Open up türkçesi Open up nedir
- Rahat konuşmak.
- Geliştirmek.
- Açılmak.
- Açmak.
- Çenesi düşmek.
- Görüşmeye başlamak.
- Ateş açmak.
- Oyuncunun (gövdesini seyirciye doğru döndürmesi.
- Deşmek.
- Söz açmak.
- -e açmak.
- Konuşmaya başlamak.
- Gaza basmak.
- Başlatmak.
Open up ile ilgili cümleler
English: The theater used to open up early.
Turkish: Tiyatro erken açardı.
English: Can somebody open up a window, please?
Turkish: Birisi lütfen bir pencere açabilir mi?
English: Hey, Tom, open up.
Turkish: Hey, Tom, görüşmeye başla.
English: The theater used to open up at dawn.
Turkish: Tiyatro şafak vakti açardı.
English: Open up the package.
Turkish: Paketi aç.
Open up ingilizcede ne demek, Open up nerede nasıl kullanılır?
Open : Genişletmek. Karara bağlanmamış. Yarılmak. İçten. Fora etmek. Açmak. Açılmak. Bildirmek. Açık (kapı). Geniş.
Open up a business : İş açmak.
Open a bank account : Bankada hesap açmak. Banka hesabı açmak.
Open a branch : Şube açmak.
Open a canal : Kanal açmak.
İngilizce Open up Türkçe anlamı, Open up eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Open up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Dig : İncelemek. Kazı yapmak. Ç.pansiyon. Yemeğe girişmek. Çukur açmak. Hafriyat yapmak. Taş. Dürtme. Yurt. İğneleme.
Accelerate : Tacil etmek. Tesri etmek. Süratini artırmak. Çabuklaştırmak. Hızlanmak. Bir nesnenin bir kuvvet etkisi ile hızını değiştirmek. İvmek. İvme kazandırmak. Özendirmek. Hız kazanmak.
Break open : Kırmak. Zorla açmak.
Begun : Doğmak. Koyulmak. Başlamak. Önayak olmak. Meydana gelmek. Girişmek.
Begin deliberations : Müzakerelere başlamak. Diyaloga başlamak. Görüşmelere başlamak. Pazarlıklara başlamak.
Cackled : Kıkırdamak. Laflamak. Çenesi durmamak. Gevezelik etmek. Gıdıklamak. Gıdaklamak. Kıkır kıkır gülmek. Gürültülü bir şekilde konuşmak. (tavuk) gıdaklamak.
Fire away : Yap!. Silahı ateşlemek. Ateş serbest! silahları ateşlemeye başlamak. Durma. Başlamak.
Get going : Giriş yapmak. Başlangıç yapmak. Başlamak.
Advance : Avans vermek. Öndelik. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. İleri gitme. İleri gitmek. Atamak. İlerlemek. Öne almak. Ödenmesi gerekli bir paranın ödeme gününden evvel verilen bir bölümü. borç olarak ödenen para. karşılıklı ya da karşılıksız borç olarak ödenen para. yapılacak bir hizmet ya da satın alınacak bir mal karşılığı gerçekleşecek borçtan öncelikle ödenen bir bolümü. İlerletmek.
Blossomed : Büyümek. Çiçeklenmek. Serpilmek. Bahar açmak. Çiçek açmak. Canlanmak. Çiçek vermek. Gelişmek.
Open up synonyms : build up, better, come untied, ameliorated, boomed, acuminate, get the ball rolling, broaching, outspoke, chatter, bares, talk incessantly, bring up the subject, get the show on the road, commences, broaches, incises, accelerates, begin, bared, aired, launch forth, be opened, get talking, activate, yacked, dig up, step on it, talk up, commence, begin singing, incise, break the silence.

Bu kısımda Open up kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Open up ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Open up anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Open up ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.