Establish türkçesi Establish nedir

Establish ile ilgili cümleler

English: I will establish myself as a lawyer.
Turkish: Bir avukat olarak kariyer yapacağım.

English: Our ultimate goal is to establish world peace.
Turkish: Nihai amacımız dünya barışını kurmaktır.

English: Bush thinks that he has been sent by God to establish justice on Earth.
Turkish: Bush yeryüzünde adaleti tesis etmek Allah tarafından gönderildiğini düşünüyor.

English: Let's establish some ground rules.
Turkish: Bazı temel kurallar belirleyelim.

English: Iran and Russia will establish a joint bank.
Turkish: İran ve Rusya ortak bir banka kuracak.

Establish ingilizcede ne demek, Establish nerede nasıl kullanılır?

Establish a connection with : Bağlantı kurmak.

Establish a government : Bir yönetim oluşturmak. Bir kural veya yönetim sistemi kurmak veya başlatmak.

Establish a reputation : İtibar kazanmak.

Establish close ties : İyi ilişkiler oluşturmak. Arkadaşça ilişkiler meydana getirmek.

Establish diplomatic relations : Diplomatik ilişkiler kurmak. Diplomatik ilişkiler tesis etmek. Diplomatik ilişki kurmak. Ülkeler arasında ticari veya politik ilişkiler yaratmak.

 

Establishable : Kurulabilir. Oluşturulabilir. Saptananabilen. Tanıtılabilen. Emniyetli hale getirilebilir. Yerleştirilebilen. Kabul ettirilebilen. Kurulabilen. Tayin edilebilen. Tespit edilebilen.

Established a relationship : İlişki meydana getirme. Bir ilişki yaratma. Bağlantı kurma (birileri ile veya bazı organize gruplarla).

Established a practice of law : Emsal hukuki karar oluşturma. Gelecekte de geçerliliği olan bir karar yayınlama. İçtahat oluşturma.

Establish oneself : Kendisi için dengeli veya istikrarlı bir durum oluşturmak veya yaratmak. Kendisi için bir şey kurmak (kariyer olarak, finansal bir bakış açısından, vb.).

Established hard and fast rules : Katı ve otoriter prensipler oluşturma veya kurma.

İngilizce Establish Türkçe anlamı, Establish eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Establish ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bring out : Üretmek. Öndürmek. Belli etmek. Yapmak (yeni bir şeyi). Piyasaya yeni mal sürmek. Piyasaya sürmek. Yayınlamak. Görülmesini sağlamak. Ortaya çıkarmak.

Composes : Bileştirmek. Yatıştırmak. (aralarındaki anlaşmazlıkları) gidermek. Bestelemek. Şiir yazmak. Yazmak. Meydana getirmek. Toparlamak. Yaratmak. Arabuluculuk yapmak.

Hold out : Sunmak. Direnmek. Vaat etmek. Vermek. Ayak diremek. Boyun eğmemek. Önermek. Vadetmek. Ümit vermek.

Domiciling : Ödemek (poliçe). Yerleşmek. Mesken vermek. Ev. Ödemek. Oturmak. Oturma yeri. Konut. Poliçenin ödendiği yer.

Lay down : Saklamak. Döşemek. Kenara koymak. Bırakmak. Yere bırakmak. Kural koymak. Bir şeyi bir yere koymak. Başlamak.

Appoints : Saptamak (tarih veya gün vb). Döşemek. Nasbetmek. Düzenlemek. Dayayıp döşemek. Tayin etmek. Kararlaştırmak (tarih veya gün vb). Atamak. Kararlaştırmak.

 

Aver : Kanıt göstermek. Emin bir şekilde ileri sürmek. Delil göstermek. Öne sürmek. Söylemek. İddia etmek.

Initiate : Başlatmak. Yetiştirilmiş kimse. Sunmak. Öğretmek. Başlamak. Ön ayak olmak. Üyeliğe kabul etmek. Önayak olmak. Alıştırmak.

Constituting : Yürürlüğe koymak. Teşkil etmek. Atamak. Seçmek.

Fix : Oturtmak. Aşırı doz. Eroin dozu. Düzeltme. Tespit etmek. Ayar çekmek. Tayin etmek. Güç durum. Düzeltmek. Çıkmaz.

Establish synonyms : pioneer, basing, constitute, attest to, accounters, certifies, architect, dot somebody one, familiarize, billets, acquaint, acquainting, found, clench, cemented, cogs, constitutes, open up, assesses, founds, frame, acquaints, create, buffoon, accomplishing, deposited, assembly, consolidate, constructs, adhibit, domiciles, cements, ascertain.

Establish zıt anlamlı kelimeler, Establish kelime anlamı

Close : Çevirmek. Kapamak. Bitirmek. Kapanmak. Avlu (okul, kilise). Kapatmak. Yummak (göz). Kadans. Bağlantılı.

Abolish : Durdurmak. Hükümsüz kılmak. İptal etmek. Kaldırmak. Yürürlükten kaldırmak. Lağvetmek. İlga etmek. Ortadan kaldırmak. Bozmak. Feshetmek.

Negate : Olumsuzlamak. Yadsımak. İptal etmek. Aksini ispatlamak. Boşa çıkarmak. İnkar etmek. Çürütmek. Olumsuz yapmak. Etkisiz duruma getirmek. Değillemek.

Establish antonyms : disprove, affirm.

Establish ingilizce tanımı, definition of Establish

Establish kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To fix immovably or firmly. To confirm. To settle. To make stable or firm. To set (a thing) in a place and make it stable there.