Advocated türkçesi Advocated nedir
- Savunucu.
- Desteklemek.
- Avukat.
- Korumak.
- Savunmak.
- Müdafi.
- Taraftar.
- Müdafaa etmek.
- Yandaş.
Advocated ile ilgili cümleler
English: She advocated equal rights for women.
Turkish: Kadınlar için eşit hakları savundu.
English: He advocated reduction of taxes.
Turkish: O, vergilerin azaltılmasını savundu.
English: He advocated the reduction of taxes.
Turkish: Vergilerin azaltılmasını savundu.
English: He advocated abolishing class distinctions.
Turkish: O, sınıf ayrımlarının ortadan kaldırılmasını savundu.
Advocated ingilizcede ne demek, Advocated nerede nasıl kullanılır?
Advocate peace : Barışı desteklemek. Barışı savunmak.
Judge advocate general : Askeri baş hukuk müşaviri. Askeri başsavcı. Baş askeri adli müşavir. Askeriyenin bir dalında baş adli memur ve danışman.
Devils advocate : Tartışma olsun diye zayıf tarafı savunan kimse. Aziz adayı aleyhinde tartışan savcı (katolik).
Judge advocate : Askeri savcı. Askeri hakim. Askeri hukuk müşaviri. Askeri yargıç. Askeri mahkeme savcısı. Askeri adli müşavir.
Lord advocate : Hanedan vekili. Hanedan vekili (isk.). Başsavcı.
Advocates : Taraftar. Savunucu. Avukat. Yandaş. Yandaşlar.
Advocation : Müdafaa. Destek. Savunma. Mahkemede savunma eylemi.
Advocatory : Savunmayla ilgili. Avukat veya dava vekiliyle ilgili.
Advocating : Destekleme. Desteklemek. Savunma. Müdafaa etmek. Müdafaa. Savunmak. Avukatlığını yapma.
Advocacy : Avukatlık. Fikir savunuculuğu. Taraf tutma. Aktif destek. Tarafgirlik. Müdafaa. Yasal savunma. Yan tutma. Taraftarlık. Tarafını tutma.
İngilizce Advocated Türkçe anlamı, Advocated eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Advocated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Neutralist : Tarafsızlık yanlısı. Siyasi tarafsızlık yanlısı. Tarafsızlık siyaseti güden.
Irredentist : İrredantist. Ülkenin kaybettiği toprakları geri isteyen kimse. Toprak almayı amaçlayan saldırgan devlet. Kaybedilen toprakları geri isteyen. Kaybedilen toprakları geri isteyen (ülke).
Assisting : Asistanlık etme. Yardımcı olmak. Yardım etmek. Hazır bulunmak.
Argues : İkna etmek. Çekişmek. Göstergesi olmak. Görüşmek. Münakaşa etmek. İspatı olmak. Tartışmak. İleri sürmek. Kandırmak. Belli etmek.
Be with : Söyleneni anlamak. Arka çıkmak. İzlemek.
Championed : Uğrunda mücadele vermek. Çok yetenekli kimse. Destek olmak. Şampiyon. Üstün niteliklere sahip kimse. Tarafını tutmak. En iyi.
Protectionist : Korumacılık yanlısı. Himayeci. İthal mallarını ağır vergilendirme yanlısı. Koruyucu. Korumacı. Hami.
Secularist : Laiklik taraftarı.
Convoy : Eşlik etmek. Kafile. Birlikte gitmek. Yol arkadaşlığı. Yoldaşlık etmek. Eşlik. Refakat etmek. Konvoy. Katar.
Beareth : Bear (doğurmak). Taşımak. Doğurmak. Acı çekmek. Üretmek. İmal etmek. Katlanmak. Dayanmak. Doğum yapmak.
Advocated synonyms : drumbeater, ruralist, separationist, pro lifer, partitionist, irridentist, teleologist, attorneys, accommodate with, pled, disciple, urge, pleaded, maoist, pleads, isolationist, countor, republican, apologists, unilateralist, premediate, convoying, argue for, attorney at law, advocates, libertarian, defend, lawyer, conserve, asserters, conserving, barr, cohorts.
Advocated zıt anlamlı kelimeler, Advocated kelime anlamı
Nonpartisan : Yansız. Partiye bağlı olmayan. Bir partiye bağlı olmayan. Tarafsız. Parti tutmayan. Partizan olmayan.

Bu kısımda Advocated kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Advocated ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Advocated anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Advocated ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.