Canalizing türkçesi Canalizing nedir

Canalizing ingilizcede ne demek, Canalizing nerede nasıl kullanılır?

Canalization : Kanallar sistemi. Kanalizasyon. Arna açma. Kanalize etme. Kanal açma.

Canalizations : Kanal açma. Kanallar sistemi. Kanalize etme. Kanalizasyon.

Canalize : Yönlendirmek. Kanalize etmek. Bir başka yöne yönelmek. Kanalize olmak. Yöneltmek. Kanal yapmak. Bir yöne akıtmak. (bir yöne) kanalize etmek. Kanal haline getirmek. Kanal açmak.

Canalized : Kanalize. Kanal haline getirmek. Yönlendirmek. Kanalize etmek. Kanal açmak.

Canalizes : Suyu bir yöne akıtmak. Bir başka yöne yönelmek. Kanal haline getirmek. (bir yöne) kanalize etmek. Kanalize etmek. Kanal yapmak. Yöneltmek. Yönlendirmek. Kanal açmak. Bir yöne akıtmak.

Recanalization : Rekanalizasyon.

Canaliculus centralis : Havers kanalları. Kompakt kemik dokusu içerisinde kemiğin uzun eksenine paralel yerleşen daire biçimindeki kanalcıklar. kan damarları ve sinir sonları bulunan havers kanalları besin maddelerinin difüzyonla bir osteositten diğerine çok ince kanalcıklarla iletilmesine yardımcı olur.

Canaliculus bilifer : Safra kanalcıkları. Kanalikulus bilifer. Karaciğer epitel hücrelerinde yapılan safranın iletilmesini sağlayan, interselüler safra kanalcıklarının özel bir duvarına sahip olmayan, epitel hücrelerinin oluklaşan yüzlerindeki kanalcıklar, kanalikulus bilifer, duktuli alveolares, duktuli biliferi.

 

Canalicules : Kanalcıklar.

Canaliculate : Boylu boyunca devam eden bir veya daha fazla yivi veya oluğu olan.

İngilizce Canalizing Türkçe anlamı, Canalizing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Canalizing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Canalized : Kanalize.

Channelled : Kanalize edilmiş. Kanala dökmek. Oluklu. Maceraya sevketmek.

Canalizes : (bir yöne) kanalize etmek. Kanal yapmak. Bir yöne akıtmak. Suyu bir yöne akıtmak. Kanalize olmak. Yöneltmek. Bir başka yöne yönelmek.

Governs : Hükmetmek. Kontrol etmek. Etkilemek. Çevirmek. İdare etmek. Almak (dilbilgisi terimi). Mürebbiyelik yapmak. Frenlemek. Zaptetmek.

Channel : Dağıtımı yapılan bir mal ya da değerin izlediği olağan yol ya da yön. Nehir yatağı. Arna açmak. Bilgisayar, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Maceraya sevk etmek. Elektriksel imlerin aktarılmasında kullanılan, tek ya da iki yönde olabilen tek yol (alıcı oluğu, ses oluğu, seslendirme oluğu, yinelenim oluğu, vb.). tv. bir televizyon yayınında resim yayını ile buna bağlı ses yayınının kapsadığı yinelenim kuşağı; televizyon kuşaklarının ayrıldığı bölümlerden her biri. Maceraya sevketmek. Oymak. Yöneltmek. Çevirmek.

Channeled : Oluklu. Kanalize edilmiş. Kanala dökmek. Maceraya sevketmek.

Canalise : Kanalize olmak. Yöneltmek. Kanal yapmak. Bir başka kanala yönlendirmek (ayrıca canalize). Derinleştirmek. (bir yöne) kanalize etmek.

Tantalising : Kışkırtıcı. Boşuna umut veren. Baştan çıkarıcı. Gösterip de vermeyen. Davetkar. Cezbeden (mutfak-sanat vb.).

 

Canalize : Kanalize olmak. Kanal yapmak. Suyu bir yöne akıtmak. Bir yöne akıtmak. (bir yöne) kanalize etmek. Bir başka yöne yönelmek.

Directs : Yönetmenlik yapmak. Adres yazmak (gönderiye). İdare etmek. Doğrultmak. Atfetmek. Direkt. Yöneltmek. Doğrudan. Emretmek. Yönetmek.

Canalizing synonyms : channelized, forward, channelizes, channels, channeling, channelling, direct, channelizing, channelise, tempting, diverts, conducts, diverted, govern, divert, conduct, inviting, channelize.

Canalizing zıt anlamlı kelimeler, Canalizing kelime anlamı

Uninviting : İtici. Çekici olmayan.