Plighted türkçesi Plighted nedir

Plighted ingilizcede ne demek, Plighted nerede nasıl kullanılır?

Lamplighter : Sokak lambalarını değiştiren kişi. Sokak lambalarını yakan kimse. Lambaları yakmak için kullanılan alet. Lambacı.

Plight of faith : Bağlılık sözü.

Plight : Vaade bulunmak. Hal. Durum. Söz kesmek. Sözlenmek. Ciddi durum. Bağlılık sözü. Vaat. Kötü durum. Söz takmak.

Plighting : Kötü durum. Söz kesmek. Vaadde bulunmak. Söz. Hal. Söz vermek. Vaade bulunmak. Sözlenmek. Güvence vermek. Durum.

Plights : Söz. Sözlenmek. Durum. Söz vermek. Vaat. Söz kesmek. Hal. Söz takmak. Vaade bulunmak. Kötü durum.

Striplights : İşlik düzlüğünün tabanına, görünçlüğü önden aydınlatacak biçimde yerleştirilen bir dizi ışıtaç. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Taban ışıtaçları.

Droplight : İner kalkar lamba. Bir çalışma alanının üzerinden sarkan ve esnek bir kablosu olan elektrikli lamba. İnerkalkar lamba. Asma lamba. Avize.

Stoplights : Trafik lambası. Kırmızı ışık. Trafik ışığı. Stop lambası.

Trothplight : Nişan. Evliliğe ilk adım (arkaik). Nişanlanma. Nişanlılık.

Striplight : Dizi ışıklar. Geniş bir alanı aydınlatan genel ışıklama dizgesi içinde kullanılan birbiri yanma konulmuş dizi ışıtaçlar. çoğu kez, oluk biçiminde bir kutunun içine yan yana yerleştirilmiş 4 ile 150 vatlık ışıtaçların tümü.

 

İngilizce Plighted Türkçe anlamı, Plighted eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Plighted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Betrothing : Nişanlanmak. Evlilik sözü vermek. Nişanlamak.

Estates : Arazi. Aşama. Mülk. Ayni haklar. Emlak. Zümre meclisleri. Miras. Varlık.

Jam tomorrow : Beklenti. Asla gerçekleşmeyecek vaat veya söz. Vadedilen ancak gerçekleşmeyecek olan söz. Söz verilen şey. Vadedilen şey.

Committal : Teslim etmek. Hapse gönderme. Akıl hastanesine gönderme. Hapse atma. Suç işleme. Teslim etme. Sevketme. Taahhüt. Cezaevine gönderme.

Ensuring : Güvence. Garanti. Sigortalama. Teminat.

Juration : Yemin ettirme. Taahhüt. Yemin etme. Ant. Yemin. Yemine etme eylemi.

Faithing : Bağlılık. İnanış. Güven. Emniyet. İtikat. İtimat. İnanç. İman. Hıyanet.

Afire : Tutuşmuş. Alev alev. Yanmakta. Yanan. Alevler içindeki. Alevler içinde.

Mess : Bozmak. Kirlilik. Pisletmek. Karışıklık. Ask.orduevinin lokanta kısmı. Altüst etmek. Bela. Düzensizlik. Karıştırmak. Asker sofrasında yemek yemek.

Conditions : İşlem. Muamele. Koşullar. Genellikle işletme içini ilgilendiren olaylar. Şerait. Ahval. Şartlar.

Plighted synonyms : aflare, deep mire, plighting, expression, undertakings, well lighted, betroth, reassures, comportment, attitudes, give a promise, assures, mare, commitments, circumstance, give an assurance, lit, reassuring, kindled, conjuncture, make a promise, case, affiances, expressions, the wrong end of the stick, aspect, covenant, covenanting, plights, affair, assuring, pledge, dixit.

Plighted zıt anlamlı kelimeler, Plighted kelime anlamı

Dark : İzbe. Belirsizlik. Akşam. Koyu. Koyu renk. Bilgisizlik. Siyaha yakın. Cehalet içinde. Gizli. Çepel.

Unlighted : Işıksız. Aydınlatılmamış. Işıklandırılmamış.