Espoused türkçesi Espoused nedir

Espoused ingilizcede ne demek, Espoused nerede nasıl kullanılır?

Espouse a theory : Bir kuramı benimsemek.

Espouse : Nikah masasına oturmak. Kabullenmek. Bir davaya sarılmak. Nişanlanmak. Bir fikri desteklemek. Evlenmek. Desteklemek. İle evlenmek. Evlendirmek. Başgöz etmek.

Espouser : Evlenen kimse. Kabullenen. Bir dava uğruna mücadele eden kimse. Benimseyen. Destekleyen. Evlenen. Bir fikri veya ilkeyi destekleyen kimse. Evlenme sözü veren.

Espousers : Evlenen kimse. Evlenen. Benimseyen. Destekleyen. Bir dava uğruna mücadele eden kimse. Evlenme sözü veren. Bir fikri veya ilkeyi destekleyen kimse. Kabullenen.

Espouses : Başgöz etmek. Bir davaya sarılmak. Nişanlanmak. Kabullenmek. Desteklemek. Bir fikri desteklemek. Benimsemek. Evlendirmek. Evlenmek. Nikah masasına oturmak.

Amplitude response : Genlik cevabı. Genlik tepkisi.

Acceleration response : İvmelenme tepkisi.

Accept responsibility for : Sorumluluğunu üzerine almak.

Espousing : Benimsemek. Kabullenme. Başgöz etmek. Evlendirmek. Evlenmek. Nişanlanmak.

Alarm response : Fizyolojik baskılar sonucu organizmada bir seri tepkinin başlaması ve böbrek üstü bezinin korteksinden kortikosteroit hormonların fazla ve dengesiz salgılanması durumu. Alarm cevabı.

 

İngilizce Espoused Türkçe anlamı, Espoused eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Espoused ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Matched : Uygun olmak. Geçmeli. Benzemek. Eşlenen. Lamba-kinişli. Uymak. Karşılaştırmak. Eş. Uygun.

Affiancing : Söz takmak. Söz kesmek. Nişanlanma. İnanç. Nişanlamak. Sözlenmek. Ahdetmek. Güven. Nişan.

Bear out : Tasdik etmek. Kanıtlamak. Onaylamak. Yardım etmek. Arka çıkmak. Doğrulamak.

Concede : Bahşetmek. Ödün vermek. İtiraf etmek. Teslim etmek. Bağışlamak. Vermek. Kabul etmek. Uygun bulmak. Bırakmak.

Advocated : Avukat. Müdafi. Taraftar. Savunmak. Müdafaa etmek. Yandaş. Savunucu. Korumak.

Unprotected : Sahipsiz. Kapı baca açık. Korunmasız. Korumasız. Korunmayan. Korunmamış. Muhafazasız. Himayesiz. Açık.

Affiances : Nişanlanma. Söz takmak. İnanç. Sözlenmek. Nişanlamak. Nişan. Söz kesmek. Güven. Ahdetmek.

Take : Etkili olmak. Avalanan hayvan miktarı. Almak. Kabul etme (vücut). Kabul edilmek. (sınava) girmek. Pay. Götürmek. Alınan taş. Alıntı.

Betroth : Nişanlamak. Sözlenmek. Söz kesmek. Evlilik sözü vermek. Söz takmak.

Espoused synonyms : get married with, get spliced, climbed down, embrace, assisting, open, confesses, get spiced, espouse, accepts, accommodate with, marrying off, get hitched, mated, advocate, betrothal, mates, assimilating, assimilates, marries, be engaged, hook up with, affiance, marry off, matches, pick out, commandeering, comply, back up, assists, accouple, applaud, be with.

Espoused zıt anlamlı kelimeler, Espoused kelime anlamı

Protected : Mahfuzdur. Muhafazalı. Korunmuş. Muhafaza edilmiş. Korumalı. Mahfuz. Korunan. Himaye edilen. Korunmalı.

Husband : İdareli kullanmak. İdare etmek. Efendi. Erkek. Refik. Zevç. Gelecek zamana kalması için kullanmamak. Eş. Koca. Hayat arkadaşı.

Wife : Eş. Bayan. Karı. Hatun. Kan. Hanım. Refika. Zevce. Kocanın eşi.