Sürat nedir, Sürat ne demek

Sürat; fizik, Kimya alanlarında kullanılan bir kelimedir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.

  • Hızlılık, çabukluk, ivinti
  • Hız.

Kimya'da terim anlamı:

Bir cismin aldığı yolun (yön belli olamyan) zamana oranı yani hızın büyüklüğü.

Sürat ile ilgili Cümleler

  • Acele etmeyin. Bu bir maraton, sürat koşusu değil.
  • Bu bir maraton, sürat koşusu değil.
  • Hayatı son sürat yaşamam için bu faydasız düşünceleri bırakmam gerek.
  • Bu dünyanın en süratli trenidir.
  • Sürat genellikle araba kazalarına sebep olur.

Sürat anlamı, kısaca tanımı

Süratçılar ocağı : İvedilikle ateşlenebilen topların kullanılmasını bilen, 1783'te kurulmuş askeri sınıf

Süratlendirme : Süratlendirmek işi.

Süratlendirmek : Sürat vermek, hız kazandırmak, hızlandırmak.

Süratlenme : Süratlenmek işi.

Süratlenmek : Hızı artmak, hızlanmak.

Süratli : Çabuk hareketlenen, çabuk giden, çabuk işleyen, hızlı.

Süratli adi yürüyüş : Ağır adi yürüyüşün daha kısa zamanlarda yapılan, daha hızlı biçimi.

Süratsiz : Sürati olmayan.

Sürat katarı : Hat üzerinde belli duraklarda duran, her yerde durmayan tren.

Süratle : Çabucak.

Çabukluk : Çabuk olma durumu, hız, sürat.

Hızlılık : Hızlı olma durumu, sürat.

Zamana : Zamane, devir.

İvinti : Çabukluk, hız, sürat.

 

Belli : Beli olan. Bilinmedik bir yanı olmayan, malum. Belirli, muayyen. Gizli olmayan, ortada olan, anlaşılan, bedihi, zahir, aşikâr.

Çabuk : Hızlı, müstacel, yavaş karşıtı. Alışılandan veya gösterilenden daha kısa bir zamanda, tez, yavaş karşıtı. "Acele et, oyalanma" anlamlarında bir seslenme sözü.

Zaman : Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Çağ, mevsim. Dönem, devir. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Belirlenmiş olan an. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı.

Hızlı : Çabuk, seri, süratli. Çabucak. Uçarı, çapkın, hovarda. Güç kullanarak.

Büyük : Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Büyük abdest. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Önemli. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Üstün niteliği olan. Niceliği çok olan.

Aldı : “söylemeye başladı” anlamında kullanılan bir söz.

Diğer dillerde Sürat anlamı nedir?

İngilizce'de Sürat ne demek ? : speed