Joint türkçesi Joint nedir
- Birleşik.
- Ek veya oynak yeri yapmak.
- Ortaklaşa.
- Eklem.
- Çatlak.
- Ek.
- Kırılmış bir kayacın parçaları arasında, gözle görülebilecek derecede bir ayrılma ya da kayma devimi göstermeyen kırık.
- Birleşme yeri.
- Müşterek.
- Raptetmek.
- Birleşmiş.
- Ek yeri.
- Birlikte.
- Bilgisayar, jeoloji alanlarında kullanılır.
- Eklemek.
- Ortak.
- Birleştirmek.
- İki borunun birbirine birleştirildiği yer.
Joint ile ilgili cümleler
English: The joint of my left shoulder aches.
Turkish: Benim sol omzumun eklemi ağrıyor.
English: The elbow is the joint between the arm and forearm.
Turkish: Dirsek kol ve önkol arasında eklemdir.
English: "Life is a joint venture", both said and decided to marry.
Turkish: Her ikisi de "hayat ortak bir girişimdir" dediler ve evlenmeye karar verdiler.
English: Iran and Russia will establish a joint bank.
Turkish: İran ve Rusya ortak bir banka kuracak.
English: The joint in my left elbow hurts.
Turkish: Sol dirseğimdeki eklem acıyor.
Joint ingilizcede ne demek, Joint nerede nasıl kullanılır?
Joint account : Ortak hesap (bankada). Katılma sayışımı. Bir çok yatırımcılar adına açılan ve ancak aralarından seçilen yetkili bir tek kişinin para çekebilmesini olumlu kılan sayışım. Toplu sayışım. Müşterek hesap. Müşterek banka hesabı. Ortak hesap. Tecimsel bir ortaklığın başka bir ortaklık üzerindeki üçüncü ortaklığa ilişkin sayışımı. Karı ve dokuncası saptanan bir oranla dağıtılmak üzere, bankanın bir tecimci ile giriştiği tecimsel işlem için açılan özel sayışım.
Joint action : Müştereken ikame edilen olunan dava. Müştereken ikame takip olunan dava. Ortak eylem. İnsanların birbiriyle bağlantı içindeki davranışları. Birleşik eylem.
Joint adventure : Ortak girişim. Müşterek teşebbüs. Ortaklık. Ortak girişimi. Birden fazla işletme tarafından bir üretim için birlikte çalışılması.
Joint agreement : Müşterek anlaşma. Müşterek sözleşme. Toplu sözleşme. İki ya da daha çok işveren ile iki ya da daha çok işçi sendikası, bir işverenle iki ve daha fazla işçi sendikası, iki ve daha çok işverenle bir işçi sendikası arasında imzalanan toplu sözleşme. Ortak sözleşme.
Joint and several : Müşterek ve müteselsil.
Joint box : Ek kutusu. Ekleme mufu.
Joint bank account : İki veya daha fazla sahip tarafından paylaşılan banka hesabı. Müşterek banka hesabı.
Joint class teaching : Birleştirilmiş sınıf öğretimi. Birçok sınıfın bir araya getirilerek bir öğretmence yetiştirilmesi.
Joint capital : Ortak sermaye.
Joint class : Birleştirilmiş sınıf. Bir sınıfa düşen öğrenci sayısının azlığı ve bu gibi sınıflara ayrı birer öğretmen verilemeyişi nedeniyle birden çok sınıfın birleşmesinden oluşan ve tek bir öğretmenin yönetiminde bulunan sınıf.
İngilizce Joint Türkçe anlamı, Joint eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Joint ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Cleavage : Görüş ve tutumların karşıt uçlara bölünerek ayrılması. Yarma. Memelerin arasındaki boşluk. Zigotu izleyen yarıklanma. vitellus maddesinin miktarı ve dağılımına göre total ve parsiyal olmak üzere iki türlü bölünme biçimi bulunur. eşit büyüklükte, iki veya daha fazla kız hücre oluşumuyla sonuçlanan ve genellikle bakteri gibi tek hücreli organizmalarda görülen eşeysiz üreme biçimi. Bir kristalin, belli doğrultularda atomların durumlarıyle ilgili içyapışkanlı ayrılıklarından ötürü, koşut düzlemler boyunca ayrılabilmesi. Çatlama. Klivaj. Cilt kıvrımları. Segmentasyon. Ayrılma.
Annexing : Katmak. Habersiz almak. Ekleme. Topraklarına katmak. İlave etme. İlave etmek.
Combinatory : Bağlamlı. Kaynaşmış. Bağlamsal.
Conjuncts : Bitişik. Bağlaçlık.
Assembled : Toplanan. Oluşturmak. Çatma. Birlikte yapılmış. Mecmu. Toplu. Toplanmış.
Coalesced : Bir araya gelmek. Kaynaşmak. Birleşmek.
Articular : Eklemlerle ilgili. Oynak. Eklemsel. Artiküler.
Tieing : Bitiştirmek. İlişki. Bitirmek. Atmak (düğüm). Yenişememek. Bağlantı. Bağlamak. Bağ. Alaka.
Adhibit : İdare etmek. Almak. Koymak. Yapıştırmak.
Suture : Ek yeri (kemik). Sütür. Yara kenarlarını birleştiren dikiş. Derz. Dikiş (tıp). Dikiş yeri. Dikiş atmak. Dikiş atmaya yarayan ip (tıp). Dikişle birleştirmek.
Joint synonyms : articulatio synovialis, hock joint, hip socket, synovial joint, body part, fibrous joint, chappie, aggregative, co operator, attendantly, add up to, affiliate, togethers, affiliating, hand in hand, accessioning, battier, am, along, the joint, batty, communal, adjunctive, juncture, amalgamate, cooperative, in cahoots, conjunctive, adjoins, in tandem, unite, conjugate, hock.
Joint zıt anlamlı kelimeler, Joint kelime anlamı
Segregated : Birikmiş. Ayrılmış. Farklı ırkların üyelerinin ayrılması veya bölünmesi ile karakterize. Koparılmış. Ayrıklanık. Bölünmüş. Birikintili.
Unshared : Bölüşülmemiş. Bölünmemiş. Paylaşılmamış.
Separate : Ayrık. Müstakil. Bireysel. Dağılmak. Çıkmak. Ayrıştırmak. Kopmak. Ferdi. Ayrı.
Joint antonyms : divided, individual, distributive.
Joint ingilizce tanımı, definition of Joint
Joint kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, joint action. As, to joint boards. A projecting or retreating part in something. Combined. As, a joint between two pieces of timber. To prepare so as to fit together. United. Joined. As, the stones joint, neatly. Concerted. Junction. The place or part where two things or parts are joined or united. Any irregularity of line or surface, as in a wall. To unite by a joint or joints. To fit together. The union of two or more smooth or even surfaces admitting of a close-fitting or junction. To fit as if by joints. To coalesce as joints do. A joint in a pipe.

Bu kısımda Joint kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Joint ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Joint anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Joint ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.