Accelerate türkçesi Accelerate nedir

  • Hızlandırmak.
  • Gaza basmak.
  • Süratini artırmak.
  • Hız vermek.
  • Canlandırmak.
  • Özendirmek.
  • Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır.
  • İvme vermek.
  • İvdirmek.
  • Hızlanmak.
  • Tesri etmek.
  • Tacil etmek.
  • Hız kazanmak.
  • İvme kazandırmak.
  • Bir nesnenin bir kuvvet etkisi ile hızını değiştirmek.
  • Hız kazandırmak.
  • İvmek.
  • Çabuklaştırmak.

Accelerate ile ilgili cümleler

English: She accelerated her car.
Turkish: O, arabasını hızlandırdı.

English: You can accelerate as much as you want, but since the car's in neutral, we won't be going anywhere.
Turkish: İstediğin kadar gaza bas, arabanın vitesi boşta olduğu için hiçbir yere gidemeyiz.

English: He accelerated.
Turkish: O, hızlandı.

English: Ali accelerated.
Turkish: Ali hızlandı.

 
 

English: He accelerated his car and overtook me.
Turkish: Arabasını hızlandırdı ve beni geçti.

Accelerate ingilizcede ne demek, Accelerate nerede nasıl kullanılır?

Accelerate the pace : Hızı çabuklaştırmak. Tempoyu hızlandırmak. Hızlı gitmek.

Accelerated : Hızlandırılmış. Hızlanmış. İvmelenmiş. Hızlı.

Accelerated aging : Hızlandırılmış yaşlandırma işlemi. Hızlandırılmış eskitme. Hızlandırılmış yaşlanma. Eskime.

Accelerated circulation : Tulumbalı dolaşım. Suyun döşemde tulumba yardımıyla dolaştırılması.

Accelerated cooling : Hızlandırılmış soğutma.

Accelerated importance sampling : Hızlandırılmış önemlilik örneklemesi. Aıs.

Accelerated gaussian importance sampling : Agıs. Hızlandırılmış gauss önemlilik örneklemesi.

Accelerated erosion : Hızlanmış erozyon. Hızlandırılmış erozyon. Hızlandırılmış aşınma.

Accelerated importance sampling procedure : Hızlandırılmış önemlilik örnekleme yordamı.

Accelerated life model : Hızlandırılmış yaşam modeli.

İngilizce Accelerate Türkçe anlamı, Accelerate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Accelerate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gingered : Dürtmek. Zencefil katmak. Teşvik etmek. Kışkırtmak.

Speed up : Hızını artırmak. Gazlamak. Tezleştirmek. Hız yapmak.

Quickens : Hayat bulmak. Uyandırmak. Hareketlendirmek. Neşelendirmek. Neşelenmek. Çabuklaşmak. Dirilmek.

Motivate : İsteklendirmek. Motive etmek. Sevk etmek. Harekete getirmek. Harekete geçirmek. Hareket ettirmek. Güdülemek. Heveslendirmek.

Gear up : Etkinliği arttırmak. Vites büyütmek. Koşum takmak. Niteliğini yükseltmek. Çalışma etkinliği arttırmak. Vitesi yükseltmek. Hazırlanmak.

Jazz : Ahenksiz. Boş laf. İlişkiye girmek. Caz çalmak. Hareketlendirmek. Kafa şişiren. Ruh. Caz yapmak.

Expediting : Yollamak. Kolaylaştırmak. Göndermek. Hızlandırma.

Expedites : Süratlendirmek. Kolaylaştırmak. Sürat vermek. Yollamak. Göndermek.

Hurry : Aceleyle götürmek. Acele etmek. Çabuk. Telaş. Sıkıştırmak. Hızlan. Acele ettirmek. Koşmak. Acele.

Tempts : Ayartmaya çalışmak. Teşvik etmek. Baştan çıkarmak. Kanına girmek. Çelmek. Ayartmak. Doğru yoldan saptırmaya çalışmak. Kandırmak. Öfkelendirmek.

Accelerate synonyms : brisken, arouses, pick up, hasten, stimulate, hurries, come to life, get a move on, encouraged, intensify, gather speed, step on the accelerator, animates, brisked, quicken, prodding, open up, change, gingering up, bring to life, gingers, speed, brighten, alter, expedited, sped, tempt, pick up speed, add wings to, animate, support, arouse, step on the gas.

Accelerate zıt anlamlı kelimeler, Accelerate kelime anlamı

Decelerate : Hız kesmek. Yavaşlamak. Hız azaltmak. Hızı azalmak. Yavaşlatmak.

Accelerate ingilizce tanımı, definition of Accelerate

Accelerate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To add to the speed of. To cause to move faster. Opposed to retard. To quicken the motion of.