Accrete türkçesi Accrete nedir

Accrete ile ilgili cümleler

English: When a word is borrowed from another language, it frequently begins by having the same meaning; but with continued use in both languages, the now separate words may accrete disparate connotations.
Turkish: Bir kelime başka dilden ödünç alındığı zaman, sık sık aynı anlama sahip olarak başlar; ancak her iki dilde de sürekli kullanımı ile, şimdi ayrı kelimeler farklı çağrışımları artırabilir.

Accrete ingilizcede ne demek, Accrete nerede nasıl kullanılır?

Accreted : Eklemek. Yapışmak. Artmak. Birleşmek. Katılımlarla büyümek. Büyümek.

Accretes : Artmak. Katılımlarla büyümek. Eklemek. Yapışmak. Birleşmek. Büyümek.

Accreta : Akreta.

Accreting : Artmak. Katılımlarla büyümek.

Accretion : Birikim. Katılım. İlave. Yapışma. Katılma. Akresyon. Arazinin doğal genişlemesi. Normalde ayrı olarak bulunan iki kısımın yapışması, birleşme, kaynaşma. organizmada bir boşlukta yabancı maddeler toplanması, birikme. organik büyüme. yeni maddeler katılmasıyla beliren dış gelişme, büyüme, artma. Ek. Arazinin genişlemesi (doğal).

Accredit : İtibar etmek. İnanmak. Kredi açmak. Akredite etmek. Akreditif açmak. Atfetmek. Güvenmek. Atamak. Yetki vermek. Elçi göndermek.

 

Accredit somebody with something : Hesabına geçirmek.

Accretive : Birleştirilerek arttırılan. Büyüyerek gelişen. Birlikte büyütülmüş. Uzun süren birikim ile çoğaltılan. Birikerek artan.

Accretions : İlave. Arazinin doğal genişlemesi. Birikim. Büyüme. Arazinin genişlemesi (doğal). Katılma. Ek. Yeni maddeler katılması ile büyüme. Yapışma. Katılım.

Accreditation : Yetki verme. Elçi gönderme ya da atama. Tanıma (okul, eğitim programı). Güven belgesi provizyonu. Eşitlik belgesi. Denklik. Onay belgesi. Yetki onayı. Yetki.

İngilizce Accrete Türkçe anlamı, Accrete eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Accrete ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ascend : Pesten tize geçmek (müzik terimi). Tırmanmak. Çıkmak (tahta). Ağmak. Tahta çıkmak. Yukarı çıkmak. Yükselmek. Çıkmak. Ziyadeleşmek.

Conjunct : Birleşik. Bağlaçlık. Bitişik. Müşterek. Ortak.

Joined : Birleştirilen. Bağlanmış. Üye olarak kabul edilmiş kişi ile ilgili. Katılan. Birleşik. Kaynaştırılmış. Katılmış. Birleşen. Birleştirilmiş.

Encl : İlişik. Bir mektuba iliştirilmiş (ilave bir evrak veya mektup). Enclosed (ilişik).

Ally oneself : Katılmak.

Affixes : Atmak (imza). Takmak. Basmak (damga). İliştirmek. Yapıştırmak (pul).

Conflates : Birleşik (iki yazı vb). Bir araya getirmek. Birleşik. Bir noktada bağlamak.

Combined : Karışık. Birleşik. Müşterek. Bileşik. Muhtelif. Kombine. Karma. Birleştirilmiş.

Inserted : İlave edilmiş. (bilgisayar) başka iki obje arasına yerleştirilmiş (metin imaj vs). Gömülü. Eklenmiş. Eklendi. Gömme. İlaveli. İçine konulmuş. İçine yerleştirilmiş.

 

Accouple : Evlenmek.

Accrete synonyms : accompanying, amalgamated, advance, cumulate, addin, become adult, be left, mix, adhering, ally to, adheres, conflate, merge, annexes, bond, blossomed, annexing, adjoin, bind, meld, adjoins, agrees, augment, immix, clammed, add to, coalesced, affix, clams, associated, add on, commingle, build up.

Accrete ingilizce tanımı, definition of Accrete

Accrete kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To add. Characterized by accretion. As, accrete matter. To grow together. Made up. To make adhere.