Composes türkçesi Composes nedir

Composes ile ilgili cümleler

English: He composes beautiful poems.
Turkish: O, güzel şiirler besteler.

English: A prism decomposes light.
Turkish: Bir prizma ışığı ayrıştırır.

English: I like the kind of music Tom composes.
Turkish: Tom'un bestelediği müzik türünden hoşlanıyorum.

Composes ingilizcede ne demek, Composes nerede nasıl kullanılır?

Decomposes : Çürüklük. Dağılmak. Dağıtmak. Tefessüh. Çözünmek. Çürümek. Doğada yok olmak. Ayrışmak. Çürütmek. Bozukluk.

Discomposes : Tedirgin etmek. Sinirlenme. Şaşırtmak. Sinirlendirmek. Düzenini bozmak. Karıştırmak. Bozmak.

Photocomposes : Film ile dizmek.

Recomposes : Tekrar bestelemek. Tekrar yatıştırmak. Yeniden dizmek. Yeniden düzenlemek.

Compose a book : Oluşturanın özelliğini taşıyan bir yapıt ortaya koymak. Yapıt yaratmak.

Composedly : Sakin. Kendi halinde.

Compose of : -den oluşmak.

Compose poetry : Şiir yazmak.

Composed : Sakin. Oluşmuş. Aynı olay üzerinde çeşitli güçlerin bileşik etkisi. Kompoze. Bileşmiş. Kendi halinde. Bileşke. Oluşan.

 

Compose oneself : Kendine gelmek. Kendini toplamak. Sakinleşmek. Kendine hakim olmak. Yapmaya koyulmak.

İngilizce Composes Türkçe anlamı, Composes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Composes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Drawn up : Yetişmek. Dizmek. Dikleştirmek. Dik tutmak. Durdurmak (araba, at vb.). Yığılmak. Ayarlamak. Durmak.

Construct : Yapmak. Dikmek. Resmetmek. İnşa etmek. Kurmak. İskeletini çizmek. İmar etmek. Çizmek.

Melodize : Melodi bestelemek. Ezgi bestelemek. Melodileştirmek. Ahenkli yapmak.

Codifies : Bir sisteme bağlamak. Kodlamak. Sisteme bağlamak. Sistemleştirmek. Derlemek. Kanun halinde toplamak. Şifrelemek.

Contrapuntist : Kontrpuan sanatı ile uğraşan. Kontrpuan alanında uzman olan besteci. Kontrpuan sanat ile uğraşan kimse.

Agglutinates : Birleştirmek. Bitişken. Yapışan. Tutkallamak. Yapıştırmak. Bitiştirmek. Bitişimli. Yapışkan.

Arrange : Düzenlemek (toplantı). Sıralamak. Yoluna koymak. Düzenli bir şekilde yerleştirmek. Saptamak. Halletmek. Bitirmek. Aranje etmek. Düzeltmek.

Melodise : Melodi bestelemek. Ezgi bestelemek.

Compose : Sakinleştirmek. Birleştirmek.

Do : İlgilenmek. Başarmak. Ayağını kaydırmak. Rol üstlenmek. Büyük toplantı. Uymak. Tamamlamak. Temizlemek. Yetmek.

Composes synonyms : instrumentate, ballad maker, array, poetized, collects, appoints, begot, clock up, draw up, constituting, assembled, set, conceives, agglutinate, commit to paper, confects, songwriter, abate, constitutes, allayed, allay, melodizing, collect, constructs, rake together, compose music, versify, harmonise, pick up, clean up, appeasing, harmonize, arbitrating.

Composes zıt anlamlı kelimeler, Composes kelime anlamı

Undignified : Onursuz. Vakur olmayan. Haysiyetsiz. Şerefsiz.

Agitated : Heyecanlı. Tedirgin. Ajite. Çalkalanmış. Telaşlı.

Discomposed : Düzenini bozmak. Bozulmuş. Şaşırtmak. Bozmak. Karıştırmak. Bozunuma uğramış.

Composes antonyms : agitate.