Aldı nedir, Aldı ne demek
Aldı ile ilgili Cümleler
- Aldırış etseydin sen de endişelenirdin.
- Kendi alanına dokunmayan bir şeye aldırış etmez.
- O bir gazete satın aldı.
- Bugün bir kitap satın aldım.
- Bu onların satın aldığı evdir.
- Sana aldığım gömlek nerede?
- Dün helvacıdan helva aldım.
- Aldı Kerem. Aldı Köroğlu.
- Ben istediğimi aldım.
- Aldırma. Herkes hata yapabilir.
- Aldığım taksi çok eski ve küçüktü.
- Aldığımızdan beri evde birçok iyileştirmeler yaptık.
- Ali Noel için bir yavru köpek aldı.
- Aldığımı görmek istiyorum.
- Ertesi gün, bir jak meyvesi satın aldım.
Aldı ile ilgili Atasözü veya Deyim
aldı sazı eline : hiç kimseyi konuşturmadan konuşan kimseler için kullanılan bir söz.
aldığı abdest ürküttüğü kurbağaya değmemek : sağladığı yarar, verdiği zararı karşılamamak.
aldırış etmemek : ilgi göstermemek, ilgilenmemek, ilgisiz kalmak önem vermemek, aldırmamak, umursamamak.
burnundan kıl aldırmamak : kendisine söz söyletmemek, çok huysuz olmak.
çoban aldı bağa gitti, kurt aldı dağa gitti : malını, varlığını başkaları kullandı, kendisine bir şey kalmadı anlamında kullanılan bir söz.
nefes aldırmamak : dinlenmesine fırsat vermemek, aralık vermemek.
soluk aldırmamak : ara vermeden çalıştırmak, vakit bırakmamak.
Aldı anlamı, tanımı
Aldığına : Gücü yettiğince; avazı çıktığı kadar.
Aldırabilme : Aldırabilmek işi.
Aldırabilmek : Aldırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
Aldırayaz : Her yanı açık, soğuk olan yer: Amcamın evi aldırayazmış. Çırılçıplak, giyimi bozuk adam: Adamcağız aldırayaz ortada kalmış. Yıldızlı, açık gece: Bu gece hava aldırayazdı.
Aldıraylaz : Aldır ayaz, her yanı açık.
Aldırık : Şımarık.
Aldırılabilme : Aldırılabilmek işi.
Aldırılabilmek : Aldırılma imkânı veya olasılığı bulunmak, kolayca aldırılmak.
Aldırılma : Aldırılmak işi.
Aldırılmak : Aldırma işi yapılmak.
Aldırışsızca : Aldırışsız bir biçimde.
Aldırmah : Fışkırmak.
Aldırmamazlık : [Bakınız: aldırmazlık].
Aldırmazlık etiği : Kinikler tarafından benimsenen, erdemi, ahlaki hayatın son ve en yüksek amacı kabul eden ve erdem dışında hiçbir şeye aldırmamayı en yüce değer kabul eden etik anlayış.
Aldırtabilme : Aldırtabilmek işi.
Aldırtabilmek : Aldırtma imkânı veya olasılığı bulunmak.
Aldıverdi : Alışveriş. İlişki.
Endezeden aldırmak : Ağırdan almak, aldırış etmemek.
Gönül aldırmak : Gönül kaptırmak, gönül vermek.
Öğür aldırmak : Döl almaları için hayvanları çiftleştirmek.
Soluk aldırmak : İşe ara vererek çalışanları dinlendirmek.
Aldırış : Aldırma işi.
Aldırışsız : Aldırmaz, umursamayan.
Aldırışsızlık : Aldırışsız olma durumu.
Aldırma : Aldırmak işi.
Aldırmak : Alma işini yaptırmak. Sığdırmak. Vücuttan herhangi bir parçayı veya organı sağlık sebebiyle çıkarttırmak. Önem vermek, değer vermek. Başkasına kaptırmak. Getirtmek.
Aldırmaz : İlgisiz. Bir şeye önem vermeyen.
Aldırmazlık : İlgisizlik.
Aldırtma : Aldırtmak işi.
Aldırtmak : Alma işini başkasına yaptırmak.
Yağ aldırma : Yüksek vakum basıncıyla deri altı yağ dokusunun alınması.
Diğer dillerde Alder anlamı nedir?
Osmanlıca Alder : kızılağaç


Bu kısımda Aldı nedir? Aldı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Aldı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Aldı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.