Affiance türkçesi Affiance nedir

Affiance ingilizcede ne demek, Affiance nerede nasıl kullanılır?

Affianced : Nişanlı. Nişanlanmış.

Affiances : Güven. Nişanlanmak. Nişanlanma. Nişanlamak. Söz takmak. İnanç. Söz kesmek. Ahdetmek. Nişan. Sözlenmek.

Affiancing : Söz takmak. Sözlenmek. Nişanlamak. Söz kesmek. Nişanlanma. Ahdetmek. Nişan. İnanç. Güven. Nişanlanmak.

Affiant : Yeminli ifade veren kimse. Yeminli beyan veren kimse. Yeminli ifade sahibi. Yeminli ifade veren. Yeminli beyanda bulunan kimse (yemin altında yapılan yazılı ifade).

Graffian follicle : Memeli yumurtalığında gelişen yumurtayı kapsayan, içinde sıvı bulunan ve sayısız folikül hücreleri ile çevrili olan, ovulasyon sırasında içinden yumurta çıkan küresel kesecik. graaf folikülü. Graff folikülü. Memeli yumurtalığında gelişen yumurtayı içeren, içinde sıvı bulunan ve sayısız folikül hücreleriyle çevrili olan, ovulasyon sırasında içinden yumurta çıkan küresel kesecik.

Raffias : Rafya (palmiye). Rafya.

Saffian : Sahtiyan. Bir tür deri. Tabaklanarak boyanmış deri.

Affiliate : Katılmak. Kabul etmek. Birleşmek. Üyeliğe kabul etmek. Yakınlaşmak. Üye etmek. Üye olarak almak. Bağlamak. Evlat edinmek. Üye olmak.

 

Affigere : Bağlama. Affigere.

Affidavit : Beyanname. Taahhüt. Yeminli yazılı ifade. Kimi vergilerden bağışık olduğunu ya da pay ve borç belgitlerinin kendisine ilişkin olduğunu açıklamak amacıyla verilen antlı belge. Yeminli belge. Noter veya benzeri resmi makamlar önünde verilen yazılı ve yeminli beyan. Yeminli ifade. Yazılı ve yeminli ifade. Yemin takriri.

İngilizce Affiance Türkçe anlamı, Affiance eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Affiance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Trothing : Sadakat. Bağlılık. Gerçek.

Espoused : Kabullenmek. Evlendirmek. Başgöz etmek. Benimsemek. Bir davaya sarılmak. Desteklemek. Bir fikri desteklemek. İle evlenmek. Nikah masasına oturmak. Evlenmek.

Betroths : Evlilik sözü vermek.

Espouse : Başgöz etmek. Benimsemek. İle evlenmek. Kabullenmek. Bir davaya sarılmak. Evlenmek. Desteklemek. Nikah masasına oturmak. Bir fikri desteklemek.

Aim at : Hedef almak. Hedef seçmek. Muradetmek. Niyetlenmek. Arzu etmek. Nişan almak. Hedeflemek. Amaçlamak. Doğrultmak (silahı).

Espousals : Evlenme. Kabul. Kabullenme. Benimseme. Nikah. Taraftarı olma. Nişanlama. Destekleme.

Plighted : Vaat. Vaadde bulunmak. Vaade bulunmak. Durum. Söz vermek. Güvence vermek. Hal. Kötü durum.

Covenanting : Vaat etmek. Uzlaşmak. Sözleşme yapmak. Vadetmek. Söz vermek. Mukavele yapmak. Akdetmek. Anlaşmak.

Convictions : Kanaat. Haklı olma. İnanma. Suçlu bulma. Mahkumiyet. Görüş.

Affiance synonyms : get engaged, taking an oath, troth, betrothal, vowing, decoration, butts, beliefs, betroth oneself, vow, affiances, plights, conscience, take aim at, betrothals, consciences, desponsation, belief, distinction, betroth, resolves, resolve, aiming, badges, credence, covenant, confidentialness, anchorage, vowed, conviction, marriage contract, credo, badge.

 

Affiance ingilizce tanımı, definition of Affiance

Affiance kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Marriage contract or promise. To pledge one`s faith to for marriage, or solemnly promise (one`s self or another) in marriage. Plighted faith. To betroth.