Begins türkçesi Begins nedir

Begins ile ilgili cümleler

English: After that, internal temperature begins to climb rapidly.
Turkish: Sonra, oda sıcaklığı birden artmaya başladı.

English: A journey of a thousand miles begins with a single step.
Turkish: Bin millik bir yolculuk bir tek adımla başlar.

English: Chopin sits at the piano and begins to play.
Turkish: Chopin'in piyanoda oturur ve çalmaya başlar.

English: After one or two large factories have been built in or near a town, people come to find work, and soon an industrial area begins to develop.
Turkish: Kasabada veya kasabanın yakınında bir veya iki büyük fabrika kurulduysa, insanlar iş bulmaya gider, ve yakında bir endüstriyel alan büyümeye başlar.

English: Charity begins at home.
Turkish: Yardımseverlik evde başlar.

Begins ingilizcede ne demek, Begins nerede nasıl kullanılır?

Charity begins at home : Şefkat evde başlar. Yardımseverlik evde yardımlaşmayla başlar. İnsan herşeyden önce kendi ailesine yardım etmeli.

Begin a countdown : Geriye doğru saymaya başlamak. Geri sayıma başlamak.

Begin again : Baştan almak (işi veya konuyu).

Begin at the wrong end : Tersi den başlamak.

Begin deliberations : Görüşmelere başlamak. Konuşmaya başlamak. Müzakerelere başlamak. Diyaloga başlamak. Pazarlıklara başlamak.

 

Begin to speak : Söz almak.

Begin searching : Aramaya başla.

Begin print job : Yazdırma işini başlat. Yazdırma işine başla.

Begin summations : Olaylar ve tartışmalarla ilgili son sunuma başlamak (hukuk terimi). Özetlemelere başlamak.

Begin message on cover : İletiye kapakta başla.

İngilizce Begins Türkçe anlamı, Begins eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Begins ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Arrives : Gelip çatmak. Gelmek. Varmak. Başarı kazanmak. Başarmak. Ulaşmak.

Break through : İlerleme kaydetmek. Sökmek. Ortaya çıkmak. Yarıp geçmek. Görünmek. Üstesinden gelmek. Atılım yapmak. Engeli geçmek. Zorla geçmek.

Arrive : Dönmek. Başarı kazanmak. Yetişmek. Üstesinden gelmek. Ayak basmak. Başarmak. Gelip çatmak. Gelmek. Gelip dayanmak.

Initiating : Sunmak. Göstermek. Üyeliğe kabul etmek. Öğretmek. Başlatma.

Get : Açığını bulmak. Almak. Vurmak. Uğraşmak. Götürmek. Elde etmek. Satın almak. Ettirmek. Yapmak. Varmak.

Launch : Suya indirmek. Satışa sunmak. Çıkmak. Mızrak gibi atmak. Sürmek. Denize indirmek. Piyasaya sürmek. Atmak.

Get rolling : Yuvarlanmak. İşe koyulmak.

Arise from : -den doğmak. Çıkmak. Neşet etmek. -den çıkmak. İleri gelmek. -den meydana gelmek. -den kalkmak. Kalkmak. Kaynaklanmak.

Jump off : Yüksekten atlamak. Hareket etmek.

Attack : Bir dürtüş ya da vuruşun gerçekleşebilmesi için, ileri doğru gelişen saldırı eylemlerinin her birine verilen genel ad. Vurmak. Hamle yapmak. Sayı yapmak üzere karşı takım kalesine doğru genellikle topluca girişilen eylem. Eleştirmek. Akın. Saldırmak. Atılım. Tecavüz etmek. Tenis, futbol, eskrim, masa tenisi, voleybol alanlarında kullanılır.

 

Begins synonyms : pioneered, pioneers, pioneer, pioneering, betided, set in, break in, get to, attacks, recommence, arrived, enter, plunge, be born, commence, arise, begun, come into the world, get down, arises, betide, come to pass, set out, buckle oneself to, erupt, promote, initiate, get started, get the show on the road, bestir oneself, attempt, get moving, embark on.

Begins zıt anlamlı kelimeler, Begins kelime anlamı

End : Sonuca ulaşmak. Taraf. Son vermek. Ölüm. Sona ermek. Kalıntı. Akıbet. Erek. Bitirmek.