Butt türkçesi Butt nedir

  • Tos.
  • Hedef.
  • Uç uca birleştirmek.
  • Süsmek.
  • Nişan.
  • Boynuzlamak.
  • Tos vurmak.
  • Maskara.
  • Karışmak.
  • Uç uca gelmek.
  • Popo.
  • Sap.
  • İzmarit.
  • Kafa atmak.
  • Dip kısım.
  • Kafa atma.
  • Kıç.
  • Dipçik.

Butt ile ilgili cümleler

English: I don't want to butt in all the time when the two of them are fighting.
Turkish: Onlardan ikisi dövüşürken her zaman araya girmek istemiyorum.

English: Mr.Goat Butt never told me there would be a partner.
Turkish: Bay Goat Butt bir ortak olacağını bana hiç söylemedi.

English: Get off your butt and do something!
Turkish: Kıçını kaldır ve bir şey yap!

English: She's been working her butt off for the last 50 years! Of course, she feels burnt out!
Turkish: Son elli senedir canını dişine takıp çalışıyor! Kendini tükenmiş hissetmesi çok normal!

English: Get your butt over here!
Turkish: Kıçını kaldır!

Butt ingilizcede ne demek, Butt nerede nasıl kullanılır?

Butt end : Enli uç veya sap. Dipçik. Zıvana dili. Küt uç. Kaim uç. Küt taraf.

Butt hinge : Pomel menteşe. Fransız menteşe. Düz menteşe. Yüzey menteşesi. Alın menteşesi.

Butt in : Bir konuşmayı ya da eylemi bölmek. Sözü kesmek. Kaş yapayım derken göz çıkarmak. Karışmak. Karışmak (birisine). Maydanoz olmak. Müdahale etmek. Lafı kesmek. (konuşmada) araya girmek. Burnunu sokmak.

 

Butt in on : Karışmak. Burnunu sokmak.

Butt join : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Uç uca yapıştırma. Herhangi bir resmin yitirilmemesi için, iki film parçasını uç uca getirerek ek çizgisi boyunca bir yamayla birleştirme.

Giggling my butt off : Gülmekten ölmek. Çok gülüyorum. Gmbo (internet sohbet argosu).

Butt weld : Alın kaynağı. Ucuca kaynak. Uç kaynağı. Küt kaynak. Uç uca kaynatmak. Alın bağlantısı. Küt kaynak dikişi.

Butt splice : Herhangi bir resmin yitirilmemesi için, iki film parçasını uç uca getirerek ek çizgisi boyunca bir yamayla birleştirme. Ucuca eklemek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Uç uca yapıştırma.

Butt log : Dip tomruğu. Gövdenin birinci tomruğu. Dip tomruğa.

Butt point : Değmeli bağlantı.

İngilizce Butt Türkçe anlamı, Butt eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Butt ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Buns : (argo) kalçalar.

Kidder : Alaycı kimse. Şakacı kimse. Missouri eyaletinde şehir. Dalga geçen kimse. Şakacı.

Affiances : Nişanlamak. Söz takmak. Nişanlanma. Söz kesmek. Sözlenmek. Güven. Ahdetmek. Nişanlanmak. İnanç.

Be confused : Kafası karışmak. Kafası karışık olmak. Ambale olmak. Zihni bulanmak. Zihni karışmak. Şaşırmak. Aklı karışmak. Allak bullak olmak.

Bournes : Çay. Ülke. Amaç. Sınır. Dere. Su. Diyar. Memleket. Gaye.

Drolls : Eğlenceli. Tuhaf. Acayip. Gülünç. Garip. Komik.

Gunstock : Tüfek kundağı. Kundak.

Bourns : Su. Diyar. Sınır. Çay. Memleket. Dere. Amaç.

Affiance : Sözlenmek. Söz takmak. Ahdetmek. Nişanlanmak. Nişanlanma. Söz kesmek. Nişanlamak. İnanç. Güven.

 

Gores : Peş koymak. Peş kumaş. Fildişi ile yaralamak. Kan pıhtısı. Peş. Boynuz vurmak. Boynuzla yaralamak. Peş kesmek.

Butt synonyms : butt against, butt on, be mixed up, goal, buffoons, arse, cuckolding, botty, asses, handgrip, affiancing, boyfriend, meet, amalgamating, backside, bourne, badges, betrothal, bunts, destination, battier, japer, handgrips, cuckolds, cause, hand hold, batty, bottoms, neighbor, joker, battiest, edge, device.

Butt ingilizce tanımı, definition of Butt

Butt kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A large cask or vessel for wine or beer. It contains two hogsheads. The extreme bound. To terminate. To be bounded. To strike by thrusting the head against. To join at the butt, end, or outward extremity. To strike with the head. A goal. The common English flounder. To abut. A bound. The end. A limit.