Espouser türkçesi Espouser nedir

  • Evlenen kimse.
  • Benimseyen.
  • Evlenme sözü veren.
  • Evlenen.
  • Kabullenen.
  • Bir fikri veya ilkeyi destekleyen kimse.
  • Bir dava uğruna mücadele eden kimse.
  • Destekleyen.

Espouser ingilizcede ne demek, Espouser nerede nasıl kullanılır?

Espousers : Destekleyen. Evlenme sözü veren. Bir fikri veya ilkeyi destekleyen kimse. Kabullenen. Evlenen kimse. Evlenen. Bir dava uğruna mücadele eden kimse. Benimseyen.

Espouse a theory : Bir kuramı benimsemek.

Espouse : Evlenmek. Nişanlanmak. İle evlenmek. Bir fikri desteklemek. Evlendirmek. Kabullenmek. Başgöz etmek. Desteklemek. Benimsemek. Bir davaya sarılmak.

Espoused : Evlendirmek. Başgöz etmek. Bir davaya sarılmak. Kabullenmek. İle evlenmek. Evlenmek. Nişanlanmak. Desteklemek. Nikah masasına oturmak. Benimsemek.

Espouses : Desteklemek. Evlendirmek. Bir davaya sarılmak. Nişanlanmak. Bir fikri desteklemek. Benimsemek. Nikah masasına oturmak. İle evlenmek. Evlenmek. Başgöz etmek.

A sense of responsibility : Sorumluluk duygusu.

Alarm response : Fizyolojik baskılar sonucu organizmada bir seri tepkinin başlaması ve böbrek üstü bezinin korteksinden kortikosteroit hormonların fazla ve dengesiz salgılanması durumu. Alarm cevabı.

Acceleration response : İvmelenme tepkisi.

Espousals : Taraftarı olma. Kabul. Nikah. Kabullenme. Benimseme. Evlenme. Nişan. Nişanlama. Nişanlanma. Destekleme.

 

Allergic response : Alerjik tepki. Vücuda alınan ilaç veya metabolitlerinin proteinlerle birleşerek antijenik bir özellik kazanmalarından sonra aynı ilacın tekrar alınması durumunda ortaya çıkan immün aracılı aşırı duyarlılık durumu. Alerjik cevap. Alerjik reaksiyon.

İngilizce Espouser Türkçe anlamı, Espouser eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Espouser ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Helpmeet : Arkadaş. Can yoldaşı. Yardımcı. Zevce. Eş.

Booster : Destek. Gerilim yükseltici. Amplifikatör. Yardımcı. Hayran. Çığırtkan. Güçlendirici. Hız kazandırıcı (roket). İtici.

Relation : Akraba. Ç.karşılıklı ilişki. İlgi. İlişik. Nispet. Söyleme. Yakın. Akrabalık. Bağıntı. Olaylar ve nesneler arasında var olan karşılıklı bağlılık.

Polygamist : Çok evli. Çokeşli erkek. Çok eşli kimse. Çok eşli. Poligam erkek. Çok karılı.

Hubby : Eş. Koca.

Marriage : Teehhül. Nikah. Evlenme. Evlenme töreni. Evlilik. İzdivaç. Dünya evi. Bireylerin bir ev ya da aile birimi kurmalarının toplumca benimsenmiş ve yaptırıma bağlanmış biçimini oluşturan toplumsal kurum. Birleşme.

Relative : Bağıl. Karşılaştırmalı. Aynı kandan gelen ya da geldiklerine inanan bireylerle, birtakım uygulama ve kutsamalarla aralarında kan birliği sağlanan bireylere verilen ad. bk. akrabalık, dirimbilimsel akraba, atasoylu akrabalık. İlgili. Yakın. İzafi. İlişkin. Oranlı. Bağlı. İlgi zamiri.

Husband : Efendi. Erkek. Hayat arkadaşı. Eş. Refik. İdare etmek. İdareli kullanmak. Gelecek zamana kalması için kullanmamak. Koca. Zevç.

 

Encouragers : Umutlandıran. Teşvikçi. Ümitlendiren. Teşvik veren. Yüz veren. Cesaretlendiren. Teşvik eden. Yüreklendiren. Özendiren.

Espouser synonyms : spouse equivalent, spousal equivalent, domestic partner, monogynist, espousers, married couple, take a wife, married man, newlywed, abide by, helpmate, honeymooner, stick, adherent, adherents, pick out, married woman, wife, married person, take, adhere, significant other, comply, adopt, choose, seconders, encourager, phile, supporting, adopter, buttressing, partner, bigamist.

Espouser zıt anlamlı kelimeler, Espouser kelime anlamı

Husband : Efendi. Zevç. Koca. Refik. İdare etmek. Hayat arkadaşı. Erkek. İdareli kullanmak. Eş. Gelecek zamana kalması için kullanmamak.

Wife : Bayan. Refika. Zevce. Kocanın eşi. Karı. Hatun. Kan. Hanım. Eş.

Divide : Kesmek. Bölünmek. Bölme. Bölüştürmek. Araları açık olmak. Paylaştırmak. Ayırmak. İkiye ayırmak. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Ayrılmak.

Espouser ingilizce tanımı, definition of Espouser

Espouser kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who embraces the cause of another or makes it his own. One who espouses.