Butt in on türkçesi Butt in on nedir

Butt in on ingilizcede ne demek, Butt in on nerede nasıl kullanılır?

Butt : Kafa atma. Dipçik. Popo. İzmarit. Kıç. Uç uca gelmek. Hedef. Süsmek. Boynuzlamak. Tos vurmak.

In : İktidardaki. Çok moda olan. Halinde. Da. Dahili. De. Mevsimi gelmiş. İçeri. Olarak. İçeri doğru yönelen.

On : De. Açık. Çakırkeyif. Hazır. Civarında. Üstünde. Makbul. Üzerinde. E doğru.

Butt in : Karışmak. Kaş yapayım derken göz çıkarmak. Sözü kesmek. Karışmak (birisine). Müdahale etmek. (konuşmada) araya girmek. Bir konuşmayı ya da eylemi bölmek. Araya girmek. Maydanoz olmak. Burnunu sokmak.

In on : -e sırdaş olan. Bir sırrı paylaşan. Bilen. -de payı olan. Sırrını paylaşan.

In one go : Bir seferde. Bir kerede.

In one sense : Bir anlamda. Bir manada. Bir taraftan.

All in one : Tek parçadan oluşan. Hepsi bir arada. Hem ... hem de. Tümü bir arada. Çok değişik özelikler ile tek bir birimden oluşan.

In one way or another : Bir türlü. O ya da bu şekilde.

In one word : Kısacası.

İngilizce Butt in on Türkçe anlamı, Butt in on eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Butt in on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Admix : Harç katkı. Katıp karıştırmak. Katmak. Beton katkı. Karıştırmak.

 

Interlopes : Başkasının işine karışmak. Uygun belge olmadan bir başkasının alanına girmek (ticarette olduğu gibi). Müdahale etmek.

Be involved in : -e karışmak. -e bulaşmak. İle uğraşmak. -de yer almak. İle bağlantılı olmak. İşin içine girmek. İle meşgul olmak.

Barged : Çarpmak. Mavna. Dalmak. Toslamak. Mavna ile taşımak. Kesmek. İçeriye paldır küldür girmek. Ev gib kullanılan duba. Duba.

Be mixed up in : Bulaşmak.

Chisel in : Maydanoz olmak. Lafı kesmek. Kaş yapayım derken göz çıkarmak. Lafa karışmak. Sözü kesmek. Salça olmak. Araya girmek.

Horn in : Lafa karışmak. Maydanoz olmak. Salça olmak. Bir işe burnunu sokmak.

Butt : Uç uca birleştirmek. Kafa atmak. Sap. Maskara. Nişan. Dip kısım. Tos vurmak. İzmarit. Boynuzlamak.

Amalgamating : Birleştirmek. Birleşmek. Cıva ile karıştırmak. Karıştırmak.

Kibitz : Konuşmak. (resmi olmayan) burnunu sokmak. Sorulmadığı halde akıl vermek. İskambil oyununa karışmak. Araya girmek. İstenmediği halde öğüt vermek. Sohbet etmek.

Butt in on synonyms : blent, interfered, chime in, interloped, butt in, become complicated, interloping, interferes, amalgamate, be confused, be mixed up, intermeddle, barge in, intermeddling, interfere, amalgamated, interlope, barge, amalgamates, blend.