Unfasten türkçesi Unfasten nedir

Unfasten ile ilgili cümleler

English: Ali pulled into the driveway, unfastened his seat belt and got out of the car.
Turkish: Ali arabayı parka çekti, emniyet kemerini açtı ve indi.

Unfasten ingilizcede ne demek, Unfasten nerede nasıl kullanılır?

Unfastened : Açılmış. Çözülmüş (kemer vb). Gevşemiş. Çözülmüş.

Unfastening : Açmak. Gevşemek. Açılmak. Gevşetmek. Çözülmek. Çözmek.

Unfastens : Açmak. Çözülmek. Gevşemek. Gevşetmek. Çözmek. Açılmak.

Come unfastened : Çözülmek.

Sunfast : Güneşte solmaz. Güneşten solmayan.

Unfailing : Güvenilir. Yanılmaz. Tükenmez. Hiç eksilmez. Her zaman var olan (bir nitelik). Sadakatli. Şaşmaz. Yorulmaz. Sonsuz. Muhakkak.

Unfailingness : Yorulmaz olma vasfı. Bitip tükenmez olma özelliği. Şaşmaz olma özelliği.

Unfaded : Solmamış. Rengi solmamış. Rengi atmamış. Soluk olmayan.

Unfashionable : Moda olmayan. Rağbette olmayan. Modaya uygun olmayan. Demode. Modası geçmiş. Modaya uymayan.

Unfair : Adil değil. Kanunsuz. Taraflı. Adaletsiz. Yanlı. Adil olmayan. Vicdansız. Haksız. Hileli. Gayrikanuni.

İngilizce Unfasten Türkçe anlamı, Unfasten eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unfasten ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Come loose : Serbest kalmak. Yerinden çıkmak. Yerinden oynamak.

Open up : Görüşmeye başlamak. Söz açmak. Rahat konuşmak. Deşmek. Başlatmak. Ateş açmak. Geliştirmek. -e açmak. Çenesi düşmek.

Air : Tenek atmak. Hava. Gösteriş yapmak. Caka. Yayına sokmak. Havalandırmak. Söylemek. Yayın. Melodi. Nağme.

Ease off : İnmek. Hafiflemek. Azalmak. Yavaşlamak. Gerginliğini kaybetmek. Baskıyı azaltmak.

Diminish : Eksiltmek. Sivriltmek. Kısmak. Küçültmek. Azaltmak. Hafifletmek. Azalmak. Kısaltmak. Eksilmek.

Broaches : Konuya girmek. Açmak (bir konuyu). Şişlemek. Şiş. İleri sürmek. Delik açmak. Çekmek. Del. Delmek.

Burst forth : Pat diye önüne çıkmak. Birden önüne çıkmak. Birden ortaya çıkmak.

Loosen : Bollanmak. (toprağı) kabartmak. Yumuşatmak. Söktürmek. Salıvermek.

Unfasten synonyms : bring up in conversation, be untied, bloom, decoded, lets go, disentangle, disintegrates, broaching, languished, fades, bares, let, deciphers, decodes, cast loose, disincorporating, be open, come unfastened, compounded, bare, cut loose, come open, cipher out, enervated, blossom, come undone, acumination, compounding, broach, cave in, acuminate, eases, clear up.

Unfasten zıt anlamlı kelimeler, Unfasten kelime anlamı

Zip up : Fermuarlamak. Süslemek. Hareketlendirmek. Fermuar kapatmak. Fermuarını çekmek.

Chain : Kümeölçüm çözümlemesinde küme üyeleri arasında beliren tek uçlu çekim bağı. Dekoru tutmaya yarayan zincir. Zincirlemek. Dekor zinciri. Ağırlık. Silsile. Çatıyı gergin tutmada kullanılan ağırlık. sahnede bir şeyi gergin tutmak için kullanılan ağırlık gereci. tiyatro konuşmasında ünsüz harflerin ortaya çıkmasıyla organların tembelliğinden doğan durum. Silsile (dağ). Elini kolunu bağlamak. Kayıt altına almak.

 

Fasten : Yüklemek. Gözünü ayırmamak. Çengelle bağlamak. Sabitlemek. Takmak. Bağlanmak. Tespit etmek. Bağlamak. Raptiyelemek. İliklemek.

Unfasten antonyms : close.

Unfasten ingilizce tanımı, definition of Unfasten

Unfasten kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To unfix. To loose. To untie. To unbind.