Sped türkçesi Sped nedir

  • Süratle gitmek.
  • Geçirmek.
  • Süratli gitmek.
  • Hız kazandırmak.
  • Yolunu açık etmek.
  • Hızlandırmak.
  • Hız.
  • Yolcu etmek.
  • Hız vermek.
  • Başarılı olmak.
  • Uğurlamak.
  • Hız yapmak.
  • Hızla gitmek.
  • Sürat.

Sped ile ilgili cümleler

English: Ali gasped in pain.
Turkish: Ali acı içinde inledi.

English: Ali gasped.
Turkish: Ali nefes nefese kaldı.

English: She clasped my hands and said she was glad to see me.
Turkish: O, ellerimi tuttu ve beni gördüğüne memnun olduğunu söyledi.

English: He grasped the rope with two hands.
Turkish: İpi iki eliyle kavradı.

English: The drowning man grasped at the rope.
Turkish: Boğulan adam ipi yakaladı.

Sped ingilizcede ne demek, Sped nerede nasıl kullanılır?

Acraspedote : Sestodlarda halkaların arka kısmının, kendisini takip eden halkanın ön kısmını aşmaması. Akraspedot.

Clasped : Düğmelenmiş. Klipslerle bağlanmış veya emniyete alınmış.

Craspedote : Sestodlarda, öndeki halkanın arka kısmının kendisini takip eden halkanın ön kısmı seviyesini aştığı durum. Kraspedot.

Crisped : Kıvrılmak. Buruşmak. Gevretmek. Gevrekleşmek. Kıvırmak. Çıtır çıtır. Kırışmak. Gevrek. Gevrekleştirmek. Hışırdatmak.

Cusped : Sivri uçlu.

Wisped : Destelenmiş.

Rasped : Rencide etmek. Törpülemek. Sinirini bozmak. Törpülü. Kızgın bir sesle söylemek. Yaralamak. Kulak tırmalamak. Sinir etmek. Eğelemek.

 

Transpedicular : Pedikülden geçen.

Lisped : Peltekçe konuşma. Peltek konuşmak. Telaffuz edememek. Lısp. Yanlış telaffuz. Basık dil. Pelteklik. Peltekçe konuşmak. Peltek konuşma.

Gasped : Nefes nefese kalmak. Soluyarak konuşmak. Nefesi kesilmek. İç çekmak. Nefesi daralmak. Soluk soluğa kalmak. Zorlukla solumak. Nefesini tutmak. Soluğu kesilmek. Nefesini tutup beklemek.

İngilizce Sped Türkçe anlamı, Sped eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sped ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bid farewell : Veda etmek.

Wipe out : Çıkarmak. Silmek. Silip temizlemek. Yok etmek. Ödemek. İzale etmek. Kapamak (borç). Kayaktan düşme veya snowboard yaparken yaralanma. Ovarak çıkarmak. Temizlemek.

Bashed : Hızla vurmak. Sert vuruş. İndirmek. Eğlence. Çarpmak. Kuvvetle vurmak. Deneme. Sertçe vurmak. Şiddetle vurmak.

Licks : Üstesinden gelmek. Halletmek. Yenmek. Yalama. Alev gibi yalayıp geçmek. Dayak atmak. Dövmek. Yalamak.

Rapidity : Serilik. İvinti. Çabukluk.

Seen : Görüp geçirmek. Görüşmek. Görmek. Bakmak. Sezmek. Farketmek. Görülen. Seyretmek. Anlamak.

Waste : İşe yaramaz. Güçten düşürmek. Kullanılmayan. Boş. Çarçur etmek. Sarfiyat. Güçten düşmek. Kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. İsraf. Zayıflatmak.

Celerity : Çabukluk. Dalga hızı.

Go far : Başarıya ulaşmak. Yetmek. Doyurmak. Karşılamak. Uzun mesafe katetmek. Çok iş görmek. Uzaklara gitmek. Çok başarılı olmak. Başarmak.

Expedition : Gönderme. Sevk. Keşif gezisi. Sefer. Acele. Seyahat. Yolculuk. Bir malın bir yerden bir başka yere, bir kişiden bir başka kişiye gönderilmesi. Uzun yolculuk (özel bir amaçla yapılan).

 

Sped synonyms : piddle away, nickel and dime, wanton away, weekend, haste, rapidities, force the pace, ginger up, momentum, do, hurry, speeded up, deal a blow, bowl along, prospered, hastened, economize, save, underspend, come through, promptness, communicates, momentums, spin along, carries, gingered, economise, vacation, expedited, expend, soldier, burn, use up.

Sped zıt anlamlı kelimeler, Sped kelime anlamı

Divest : Verilen hakkı geri almak. Çıkarmak. Görevden almak. Mahrum etmek. Soymak. Yoksun bırakmak. Kurtulmak. Elden çıkarmak.

Overspend : Açılmak. Bütçeyi aşmak. Fazla harcama yapmak. Fazla sarf etmek. Fazla para harcamak. Fazla harcamak. Fazla masraf yapmak.

Slow : Ağırlaşmak. Kesat. Hızı azaltan. Yavaşlatmak. Geri kalmış. Geç olan. Acelesiz. Geç. Eli ağır.

Sped antonyms : fast.