Cleaves türkçesi Cleaves nedir

Cleaves ingilizcede ne demek, Cleaves nerede nasıl kullanılır?

Cleave in twain : İkiye ayırmak (kesmek).

Cleave to : -e yapışmak.

Cleave : Delmek. -den ayrılmamak. Bölünmek. Yapışmak. Açmak. Çatlamak. Bölmek. Yarmak. Sadık kalmak. İkiye ayrılmak.

Cleaved : Sadık kalmak. Açmak. Çatlamak. Yapışmak. Bölmek. Yarılmak. İkiye ayrılmak. Yarmak. Bağlı olmak.

Cleavelandite : Kleavelandit.

Cleavage : Bir kayacın birbirine koşut düzlemler boyunca yarılabilme özelliği. Görüş ve tutumların karşıt uçlara bölünerek ayrılması. Yarma. Bölünme. Ayrılık. Çatlama. Yarılım ı. Cilt kıvrımları. Zigotu izleyen yarıklanma. vitellus maddesinin miktarı ve dağılımına göre total ve parsiyal olmak üzere iki türlü bölünme biçimi bulunur. eşit büyüklükte, iki veya daha fazla kız hücre oluşumuyla sonuçlanan ve genellikle bakteri gibi tek hücreli organizmalarda görülen eşeysiz üreme biçimi. Çatlak.

Cleavable : Bölünebilir. Parçalanabilir. Çatlayabilir. Ayrılabilir. İkiye ayrılabilir.

Cleavers : Şiltelik saman. Yoğurtotu (ayrıca clivers). Yoğurtotu.

Cleavage plane : Klivaj düzlemi. Yarılma düzlemi. Dilinim düzlemi.

 

Cleavaue : Çatlama.

İngilizce Cleaves Türkçe anlamı, Cleaves eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cleaves ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chapping : Çatlatmak (deri). Kızartmak. Çatlamak (cilt). Çatlama.

Scram : Defol. Siktir olup gitmek. Çek git. Basıp gitmek. Çekip gitmek. Tüymek. Ani durdurma. Kirişi kırmak. Sıvışmak.

Go to pieces : Sıhhati bozulmak. Dökülmek. Dağılmak. Kırılmak. Bozulmak. Paramparça olmak. Gücenmek. Yıkılmak. Parçalanmak. Morali bozulmak.

Burst : İnfilak etmek. Patlatmak. Had safhaya gelmek. Dolup taşmak. Ortaya çıkmak. Patlak vermek. Atılmak. Fırlamak. Kağıt ayırmak.

Divides : Kırışmak. Taksim etmek. Araları açık olmak. Ayrılmak. Kesmek. Paylaştırmak. Paylaşmak. Sınıflandırmak. Bölüştürmek.

Fly the coop : Tabanları yağlamak. Kirişi kırmak. Sıvışmak. Firar etmek. Kuşu uçurmak. Kaçış. Kaçmak. Tüymek. Yakayı sıyırmak.

Bond : Ancak belirli doğrultu ve uzaklıklarda güçlü olan, özel kimyasal kuvvetlerden kurulu öğeciklerarası bağlam. Birbirine yapışma. Atom ya da yükünlerin, bağımsız moleküller oluşturmasını sağlayan kuvvetlerden doğan etkileşim türü. (durgun elektriksel etkileşimlerin oluşturduğu yükünsel bağ, elektron ortaklaşmasından doğan ortaklaşma bağı gibi türleri vardır.). Birleşme. Tutturmak. Bağlanma. Kamu ve özel kesim tarafından değişken veya sabit faizli, kupon ödemeli ya da iskontolu olarak çıkarılan bir yıldan uzun vadeli borç senedi. krş. bono. Antrepoya koymak. Yapıştırmak. Yapışma.

Bare : Yalın. Soymak. Çıplak. Açılmak. Açığa vurmak. Tamtakır. Gözle görülür hale getirmek. Çıkarmak. Açık.

 

Adhering : Üyesi olmak. Bitiştirmek. Katılmak. Bağlanmak. İltihak etmek. Girmek. Bağlı kalmak.

Cleaves synonyms : beetle off, rush off, go forth, rush away, ride away, head for the hills, hightail it, cleaved, get out, clams, cave in, broaching, split off, accreted, crack open, be tied to, bloom, cling, be contingent upon, run off, pull out, break down, flouts, flouted, adhere to, be affiliated with, bind, dig into, dehisce, bound up with, sneak away, open, bunk.

Cleaves zıt anlamlı kelimeler, Cleaves kelime anlamı

Pull in : (araba) gelmek. (taşıt) kenara çekilip durmak. Arabayı sürmek (bir yere). Çekmek. (tren) istasyona girmek. Çekmek (dizginleri veya ipi vb'ni). Tutuklamak. Girmek (motorlu taşıt bir yere). Durdurmak (at). Hapse atmak.

Arrive : Gelip dayanmak. Başarı kazanmak. Bir ereğe ulaşmak. Gelmek. Doğmak. Dayanmak. Üstesinden gelmek. Varmak. Yetişmek. Ayak basmak.

Enter : Sınava girmek. İçeri girmek. Yazılmak. Kaydolmak. Gümrük beyanında bulunmak. Katılmak. Üyesi olmak. Deftere yazmak. Girmek.

Cleaves antonyms : hop on, come, file in, log in, stand still, get on, pop in, dock.