Get going türkçesi Get going nedir

Get going ile ilgili cümleler

English: You'd better get going in case you miss the bus.
Turkish: Otobüsü kaçırma ihtimalinden dolayı gitmen daha iyi olur.

English: Ali seems to be anxious to get going.
Turkish: Ali gitmek için endişeli görünüyor.

English: We should get going on that.
Turkish: Ona başlamalıyız.

English: Ali had better get going.
Turkish: Ali başlasa iyi olur.

English: We'd better get going now.
Turkish: Şimdi gitsek iyi olur.

Get going ingilizcede ne demek, Get going nerede nasıl kullanılır?

Get : Bulmak. Hale gelmek. Canına okumak. Öldürmek. İdrak etmek. Ulaşmak. Elde etmek. Sızmak. İlgilenmek. Açığını bulmak.

Going : Başarılı (iş). İlerleme hızı. Tempo. Giden. Yaşayan. Şu anki. Gidişat. Çalışan. Ayrılış. İşleyen.

Get into hot water : Başı derde girmek. Belaya bulaşmak. Sıkıntıya girmek. Başını belaya sokmak.

Get a bad name : Adı karalanmak. Adı çıkmak.

Get a ball out of something : Eğlenmek (ile). Büyük zevk almak.

Get a bang out of : Keyif almak. Zevk almak. Tadını çıkarmak.

Get a bang on : Bedenine darbe yemek.

İngilizce Get going Türkçe anlamı, Get going eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Get going ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Ahead : İleriye. İleriki. Öndeki. Gelecekte. İleri doğru. Geminin baş tarafında. Önümüzde. İleri. Önceden.

Begins : Önayak olmak. Girişmek. Meydana gelmek. Koyulmak. Doğmak.

Cut along : Yola koyulmak.

Enters : İçeriye girmek. Deftere yazmak. Geçirmek. Katılmak. Sınava girmek. Yazılmak. Gümrük beyanında bulunmak. Sahneye çıkmak. Girmek.

Begin : Adım atmak. Koyulmak. Çığır açmak. Atılmak. Doğmak. Meydana gelmek. Vücut bulmak. Start almak.

Activate : Devreye sokmak. Harekete geçirmek. Çalıştırmak. Etkili hale getirmek. Etkin hale getirmek. Aktif hale getirmek. Etkinleştirmek. Aktive etmek.

Preludes : Prelüt. Giriş müziği. Giriş. Prelüd. Peşrev. Önoyun. Başlangıç. Giriş tarzı olay.

Get the show on the road : Bir şeye başlamak veya bir şeyi başlatmak. İşleri başlatmak. (argo terim) başlamak. İşe koyulmak. Koyulmak.

Auspicate : Belirti. Başarı ve iyi şans getirmesi için belirlenmiş törenle başlamak. İşaret. Haberci. Emare.

Bring into : İthal etmek. Getirmek. Dışarıdan mal getirmek.

Get going synonyms : commences, start on, commence, give a start, preluded, begin singing, prefaces, get started, began, inputting, prefacing, come into, make enter, begun, enter into, enter, come on, embark upon, get the ball rolling, prelude, embark on, checking in, entered, preface, commenced, get start, check in, prefaced.