Articular türkçesi Articular nedir

  • Oynak.
  • Eklem.
  • Artiküler.
  • Eklemsel.
  • Eklemlerle ilgili.

Articular ile ilgili cümleler

English: "Any good news in today's paper?" "No, nothing in particular."
Turkish: Bugün gazetede iyi haberler var mı? Hayır, özel bir şey yok.

English: Ali and Mary aren't particularly close.
Turkish: Ali ve Mary özellikle yakın değil.

English: Ali and Mary weren't particularly kind to me.
Turkish: Ali ve Mary özellikle bana karşı nazik değildi.

English: Ali didn't appear to be particularly eager to go with us.
Turkish: Ali bizimle gitmek için özellikle istekli görünmüyordu.

English: Ali didn't seem to be particularly interested in what was going on.
Turkish: Ali neler olduğuyla özellikle ilgileniyor gibi görünmüyordu.

Articular ingilizcede ne demek, Articular nerede nasıl kullanılır?

Articular muscle : Mafsal kası.

Articular process : Omurun bitişik omura eklemlenen uzantısı. Zigapofiz.

Articular rheumatism : Eklem romatizması.

Congenital articular rigity : Eklemlerin doğuştan bükülememesiyle belirgin yapılış bozukluğu. Doğuştan eklem sertliği.

Capsulae articulares : Eklem kapsülü. Kapsula artikulares.

Fossa articularis : Eklem çukuru. Fossa artikularis.

Cavum articulare : Eklem boşluğu. Kavum artikulare. Eklem kapsülasıyla çevrili ve içinde eklem sıvısının bulunduğu boşluk, kavum artikulare.

 

Fovea articularis caudalis : Atlasın arka eklem çukurcuğu. Fovea artikularis kaudalis.

Venae articulares temporomandibulares : Vena artikulares temporomandibulares. Sinus pterygoideus’tan çene eklemi için ayrılan toplardamarlar.

Fovea articularis cranialis : Fovea artikularis kranyalis. Atlasın ön kısmının iç yüzünde bulunan ve condylus occipitalis'ler ile eklemleşmeye yarayan elipsoit çukurcuk.

İngilizce Articular Türkçe anlamı, Articular eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Articular ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lap joint : Yapım eklemi. Bindirme. Derz. Bindirme ek. Bindirmeli ek. Bindirme bağlantı. İnşaat derzi. Bindirmeli bağlantı.

Articulation : Berrak söyleyiş. Heceleme. Boğumlama. Boğum. Konuşma organlarımızın (dudak, dil, damak uzamı, yanaklar, altçene) boğazımızdan çıkan sese biçim yermek için topluca çalışması. sessiz harflerin bir tümcenin başında ve sonunda kesin, belirli bir biçimde ve sesli harflerin yüksekliğine, vurgularına renklerine dikkat edilerek söylenmesi. Eklemlenme. Gramer, tiyatro alanlarında kullanılır. Söyleme. Net telaffuz. Temiz ifade.

Junction : Buat. Ağız. Kıvrımların ya da kıvrım dizgelerinin birleştiği yer. Birleşme yeri. Bilgisayar, fizik, jeoloji alanlarında kullanılır. Kavşak. Bağlantı noktası. Kesişme noktası. Kesişim noktası. Birleştirme.

Joints : Mafsal. Birleşme yeri. Batakhane. İki parçanın birleşme ya da ayrılma bölgesi; kemikler arasındaki birleşme yerleri. kafatasındaki gibi hareketsiz, oynamaz eklemler (fibröz eklemler), boyun, göğüs ve bel omurlarındaki gibi yarı oynar eklemler ve bilek, dirsek, diz, alt çenedeki gibi oynar eklemlere (sinoviyal eklemler) rastlanır. Ot. Esrar. Eklemler. Esrarlı sigara. Bağlantılar.

 

Friskier : Oyuncu.

Diarthrosis : Diartroz. Diartrozis. Birleşme yeri (anatomi terimi). Diyatroz.

Coltish : Sıpa gibi (genç at). Tay gibi. Delişmen. Çaylak. Acemi. Enerji dolu.

Allosteric : Allosterik. Alosterik.

Coquettish : Naz yapan. İşveli. Edalı. Nazenin. Yosma. Cilveli. Cilvekar. Fingirdek. Şuh.

Joint : Raptetmek. Ek yeri. Çatlak. Müşterek. Bilgisayar, jeoloji alanlarında kullanılır. Birleşik. Ek veya oynak yeri yapmak. İki borunun birbirine birleştirildiği yer. Kırılmış bir kayacın parçaları arasında, gözle görülebilecek derecede bir ayrılma ya da kayma devimi göstermeyen kırık. Ortak.

Articular synonyms : articulary, frolicsome, frisky, elfin, elfins, lith, elvish, articulations, friskiest, linkage, fluctuant, articulatio, knuckle, elfish, arthrosis, coxa, flirtatious, hinge, linkages.

Articular ingilizce tanımı, definition of Articular

Articular kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An articular process. As, an articular disease. A bone in the base of the lower jaw of many birds, reptiles, amphibians, and fishes. Of or pertaining to the joints.