Amalgamating türkçesi Amalgamating nedir

Amalgamating ingilizcede ne demek, Amalgamating nerede nasıl kullanılır?

Amalgamation : Alaşım. Yeni ve daha etkin bir yerel yönetim birimi oluşturmak için, bir kentin bir başka kenti ya da kasabayı içine alması ya da iki ve daha çok sayıdaki kentin bir araya gelmesi. İki ya da daha çok ortaklığın bir araya gelmesi, birleşerek bir ortaklık kurmaları. Füzyon. Birleşme. Güçlü bir ortaklığın tecimsel gücünü ve hukuki görüntüsünü kaybetmiş diğer bir ortaklığın borçlu ve alacaklı değerleriyle yükümlenmek ve bunlardan doğacak her çeşit sonuçları da üzerine almak suretiyle onunla birleşmesi. Şirketlerin birleşmesi. Bütünleştirme. Şirket birleşmesi amacı ile uygulanan tasfiye işlemleri. Cıva ile bir başka madeni karıştırma.

Amalgamations : Birleştirme. Şirketlerin birleşmesi. Birleşme. Karışma. Cıva ile bir başka madeni karıştırma. Bütünleştirme. Karışım. Alaşım. Şirket birleşmesi amacı ile uygulanan tasfiye işlemleri. Füzyon.

Amalgamative : Alaşımlı. Birleştirilebilir. Karıştırılabilir. Harmanlaştırılabilir.

Amalgamate : Firma. Bileştirmek. Karışmak. Kaynaşmak. Cıva ile karıştırmak. Birleşmek. Birleştirmek. Katmak. Karışma. Karıştırıp birleştirmek.

 

Amalgamated : Birleştirmek. Birleşmek. Karıştırmak. Cıva ile karıştırmak. Karışmak. Cıvayla karıştırılmış.

Amalgamates : Kaynaşmak. Karıştırmak. Bileştirmek. Cıva ile karıştırmak. Karışma. Birleştirmek. Karışmak. Firma. Karıştırıp birleştirmek. Birleşmek.

Amalgamators : Mikser. Tek bir bedende birleşen şey. Karıştırıcı.

Amalgamator : Karıştırıcı. Tek bir bedende birleşen şey. Mikser.

İngilizce Amalgamating Türkçe anlamı, Amalgamating eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Amalgamating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Add : Ekleme. Uzatmak. Ekleme yapmak. İlave etmek. Artırmak. Aşınma payına bağlı yeni bir varlık biriminin, işletme varlığına eklenmesi, ya da varlık içindeki bir birimin yeniden yapım özelliğiyle genişletilmesi. Eklemek. Toplamını almak. Sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır.

Butt : Uç uca gelmek. Nişan. İzmarit. Kafa atmak. Süsmek. Hedef. Tos vurmak. Tos. Maskara.

Accrete : Eklenip büyümek. Yapışmak. Katılımlarla büyümek. Eklemek. Büyümek. Ekli. Birleşmiş. Artmak.

Aggregate : Toplamak. Ulaşmak (toplamı). Kümelenmek. Toplu. Bilgisayar, kimya alanlarında kullanılır. Bütün. Kümeleşmek. Tutmak. Bir araya getirmek.

Amalgamated : Cıvayla karıştırılmış.

Barged : Kesmek. Mavna. Dalmak. Çarpmak. Ev gib kullanılan duba. Toslamak. Duba. Mavna ile taşımak. İçeriye paldır küldür girmek.

Affiliating : Evlat edinmek. Üye olarak almak. Yakınlaşmak. Üyeliğe kabul etmek. Katmak. Tanımak. Katılmak. Kabul etmek.

Affiliates : Evlat edinmek. Bağlamak. Katılmak. Yakınlaşmak. Üyeliğe kabul etmek. Kabul etmek. İştirakler. Tanımak. Katmak.

 

Butt in : Lafı kesmek. Kaş yapayım derken göz çıkarmak. Bir konuşmayı ya da eylemi bölmek. Araya girmek. Burnunu sokmak. Karışmak (birisine). Maydanoz olmak. Müdahale etmek. Sözü kesmek.

Churn : Çalkalamak. Çalkalanmak. Süt güğümü. Yayıkta çalkalamak. Yayık. Yayık yaymak. Köpürmek. (sıvı) köpürtmek.

Amalgamating synonyms : admix, blent, adulterate, barge, allying, agree, affiliate, accretes, accouple, assembles, admixing, aggregated, assemble, ally to, admixed, amalgamate, ally oneself, be mixed up, consolidation, admixes, browse, amalgamates, adulterating, integration, merger, adulterates, agglutinates, agrees, be involved in, ally, aggregates, be confused, blend.