Speed up türkçesi Speed up nedir

Speed up ile ilgili cümleler

English: Let's see if we can speed up the process a little.
Turkish: Süreci biraz hızlandırabilip hızlandıramayacağımıza bakalım.

English: Come on, Arianna, speed up or we'll never get there!
Turkish: Haydi Arianna hızlan, yoksa asla oraya gidemeyeceğiz!

English: Ali did his best to speed up the process.
Turkish: Ali süreci hızlandırmak için elinden geleni yaptı.

Speed up ingilizcede ne demek, Speed up nerede nasıl kullanılır?

Speed : Hız kazandırmak. Süratli gitmek. Duyarlık. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Başarılı olmak. Birim zamanda alınan yol ile ölçülen devinim niceliği. bir kimyasal tepkimede ürünlerin birim zamandaki oluşum niceliği. Yön belirtmeden verilen, birim zamanda alınan yol niceliği. Hız sınırını aşmak. Hız yapmak. Geçirmek.

Speed up of yield : İşleri düzenine koyma ya da makine yapım gücünü artırma yoluyla iş birimi verimini geliştirme. Verimi arttırma.

Speed up phrase searching : Tümcecik aramayı hızlandır.

Speed and shape : Hız ve şekil.

 

Speed boat : Sürat teknesi. Hız teknesi.

İngilizce Speed up Türkçe anlamı, Speed up eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Speed up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Careering : Kariyer. Uğraş. Koşmak. Meslek yaşamı. Sürat. Meslek hayatı. Dörtnala koşmak. Uğraşı. Son hızda gitmek.

Push on : İlerlemek. Cesaret vermek.

Bustles : Koşuşturma. Acele. Aceleyle hareket etme. Aceleyle hareket etmek. Koşuşturmak. Telaş. Telaş etmek. Faaliyet. Telaşlanmak.

Careered : Uğraş. Meslek yaşamı. Uğraşı. Meslek hayatı. Kariyer. Dörtnala koşmak. Sürat. Koşmak. Son hızda gitmek.

Bustled : Telaş etmek. Telaşlanmak. Koşuşturma. Koşuşmak. Aceleyle hareket etmek. Acele. Telaş. Aceleyle hareket etme. Koşuşturmak.

Hurry : Acele. Acele ettirmek. Koşmak. Hızlan. Telaş. İvmek. Aceleye getirmek. Aceleyle götürmek.

Sped : Hızla gitmek. Geçirmek. Süratle gitmek. Hız. Yolunu açık etmek. Sürat.

Gas : Atıp tutma. Grizu. Benzin. Benzin almak. Saçmalamak. Uçun. Övünmek. Hava civa. Eğlenceli şey. Uzun süre konuşmak.

Speed up synonyms : step on the accelerator, add wings to, geared up, expedite, revved, jazz up, speed, facilitate, speeds, press, gingering up, revs, be quick, rev up, step on the gas, jump the gun, accelerate, jazz, come to life, gingering, career, get a move on, force the pace, gather speed, quickens, be in a hurry, revving, hotfoot, force, accelerates, step on the juice, drive, speeded up.