Bölmek nedir, Bölmek ne demek
- Bir bütünü iki veya daha çok parçaya ayırmak, taksim etmek.
- Birliğin bozulmasına yol açmak, parçalamak

- Bir niceliği iki veya daha çok eşit parçaya ayırmak.
"Bölmek" ile ilgili cümle
- "Bir domates aldı, çakıyla dörde böldü." - N. Cumalı
İngilizce'de Bölmek ne demek? Bölmek ingilizcesi nedir?:
divide
Osmanlıca Bölmek ne demek? Bölmek Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
taksim etmek
Bölmek kısaca anlamı, tanımı:
Bölyönet : Bir ulusun veya topluluğun birliğini bozmak üzere içeriden veya dışarıdan yapılmış olan müdahale.
Bölme : Kalın ağaç gövdesinden odun veya tekne yapmak için ayrılan tomruk. Büyük bir yeri, alanı küçük oda veya kısımlara ayıran ince duvar veya tahta perde. Dört işlemden biri, taksim. Bölmek işi, ayırma, parçalama, taksim. Gemilerin içinde, su baskını, yangın vb. durumlarda, ara kapılar kapandığında arızanın veya hasarın yayılmasını önlemek için kullanılan birbirlerinden ayrılmış yerler. Salon, oda, sofa vb. büyük bir yerden ayrılmış daha küçük yer. Cins kavramlarını tür, alt tür kavramlarına ayırma işi.
Parça : Müzik eseri. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Nesne. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Tane. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj. Güzel, alımlı kız veya kadın.
Ayırmak : Nitelik değişikliğini anlamak, fark etmek. Bir şey veya yeri, bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, tahsis etmek. Bölmek. Bir yeri bir engelle bölmek. Bir bütünden bir parçayı herhangi bir amaçla bir tarafa koymak, saklamak. Birbirinden uzaklaştırmak. Seçmek. Farklı davranmak, fark gözetmek. İki veya daha çok kimse arasındaki anlaşmayı, uzlaşmayı bozmak.
Taksim : Bölme. Klasik Türk müziğinde faslın başında ve ortasında çalgıcının doğaçlama yöntemiyle yaptığı müzik. Parçalara bölme, bölüştürme.
Birli : Bir parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden bir tane bulunan. As.
Bozulma : Bozulmak işi.
Açmak : Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yarmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Yakışmak, güzel göstermek. Yapmak, düzenlemek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Alanını genişletmek. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Bir konu ile ilgili konuşmak. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Birbirinden uzaklaştırmak. Ayırmak, tahsis etmek. Ferahlık vermek. Görünür duruma getirmek. Beğenmek. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Geçit sağlamak. Engeli kaldırmak. Alışverişi başlatmak.
Parçalamak : Parçalara ayırmak, bütünlüğünü bozmak, parça parça etmek. Birliği bozmak amacıyla bölmek.
Yol : Kumaşta bulunan çizgi. Genellikle yerleşim alanlarını birbirine bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi. Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi. Kez, defa. Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer. Uyulan ilke, sistem, usul, tarz, tarik. Düğünde, oğlanevinin kızevine verdiği para, mal veya armağan. Gaye, uğur, maksat. Yolculuk. Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik. Bir amaca ulaşmak için başvurulması gereken çare, yöntem. Hile, tuzak. Gidiş çabukluğu, hız. İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer.
Bölmekaya : Denizli şehri, Buldan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Bölmek ile ilgili Cümleler
- Ali ve Meryem çocuklarına, bir konuşmayı bölmek isterlerse "affedersiniz" demeyi öğretti.
- Ali bölmek değil birleştirmek istedi.
- Siz bölmek ve küçük parçalar haline getirmek istiyorsunuz.
- Onu bölmek istiyoruz.Bize onu iki tabakta getirir misin?
- Sohbetinizi bölmek istemedim.
Diğer dillerde Bölmek anlamı nedir?
İngilizce'de Bölmek ne demek? : v. divide, separate, split, slice, divvy, divvy up, break down, carve up, cleave, parcel, parcel out, partition, portion, reduce, rend, section, segment, sever, overslaugh
Fransızca'da Bölmek : diviser, séparer, démembrer, désagréger, distribuer, fractionner, morceler, parceller, scinder, segmenter
Almanca'da Bölmek : v. abteilen, aufgliedern, brechen, dividieren, einteilen, reißen, scheiden, spalten, teilen, trennen, verteilen, zerteilen
Rusça'da Bölmek : v. делить, дробить, разделять, поделить

Bu kısımda Bölmek nedir? Bölmek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Bölmek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Bölmek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.