Adhibit türkçesi Adhibit nedir

Adhibit ingilizcede ne demek, Adhibit nerede nasıl kullanılır?

Leadhillite : Ledhilit.

Samadhi : Budistler tarafından uygulanan bir tür meditasyon.

Adh : Antidiüretik hormon. Pitiütrin. Antidiüretik hormonun kısaltması. Vazopressin.

Adhara : Büyükköpek'in e yıldızı. Adhara (cma).

Adharma : Günahkarlık.

Adherent : Yandaş. Bağlı. Yapışık. Yapışkan. Yapışan. Destekleyen. Taraftar. Bağlı olan.

Adhd : Dikkat eksikliği ve hiperaktivite tarafından karakterize olan rahatsızlık (sıklıkla çocuklarda görülür). Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu. Hiperkinezi. Attention deficit hyperactivity disorder (dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu).

Adhered to his principles : Savunduklarından vazgeçmedi. Vicdanını dinledi. İlkelerine bağlı kaldı. Vicdan huzursuzluklarına sağdık kaldı.

Adhere : Üyesi olmak. Katılmak. Bağlı kalmak. Girmek. İltihak etmek. Bağlı olmak. Bağlanmak. Yapışmak. Bitiştirmek.

Adherently : Yapışmış bir biçimde. Yapışkan bir şekilde. Yapışmış bir şekilde. Sarılan bir şekilde.

İngilizce Adhibit Türkçe anlamı, Adhibit eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Adhibit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Agglutinated : Bitiştirmek. Bileştirmek. Tutkallamak.

Accept : Hazmetmek. Onaylamak. Kabullenmek. Normal karşılamak. Katlanmak. Kabul etmek. Anlamak. Üstlenmek. Evet demek. Eyvallah demek.

Administers : Verdirmek. Vermek. Vermek (ilaç, ceza vb). Uygulamak. Tatbik etmek. Müdürlük etmek. Vermek (ilaç veya ceza vb). Sağlamak. Ettirmek.

Accession : Zam. Çoğalma. Katılma. Katılım. Göreve gelme. Erme. Tahta çıkma. Varma. Ulaşma. Artma.

Additional : İlave. Eklenilen. Yedekli. Fazladan. Ekstra. İlave edilen. Biraz daha. İlaveten. Katma.

Bind : Yarayı sarmak. Savut bağlantısını kesmeden, karşı namluyu dışarda bırakacak ölçüde yana açarak uygulanan çapraz. Raptetmek. Engel olmak. Yapışmak. Biraraya getirmek. Zorunlu bırakmak. Fazla sıkmak. Tutmak. Takyit etmek.

Sit : Binmek. Burnunu sürtmek. Tam oturmak. Toplanmak. Kalmak (bir yerde). Oturtmak. Kuluçkaya yatmak (tavuk). Poz vermek. Sınava girmek. Kuluçkaya yatmak.

Bestriding : Ata biner gibi oturmak. Üzerinden geçmek. Aşmak. Ayaklarını açıp oturmak. Her iki yakasında olmak. Bacaklarını ayırarak binmek. Üzerine binmek. Hükmetmek. Her iki tarafında bulunmak.

Establish : Oluşturmak. Belirlemek. Yerleştirmek. Saptamak. Doğruluğunu ortaya koymak. Kabul ettirmek. Pekiştirmek. Kanıtlamak. Yapmak. Kurmak.

Bestridden : Ata biner gibi oturmak. Her iki tarafında uzanmak. Her iki tarafında bulunmak. Ayaklarını açıp oturmak. Üzerine binmek. Aşmak. Üzerinden geçmek. Hükmetmek. Her iki yakasında olmak.

Adhibit synonyms : ostentate, cement, bestrode, bench, appose, closuring, buys, borrow, addenda, additament, bond, possess, attaches, capture, administer, brandish, administered, attach to, gibbet, acquires, assumes, bestrides, adjoint, buffoon, expose, deposit, posture, hold up, admits, accessional, accretion, show, assume.

 

Adhibit zıt anlamlı kelimeler, Adhibit kelime anlamı

Close : Çevirmek. Kapanmak. Bitirmek. Yakın. Bağlantılı. Göğüs göğüse kavga. Kadans. Sonuç. Kapamak.

Hide : Yaşırmak. Gizlenmek. Ortaçağ arazi ölçü birimi. Derisini yüzmek. Saklanmak. Saklamak. Bilgisayar, biyoloji alanlarında kullanılır. Post. Gizlemek. Deri.

Louden : Yükselmek (ses vb). Yükseltmek. Yükselmek.

Adhibit ingilizce tanımı, definition of Adhibit

Adhibit kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To admit, as a person or thing. To take in.