Benimsemek nedir, Benimsemek ne demek

  • Bir şeyi kendine mal etmek, sahip çıkmak, kabullenmek, tesahup etmek.
  • Bir şeye, birine bağlanmak, ısınmak

"Benimsemek" ile ilgili cümle

  • "Karım içinde büyüdüğü bu evi bütün psikolojik derinliğiyle benimsemişti." - A. H. Tanpınar

Benimsemek kısaca anlamı, tanımı:

Benimseme : Benimsemek işi, sahip çıkma, tesahup.

Sahip : Bir iş yapmış, üstlenmiş veya bir eser ortaya koymuş kimse. Koruyan, arka çıkan, gözeten kimse. Herhangi bir niteliği olan kimse, ehil. Herhangi bir şey üstünde mülkiyeti olan, onu yasaya uygun bir biçimde dilediği gibi kullanabilen kimse, iye, malik.

Çıkmak : Bulaşmak. Bitmek, büyümek, sürmek. Erişmek, görmek. Elde edilmek, sağlanmak, istihsal edilmek. Bir meslek veya bilim kurumunda okuyup yetişmek, mezun olmak. Vermeye katlanmak. Yerinden oynamak. Bir durumla ilgili niteliklerini yitirmek, bir durumdan başka bir duruma geçmek. Yetişecek ölçüde olmak. Yeni yetişip satışa sunulmak. Ay veya mevsim geçmek. Harcamak zorunda kalmak. Yayılmak. Bulunduğu yerden fırlamak, kopmak. Süresi dolduğunda ayrılmak. Oyunda herhangi bir rolü oynamak. Yayımlanmak. Yetkili birinin makamına iş için gitmek. Yayılmak, duyulmak. Binaya kat eklemek. Talihine veya payına düşmek, isabet etmek, vurmak. Artırmak, fiyatı yükseltmek. Yapılmak, yürümek. Niteliği sonradan anlaşılmak. Olmak, bulunmak, var olmak. Verilmek. Bir konu yetkililerce karara bağlanmak. Herhangi bir durumda olduğu anlaşılmak. Büyük abdest bozmak. Sıyrılmak, ayrılmak. Yükselmek, artmak. Flört etmek. Görünür veya belli bir durumda bulunmak. İçeriden dışarıya varmak, gitmek. Bir yere ulaşmak, varmak. Bir sebeple bulunulan yerden ayrılmak. Giderilmek, yok olmak. Bir iddia ile ortalıkta görünmek. Eksilmek. Gelmek. Gerçekleşmek. Bir inceleme, bir araştırma sonucu bulmak. Unutmak. Sesini yükseltmek. Mal olmak. Oluşmak, olmak. Davranışta herhangi bir niteliği bulunmak. Karşı gelebilmek, boy ölçüşmek. Karaya ayak basmak. Bulunduğu yeri bırakıp başka yere geçmek, taşınmak, ayrılmak, ilgisini kesmek. Belirmek, tanınmak. Meydana gelmek. Piyasaya sürülmek. Bir şeyin düzeni bozulmak, eskisinden daha değişik, kötü bir duruma girmek. Ay, Güneş görünmek. Bir şeyin yukarısına doğru yürümek.

 

Kabullenmek : İstemeyerek kendine mal etmek. Kabul etmek, benimsemek.

Tesahup : Arkadaşlık etme. Benimseme, sahip çıkma.

Bağlanmak : Bağlama işine konu olmak. Bir şey bir kimseye ayrılmak, tahsis edilmek. Beklenen şey elde edilmez olmak. Sözle veya yazılı olarak bir şeye bağlanmak, angaje olmak. Yalnızca belli bir işle uğraşmak. Sevmek, içten bağlı olmak.

Isınmak : Sıcak duruma gelmek. Var olan gerginlik sona ermek. Üşümesini gidermek. Yadırgamaz olmak, hoşlanır olmak, alışmak, benimsemek.

Bir : Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Sadece. Sayıların ilki. Beraber. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Bu sayı kadar olan. Bir kez. Ancak, yalnız. Aynı, benzer. Eş, aynı, bir boyda. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Tek.

 

Benimsemek ile ilgili Cümleler

  • Demografik verileri izleyerek, hükümet doğum oranını teşvik edecek bir politika benimsemek zorunda kalmıştı.
  • Başkaları hakkında kötü konuşmamayı kendisine prensip olarak benimsemektedir.
  • Yeni ilkeyi benimsemek, bu şirketin tüm zamanlarda yaptığı en iyi şeydi.

Diğer dillerde Benimsemek anlamı nedir?

İngilizce'de Benimsemek ne demek? : v. take up seriously, assimilate, adopt, commandeer, embrace, espouse, interiorize, internalize, latch on to, seize, seize upon, be sold on

Fransızca'da Benimsemek : assimiler, emprunter, s'arroger, épouser, s'imprégner de

Almanca'da Benimsemek : v. adoptieren, aneignen

Rusça'da Benimsemek : v. перенимать, усваивать, осваиваться, осваивать, ассимилировать, перенять, освоиться, освоить