Başlatmak nedir, Başlatmak ne demek

  • Başlamasına yol açmak
  • Birinin kötü konuşmasına yol açmak.

"Başlatmak" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Akıllı deyyusundan başlatacaksın şimdi." - N. Hikmet
  • "Operasyonu başlatacak işareti ondan bekliyoruz." - A. Ümit

İngilizce'de Başlatmak ne demek? Başlatmak ingilizcesi nedir?:

initiate, launch, start

Başlatmak anlamı, tanımı:

Başlatma : Başlatmak işi.

Başlama : Başlamak işi.

Açmak : Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Ayırmak, tahsis etmek. Beğenmek. Engeli kaldırmak. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Alanını genişletmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Yapmak, düzenlemek. Birbirinden uzaklaştırmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Görünür duruma getirmek. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Alışverişi başlatmak. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Yarmak. Ferahlık vermek. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Bir konu ile ilgili konuşmak. Geçit sağlamak. Savaşla almak, fethetmek. Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak.

 

Konuşma : Konuşmak işi. Görüşme, danışma, müzakere. Dinleyicilere bilim, sanat, edebiyat vb. konularda bilgi vermek için yapılmış olan söyleşi, konferans.

Yol : Kez, defa. Kumaşta bulunan çizgi. Düğünde, oğlanevinin kızevine verdiği para, mal veya armağan. İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer. Bir amaca ulaşmak için başvurulması gereken çare, yöntem. Hile, tuzak. Yolculuk. Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik. Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer. Uyulan ilke, sistem, usul, tarz, tarik. Gaye, uğur, maksat. Genellikle yerleşim alanlarını birbirine bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi. Gidiş çabukluğu, hız. Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi.

Kötü : Kişi veya toplum üzerinde olumsuz etkileri olan. Kaba ve kırıcı. Korku, endişe veren. Zararlı, tehlikeli. Aşırı, çok. İstenilen, beğenilen nitelikte olmayan, hoşa gitmeyen, fena, iyi karşıtı.

Başlatmak ile ilgili Cümleler

  • Ali bugün bir kavga başlatmak için buraya geldi.
  • Ali kaseyi mikrodalgaya koydu ve pişirmeyi başlatmak için düğmeye bastı.
  • Yakında sınıfı başlatmak için çalışacağız.
  • Tom'la bir döğüş başlatmak çok iyi bir fikir değildi.
  • Toplantıyı başlatmak istiyorum.
  • Ali kesinlikle bir döğüşü başlatmak istiyor gibi görünüyor.
  • Andre bir işi başlatmak için parasını tasarruf ediyor.

Diğer dillerde Başlatmak anlamı nedir?

İngilizce'de Başlatmak ne demek? : v. begin, start, give a start, open the ball, commence, get going, induct, initiate, institute, launch, lead away, lead off, open, set off, stir up, trigger

Fransızca'da Başlatmak : commencer, engager, initier, promouvoir

Almanca'da Başlatmak : v. starten

Rusça'da Başlatmak : v. развязывать, развязать