Plights türkçesi Plights nedir

Plights ingilizcede ne demek, Plights nerede nasıl kullanılır?

Stoplights : Stop lambası. Trafik lambası. Trafik ışığı. Kırmızı ışık.

Striplights : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Taban ışıtaçları. İşlik düzlüğünün tabanına, görünçlüğü önden aydınlatacak biçimde yerleştirilen bir dizi ışıtaç.

Plight of faith : Bağlılık sözü.

Plight : Vaat. Hal. Vaade bulunmak. Söz. Söz takmak. Bağlılık sözü. Söz kesmek. Ciddi durum. Durum. Söz vermek.

Plighted : Durum. Söz vermek. Hal. Söz. Vaat. Söz takmak. Sözlenmek. Kötü durum. Güvence vermek. Vaadde bulunmak.

Lamplighter : Sokak lambalarını yakan kimse. Lambacı. Lambaları yakmak için kullanılan alet. Sokak lambalarını değiştiren kişi.

Plighting : Vaat. Vaade bulunmak. Söz. Söz kesmek. Söz takmak. Söz vermek. Sözlenmek. Vaadde bulunmak. Hal. Durum.

Stoplight : Kırmızı ışık. Stop lambası. Trafik ışığı. Trafik lambası.

Exempligratia : Mesela.

Striplight : Geniş bir alanı aydınlatan genel ışıklama dizgesi içinde kullanılan birbiri yanma konulmuş dizi ışıtaçlar. çoğu kez, oluk biçiminde bir kutunun içine yan yana yerleştirilmiş 4 ile 150 vatlık ışıtaçların tümü. Dizi ışıklar.

 

İngilizce Plights Türkçe anlamı, Plights eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Plights ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Torchlight : Meşale ışığı.

Demeanor : Davranış. Tutum. Tavır. Davranış biçimi. Hareket.

Visible light : Görünür ışık. Dalga boyu 380-780 mm. arasında olan insan gözünün gördüğü ışık. Görülen ışık. İzgenin gözle görülebilir bölümünde (1012 khz) yer alan dalgalar, ışık dalgaları. İnsan gözünün algılayabileceği ışık alanı (fizik). Görünebilir ışık. Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Moonshine : Saçma sapan söz. Saçmalık. Boş laf. Mehtap. Yasadışı alkol üretmek. Ay ışığı. Kaçak içki.

Commit : Vaat etmek. Yapmak. Taahhüt etmek. İrtikap etmek. Önermek. Kalkışmak. Emanet etmek. İşlemek (suç vb). Suç işlemek.

Faiths : Sadakat. Din. İtimat. Bağlılık. İman. İnanç. İtikat. İnanış.

Shaft : Dingil. Bayrak direği. Sap. Atletizm, biyoloji, fizik, madencilik alanlarında kullanılır. Şua. Maden kuyusu. Hava bacası. Mil. Dönen işlerge parçalanın taşıyan ve aygıtın eksenini oluşturan metal çubuk. Araba oku.

Covenant : Vaat etmek. Uzlaşmak. Mukavele yapmak. Sözleşme. Antlaşma. Vadetmek. Tüzük. Anlaşma. Ahdetmek.

Demeanors : Tavır. Tutum. Davranış. Davranış biçimi. Hareket.

Faithing : Emniyet. İnanç. İtimat. İnanış. Güven. Bağlılık. İtikat. Hıyanet. İman.

Plights synonyms : friar's lantern, will o' the wisp, shaft of light, jack o' lantern, affiances, glowing, sun, contexts, affiance, firelight, assuring, sunlight, faith, assures, configuration, plighting, attitude, beam, actinic radiation, glow, demeanour, electromagnetic spectrum, engage, affair, corner, give a promise, deep mire, shooting star, assurances, ray, jam tomorrow, hot water, ball game.

 

Plights zıt anlamlı kelimeler, Plights kelime anlamı

Heavy : Beceriksiz. Başrol oyuncusu. Şiddetle. Ağır şekilde. Yoğun (trafik). Ağır çekmek. Çok. Kötü adam rolü. Ağır siklet. Fedai.

Extinguish : (ışık veya ateş) söndürmek. Yok etmek. Ateş söndürmek. Lağvetmek. Baskın çıkmak. Tüketmek. Yıkmak. Ödeyerek bitirmek. Bastırmak. Bitirmek.