Mess türkçesi Mess nedir

Mess ile ilgili cümleler

English: "How about some horror stories?" "No, I'd rather not mess with those kinds of things."
Turkish: "Bazı korku hikâyeleri hakkında ne diyorsun?" "Hayır, o tür şeylere karışmamayı yeğlerim."

English: Don't mess around and finish your meal quickly.
Turkish: Oyalanma ve yemeğini çabucak bitir.

English: Did I mess up again?
Turkish: Tekrar işi berbat ettim mi?

English: Ali certainly came out of that mess smelling like a rose.
Turkish: Ali o karışıklıktan bir gül gibi kokarak çıktı.

English: Can you clean the mess up?
Turkish: Pisliği temizleyebilir misin?

Mess ingilizcede ne demek, Mess nerede nasıl kullanılır?

Mess about : Oyalanmak. Oynayıp durmak. Saçmalamak. Tembellik etmek. Zırvalamak. Sinek avlamak.

Mess around : Oyalanmak. Ağırdan almak. Amaçsızca takılmak. Dalgasına bakmak.

Mess around with : Uğraşmak. Düşüp kalmak.

Mess call : Yemek borusu. Karavana borusu.

Mess deck : Manga. Yemek salonlarının yerleştirildiği güverte.

 

Mess something about : Oynamak. Karıştırmak.

Mess jacket : Ziyafet ceketi.

Mess up : İşi berbat etmek. Yüzüne gözüne bulaştırmak. Bozmak. Ortalığı dağıtmak. Becermek. Mahvetmek. İşleri berbat etmek. Irgat pazarına döndürmek. Altüst etmek. Karıştırmak.

Mess together : Karavanadan yemek.

Mess kit : Yemek takımı. Sefertası. Sefer tası.

İngilizce Mess Türkçe anlamı, Mess eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mess ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be mixed up : Zihni karışmak. Kafası karışmak. Şaşırmak.

Churn : Köpürtmek. Yayık. Çırpmak. Yayıkta çalkalamak. (sıvı) köpürtmek. Yayık yaymak. Çalkalamak. Sağılan sütün toplandığı büyük kap. Köpürmek.

Affect : Taslamak. Sarsmak. Üzmek. Tesir etmek. Tutmak. Etki etmek. Etkilemek. Gibi davranmak. Numarası yapmak. Değiştirmek.

Bedaubs : Sürmek. Sıvamak. Karalamak. Bulaştırmak. Lekelemek. Bulamak.

Grunge : Çöp. Grunge müzisyenleri ile ilgili olan moda tarzı. Düşük kalitede olan bir şey. Nihilizme ait şarkı sözleriyle tanımlanan rock müziği tarzı. Atık. Değersiz şey.

Besmears : Karalamak. Bulaştırmak. Bulamak.

Anarchy : Sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Siyasi intizamsızlık. Başsızlık. Kargaşa. Kargaşalık. Anarşi. Siyasal ve yönetsel kurumlardaki çözülme sonucu olarak devlet denetiminin kalmaması durumu. Başıboşluk. Baştanımazlık.

Bane : Zehir. Kötülük. Felaket. Zarar. Yıkım. Ziyan. Afet.

Mess synonyms : officer's mess, training table, begriming, mixed bag, bollix, admixed, chaos, addlement, affliction, promiscuity, dirtiness, be confused, lurch, amalgamated, dining room, dolors, lurched, abnormalcy, grievousness, admix, barge, dinginess, plighting, affects, destructions, bores, cobwebs, mare, discomfort, barged, bouleversement, disarranges, bollixing.

 

Mess zıt anlamlı kelimeler, Mess kelime anlamı

Orderliness : Dakiklik. Çekidüzen. Düzen. Düzenlilik. İntizam.

Order : Sipariş etmek. Tertiplemek. Tarikat. Sipariş vermek. Basamak. Durum. Sınıf. Emretmek. Sıra. Düze.

Mess ingilizce tanımı, definition of Mess

Mess kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, I mess with the wardroom officers. A quantity of food set on a table at one time. Also, the food given to a beast at one time. To belong to a mess. Provision of food for a person or party for one meal. Church service. To muss. To supply with a mess. Mass. To take meals with a mess. To eat (with others). To disorder or muddle. To jumble. As, a mess of pottage. To make a mess of. To disturb.