Conjunct türkçesi Conjunct nedir

Conjunct ile ilgili cümleler

English: In English there are eight main parts of speech: noun, verb, adjective, adverb, pronoun, preposition, conjunction and finally interjection.
Turkish: İngilizcede dilin sekiz ana bölümü vardır:isim,fiil,sıfat,zarf,zamir,edat,bağlaç ve son olarak ünlem.

English: Bribes are something that arises in conjunction with power organizations.
Turkish: Rüşvet güç örgütleri ile birlikte ortaya çıkan bir şeydir.

English: Nouns, pronouns, verbs, adjectives, adverbs, articles, prepositions, conjunctions, and interjections are the parts of speech in English.
Turkish: İsimler, zamirler, fiiller, sıfatlar, zarflar, makaleler, edatlar, bağlaçlar, ve ünlemler İngilizcede konuşma parçalarıdır.

English: A more plausible proposal is the one Leech presented in conjunction with Emmet's theory.
Turkish: Emmet'in teorisi ile bağlantılı olarak Leech'in sunduğu teklif en makulüdür.

Conjunct ingilizcede ne demek, Conjunct nerede nasıl kullanılır?

Conjunction : Bağlaşım. Rastlantı. Bilgisayar, gramer alanlarında kullanılır. Bağlaç. Birlik. Konjonksiyon. Birleşme. Aynı zamanda yer alma. Birleşim. Tesadüf.

Conjunction with : İle birlikte.

Conjunctions : Bağlaç. Konjonksiyon. Birleşme. Bağlaçlar. Rastlantı. Tesadüf.

 

Conjunctions of comparison : Karşılaştırma bağlaçları.

Conjunctions of concession : Uzlaştırma bağlaçları.

Conjunctivas : Konjunktiva. Göz sümüksel zarı. Konjonktiva. Göz kapaklarının iç yüzeyi ile skleranın bir kısmını örten ince zar. Konjunktiva. Göz ile gözkapaklarını birleştiren zar. Konjonktiv.

Conjunctions of condition : Durum bağlaçları.

Conjunctivalis : Konjunktivayla örtülü. Konjunktivalis.

Conjunctions of result : Netice bildiren bağlaçlar.

Conjunctions of time : Zaman bağlaçları.

İngilizce Conjunct Türkçe anlamı, Conjunct eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Conjunct ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adjoints : Ek. Adjoint. Eklenmiş. Her öğenin eş çarpanı ile değiştirildiği matrisin yeniden düzenlenmesi. Sınırdaş. Yardımcı. Mücavir. Eklenik.

Conjunctives : Bağlayan. Bitiştirici yargı. Bağlaç görevi gören kip. Bağlayıcı. Bağlaç görevi yapan. Birleştiren.

Confederated : İttifak etmek. Bağlaşık. Konfedere. İttifak ettirmek. Birleşmek. Birleştirmek.

Co operator : İş arkadaşı.

Concerted : Çok güçlü. Düzenlenmiş. İttifakla karar verilmiş. Birlikte yapılmış. Birlikte planlanmış. Kararlaştırılmış. Uyarlanmış. Sıkı. Toplu.

Bander : Başkasıyla birleşen. Başkasıyla ittifak kuran. Müttefik. Başkalarıyla birleşen.

Collective : Ortak girişim. Ortaklaşa. Ortaklaşma. Kolektif şirket. Toplu. Genel. Topluluk adı. Kolektif.

Confederate : Suçortağı. Müttefik. Birleşmek. Konfederasyona bağlı kimse. Bağlaşmak. İttifak ettirmek. Suç ortağı. İttifak etmek. Birleştirmek. Konfedere.

 

Aggregative : Yığılan. Biriktiren. Toplayan.

Cooperative : İşbirliği yapmak isteyen. İşbirliği yapan. Kooperatif. Yardıma hazır. Elbirliğiyle yapılan. İşbirliği. Yardımsever. Yardımcı.

Conjunct synonyms : communis, composite, conjunctive, united, allied, coheir, connate, commonest, closer, collaborators, at one, associated, consociate, abutting, adjunctive, conjoint, conjuncts, collaborative, adjacent, collectives, commutual, attached, assembled, companionate, accrete, adjacent to, combinatory, communal, conjointly, associate, collaborator, compound, adjoining.

Conjunct zıt anlamlı kelimeler, Conjunct kelime anlamı

Divided : Parçalanmış. Parçalarına ayrılmış. Farklı. Ayrı. Bölünmüş. Munkasem. Ayrılmış.

Disjunct : Soyutlanmış. Bitişik veya komşu elementten ayrılarak gösterilmiş. Ayrık. Ayrılmış. Tümce belirteci. Bölen. Ayrı. İzole edilmiş.

Conjunct ingilizce tanımı, definition of Conjunct

Conjunct kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Concurrent. United. Conjoined.