Open a canal türkçesi Open a canal nedir

  • Kanal açmak.

Open a canal ingilizcede ne demek, Open a canal nerede nasıl kullanılır?

Open : Açılmak. Yarılmak. Geniş. Dürüst. Hiçbir perdeye basılmaksızın tellerin açık bırakıldığı veya tüm tellerin herhangi bir perdeden tek parmakla kapatıldığı durumlarda bile sık kullanılan akorların elde edilebildiği akortlama biçimi. Açık (kapı). Ferah. Serbest. Açmak. Kısık olmayan (ses).

A : Miktar belirtir. Argonun simgesi. Pek iyi. Amperin simgesi. La (müzik terimi). En yüksek not. Herhangi bir. Belirli bir tür veya nitelikteki. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. İngiliz alfabesinin birinci harfi.

Canal : Arna. Kanal. İçinden sinir geçen yol. İçinden sıvı geçen yol. Oyuk. Suyolu. İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz. Yapay suyolu. Ocak oluğu. İçinden damar geçen yol.

Open a bank account : Bankada hesap açmak. Banka hesabı açmak.

Open a branch : Şube açmak.

Open admissions : Açık kabul. Herkese açık kayıtlar (üniv.). Sınavsız geçiş.

Open account : Veresiye hesabı. Limitsiz kullanılabilen giderle hesabı. Mal ticaretinde satıcı ile alıcı arasında güven esasına dayalı bir tür satıcı kredisi. krş. satıcı kredisi. Senetsiz ya da her hangi başka bir belgeye dayanmayan kredi hesabı. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Kredili satış hesabı. Açık sayışım. Gerçek ya da tüzel kişi adına açılmış, sonucu alınmayıp, işler durumda olan sayışım; alım satım işi yapan iki kişi arasında yapılan inancasız borç sözleşmesi; saycalı satış. Açık hesap. Borçlar tahsilatında otomatik olarak güncelleştirilen hesap.

 

Open a door to something : Olanak vermek. Çanak tutmak.

Open access : Düz ulaşım. Okuyucunun raflardaki gereçlere kitaplık görevlilerine baş vurmadan doğrudan doğruya ulaşması.

Open air : Açık hava. Açık. Açıkhava.

İngilizce Open a canal Türkçe anlamı, Open a canal eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Open a canal ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Canalizes : Bir başka yöne yönelmek. (bir yöne) kanalize etmek. Bir yöne akıtmak. Kanalize etmek. Suyu bir yöne akıtmak. Kanalize olmak. Yöneltmek. Kanal yapmak. [#yönlendirme Yönlendirmek].

Channelize : Kanala dökmek. Yöneltmek. Kanalize etmek. Odaklanmak (ayrıca 'channelise').

Channel : Elektriksel imlerin aktarılmasında kullanılan, tek ya da iki yönde olabilen tek yol (alıcı oluğu, ses oluğu, seslendirme oluğu, yinelenim oluğu, vb.). tv. bir televizyon yayınında resim yayını ile buna bağlı ses yayınının kapsadığı yinelenim kuşağı; televizyon kuşaklarının ayrıldığı bölümlerden her biri. Bağlantı. Alıcı ile bunun bağlı olduğu öbür aygıtların oluşturduğu bütün. alıcıdan bu aygıtlara uzanan yol. Oymak. Dağıtımı yapılan bir mal ya da değerin izlediği olağan yol ya da yön. Maceraya sevketmek. Yöneltmek. Oluk. Arna açmak.

Channelized : Kanala dökmek. Odaklanmak (ayrıca 'channelise'). Yöneltmek.

 

Channelled : Maceraya sevketmek. Kanala dökmek. Oluklu. Kanalize edilmiş.

Channelizing : Kanala dökmek. Odaklanmak (ayrıca 'channelise'). Yöneltmek.

Canalizing : Yönlendirmek. Kanalize etmek. Kanal haline getirmek.

Channels : Boru boşluğundan. Maceraya sevketmek. Kanallar. Emir ve komuta kanalı. Kanala dökmek.

Channelling : Arna açma. Maceraya sevketmek. Yönlendirme. Kovuklu bir ortam içinden, fazladan akış sağlanması. Kanal oluşumu. Kanallaşma. Kanala dökmek. Kanal açılması. Oluklama.

Canalise : Derinleştirmek. Kanal yapmak. Bir yöne akıtmak. Kanalize etmek. Yönlendirmek. Bir başka kanala yönlendirmek (ayrıca canalize). Kanal haline getirmek. Yöneltmek. (bir yöne) kanalize etmek.

Open a canal synonyms : canalize, channelizes, canalized, channeling, channelise, channeled.