış olan. Yerinden oynamayan, yerini değiştirmeyen, durağan.
Çalışmak : Bir şeyi öğrenmek veya yapmak için emek vermek. İşi veya görevi olmak, bulunmak. Makine veya aletler işe yarar durumda olmak veya işlemekte bulunmak. Herhangi bir iş üzerinde olmak. Bir şeyi yapmak için gereken çarelere başvurmak, o şeyi gerçekleştirmek için kendini zorlamak, çaba harcamak. Bir şeyi oluşturmak veya ortaya çıkarmak için emek harcamak.
Başlamak : Çalışır, işler, yürür duruma girmek. Olmak, oluşmak, ortaya çıkmak, doğmak. Bir işe girişmek, harekete geçmek. Etkisini göstermek. Görünmek.
Oturma : Oturmak işi. Kısa süre için konukluğa gitme.
Yaşam : Doğumla ölüm arasında yaşanan süre, ömür, hayat.
Eşya : Türlü amaçlarla kullanılan, insan yapısı, taşınabilir cansız nesneler.
Yer : Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. İz. Durum, konum, vaziyet. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Ülke. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal. Yerküre. Durum, konum. Gezinilen, ayakla basılan taban. Önem. Görev, makam.
Bir : Sayıların ilki. Sadece. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Aynı, benzer. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Tek. Bu sayı kadar olan. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Ancak, yalnız. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber.
Yerli : Amerika, Avustralya ve Afrika'nın uygarlıktan uzak, ilkel biçimde yaşayan kimi halklarına verilen ad. Belli bir bölgede yetişen, otokton. Yurt içinde yapılmış olan veya bir yurdun kendine özgü niteliklerini taşıyan. Oturduğu bölgede doğup büyüyen, ataları da orada yaşamış olan. Bir yerin ilk sakini olan, otokton. Taşınamayan, başka yere götürülemeyen.
Yerine : Alegori. Başkasının adına. Bir şeyin veya bir kimsenin yerini almak üzere.
Koymak : Uyulması gereken kuralları belirlemek, ortaya çıkarmak. Bırakmak, terk etmek. Katmak, eklemek. Etkilemek, dokunmak. İmza, tarih, adres yazmak. Bir şeyi bir yere bırakmak, belli bir yere yerleştirmek. Bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, ayırmak. Bir kimseyi işe yerleştirmek, birine iş sağlamak. Bırakmak.
Rahat : Üzüntü, sıkıntı ve tedirginliği olmayan. Sıkıntı veya yorgunluk, tedirginlik vermeyen. Kolay bir biçimde, kolaylıkla. İnsanda üzüntü, sıkıntı, tedirginlik olmama durumu, huzur. Aldırmaz, gamsız. "Hazır ol" durumunda bulunanlara, oldukları yerde serbest bir durum almaları için verilen komut.
Yaygın : Herhangi bir bölgede çok görülen, bulunan. Çoğu kimselerce duyulmuş, öğrenilmiş, kullanılmış veya benimsenmiş olan. Sınırı genişlemiş.
Gelmek : Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. Uymak. Görünmek, sanılmak. Başlamak, ortaya çıkmak. Ortaya çıkmak, doğmak. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. Kadar olmak. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Herhangi bir sırada bulunmak. Akmak. Belli bir süre dolmak. Dayanmak, tahammül etmek. Belli bir zamana ulaşmak. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. Uygun düşmek. Kendine yapılmış olan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. Oturmaya, ziyarete gitmek. Ulaşmak, varmak. Biriyle birlikte gitmek. İsabet etmek. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. Sonuç çıkmak. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. Çıkmak, yönelmek. Düşmek, rast gelmek. Getirmek. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. Kazanılmak, sağlanılmak. Katılmak, eklenmek. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. Mal olmak. İzlemek, takip etmek. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. Olmak, -e uğramak. Türemek.
Tutunmak : Tutup bırakmamak, dayanmak, sarılmak veya asılmak. Kendi üzerine koymak, kullanmak. Aynı yerde ve durumda kalmak, direnmek, dayanmak. Kendini kabul ettirmek, kendine bir yer sağlamak.
Alışılmak : Bir şeye alışmış duruma gelinmek.
Olmak : Bir şeyi elde etmek, edinmek. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Sarhoş olmak. Gerçekleşmek veya yapılmak. Uymak, tam gelmek. Yol açmak. Sürdürmek, yürütmek. Bulunmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Yitirmek, elinden kaçırmak. Geçmek, tamamlanmak. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Yetişmek, olgunlaşmak. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Herhangi bir durumda bulunmak. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak.
Yerleşmek ile ilgili Cümleler
- Ali yerleşmek ve bir aile kurmak için hazır.
- O, Arkhangelsk'ta onunla yerleşmek istiyordu.
- Yerleşmek için bir puanımız var.
- Ali yerleşmek istediğini söylüyor.
Diğer dillerde Yerleşmek anlamı nedir?
İngilizce'de Yerleşmek ne demek? : v. bed, ensconce oneself, indwell, install oneself, locate, nestle, perch oneself, take up one's residence, root, set, settle, settle down, shake down, stable, settle in
Fransızca'da Yerleşmek : s'installer, s'établir, se fixer, se mettre, s'implanter, nicher, s'acclimater, se domicilier, se nicher
Almanca'da Yerleşmek : v. anwurzeln, beziehen, einbürgern: sich einbürgern, einrichten: sich einrichten, etablieren: sich etablieren, pflanzen: sich pflanzen, siedeln, wurzeln
Rusça'da Yerleşmek : v. селиться, поселяться, вселяться, въезжать, обосновываться, оседать, устраиваться, располагаться, размещаться, усаживаться, садиться, помещаться, утверждаться, водворяться, устанавливаться, воцаряться, базироваться, вкореняться, жить, основываться, поселиться, вселиться, въехать, обосноваться

Bu kısımda Yerleşmek nedir? Yerleşmek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Yerleşmek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Yerleşmek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.