Divided türkçesi Divided nedir

  • Parçalarına ayrılmış.
  • [#ayrı Ayrılmış].
  • Munkasem.
  • Ayrı.
  • Parçalanmış.
  • Bölünmüş.
  • Farklı.

Divided ile ilgili cümleler

English: Ali divided the cake into eight pieces.
Turkish: Ali keki sekiz parçaya böldü.

English: A house divided against itself cannot stand.
Turkish: Kendisine karşı bölünmüş bir ev ayakta kalamaz.

English: Ali divided the bread into two pieces.
Turkish: Ali ekmeği iki parçaya böldü.

English: Ali and Mary divided the money between themselves.
Turkish: Ali ve Mary parayı kendi aralarında paylaştılar.

English: African elephants are divided into two different species: savannah and forest elephants.
Turkish: Afrika filleri savana ve orman filleri olmak üzere iki farklı türe ayrılır.

Divided ingilizcede ne demek, Divided nerede nasıl kullanılır?

Divided catalog : Bölünmüş katalog. Yazar, kitap adı ve konu fişlerinin, türlerine göre ayrı ayrı sıralanmalarıyle oluşan katalog. yazar ve kitap adı fişlerinin ayrı, konu fişlerinin ayrı olarak sıralanmalarıyle oluşan katalog.

Divided counsel : Uyumsuzluk. Anlaşmazlık.

Divided countries : Bölünmüş ülkeler.

Divided dose : Bölünmüş doz.

Divided highway : Çift yönlü yol. Bölünmüş karayolu. Geliş gidiş yönleri ayrı otoyol. Ayrılmış otoban.

Divided skirt : Pantolon-etek. Pantolon etek.

 

Divided payments : Bölünmüş ödemeler. Ayrılmış ödemeler. Taksitli ödemeler.

A house divided against itself : Birlik olması gereken bir grup içerisindeki anlaşmazlık. Kendine karşı bölünmüş ev. İç çatışma.

Divided undercarriage axle : Parçalı iniş takımı aksı.

Subdivided : Tekrar bölünmüş. Bölünmüş. Alt bölümlere ayrılmış. Bir kez daha bölmek.

İngilizce Divided Türkçe anlamı, Divided eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Divided ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Disaggregated : Ufalanmış. Bölümlere ayrılmış.

Segregated : Koparılmış. Birikmiş. Birikintili. Ayrıklanık. Farklı ırkların üyelerinin ayrılması veya bölünmesi ile karakterize.

Aside : Oyuncuların sahnede, seyircilerin duyacağı ama sanki öbür oyuncuların duymayacağı biçimde kendi kendine konuşmaları. oyuncunun seyirciye dönerek konuşması (seyirciye sesleniş). Bir tarafa. Kendi kendine söylenen sözler. Sahnede kendi kendine söyleme. Oyuncunun alçak sesle söylediği söz. Oyuncunun rol gereği seyircilerin duyacağı biçimde, ama öbür oyuncular sanki duymuyormuş gibi düşünmesi ya da konuşması. oyuncunun doğrudan seyirciye dönerek konuşması. Kendi kendine. Bir yana.

Separated : Ayrık. Ayrılmış (bölümlere ayrılmış vb).

Absconded : Firari. Kaçan. Gitmiş.

Disintegrated : Parçalamak. Atomlarına ayırmak. Paramparça olmak. Parçalara ayırmak. Parçalara ayrılıp dağılmış. Dağılmak. Parçalanmak.

Diverse : Çeşit çeşit. Türlü. Kapsamlı. Muhtelif. Türlü türlü. Çeşitli. Değişik.

Discrepant : Ahenksiz. Uyuşmayan. Uyumsuz.

 

Aliening : Uymayan. Uzaylı. Yabancı kelime. Haklardan mahrum bırakılan kimse. Yaratık. Yabancı. Yabancı uyruklu kimse. Başka bir ülkeden gelen kişi. Ecnebi.

Episodic : Epizodik. Aralıklı. Bölümlerden oluşmuş. Süreksiz. Olaylara dayanan. Olaylı. Episodik.

Divided synonyms : dual lane, two chambered, many chambered, four pronged, fork like, prongy, three pronged, unintegrated, bicameral, shivered, pentamerous, fractionated, sectioned, two pronged, snippiest, forficate, discrete, disassembled, badly torn, disjoined, disjointed, separate, dedicated, divergent, a far cry, bifurcated, branched, tined, disunited, black and white, metameric, disjunct, parted.

Divided zıt anlamlı kelimeler, Divided kelime anlamı

Joint : Kırılmış bir kayacın parçaları arasında, gözle görülebilecek derecede bir ayrılma ya da kayma devimi göstermeyen kırık. Bilgisayar, jeoloji alanlarında kullanılır. İki borunun birbirine birleştirildiği yer. Raptetmek. Çatlak. Ek. Ortaklaşa. Ortak. Ek veya oynak yeri yapmak. Müşterek.

Collective : Toplu. Ortaklaşa. Ortak girişim. Genel. Kolektif. Ortaklaşma. Müşterek. Ortak. Kolektif şirket. Topluluk adı.

United : Birleştirilmiş. Birleşmiş. Birleşik. Ortak amaçlı. Bir.

Divided antonyms : integrated, single lane.

Divided ingilizce tanımı, definition of Divided

Divided kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Distributed. Disunited. Parted.