Establish a connection with türkçesi Establish a connection with nedir

  • Bağlantı kurmak.

Establish a connection with ingilizcede ne demek, Establish a connection with nerede nasıl kullanılır?

Establish : Tanıtmak. Belirlemek. Kurmak. Tesis etmek. Saptamak. Kabul ettirmek. Koymak. Oluşturmak. Pekiştirmek. Yerleştirmek.

A : Pek iyi. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. La (müzik terimi). Herhangi bir. Bir. (herhangi) bir. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Miktar belirtir. Amperin simgesi. Belirli bir tür veya nitelikteki.

Connection : Alaka. Yakınlık. Ölçüye vurulan nesne ya da özellikler arasında bir sıra düzeninin kurulması için önkoşul olan "daha büyük " ve "daha küçük" ilişkilerinin tüm ölçümler için geçerli olmasını gerektiren kural. bk. sıralayıcı ölçek. Dostluk. Aktarmalı taşıt. Akrabalık. Bağlama. Müşteri. Dost. Akraba.

With : Birlikte. -la. Beraberinde. Sayesinde. Canlı. -e karşın. İle. Yanına. Beraber. İle ilgili.

Establish a government : Bir kural veya yönetim sistemi kurmak veya başlatmak. Bir yönetim oluşturmak.

In close connection with : İle işbirliği halinde.

Establish a reputation : İtibar kazanmak.

In connection with : Münasebetiyle. Dolayısıyla. -den dolayı. Bağlantılı olarak. İle bağlantılı olarak. Baglantılı olarak. -den ötürü. Nedeniyle. İle ilgili olarak. Noktasında.

 

Have connection with : Biriyle yakınlık içinde olmak. Biriyle bağlantısı olmak. Biriyle ilişkide olmak. Biriyle temasta olmak.

İngilizce Establish a connection with Türkçe anlamı, Establish a connection with eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Establish a connection with ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Get in touch with : İrtibat kurmak. Telefon etmek. İlişki kurmak. Telefonla aramak. Temas etmek. Temasa geçmek. İrtibata geçmek. İle temasa geçmek. Telefon numaralarını çevirmek. Bağlantıya geçmek.

Correlates : Aralarında uygunluk sağlamak. Uymak. İlişkiyi göstermek. İlişkili olmak. Bağdaştırmak. İlintilemek. Bağlantılı olmak. Bağ kurmak. İrtibatlandırmak.

Get onto : İdrak etmek. Bir konuyu kavramak. Bulmak. Anlamak. Konuşmak.

Corelating : Bağdaştırmak. Bağlantılı olmak. Bağ kurmak. İlişkili olmak. İlişkiyi göstermek. Uymak. İlişiği olmak. İlişkisini ortaya çıkarmak.

Associate with : İle görüşmek. İşbirliği yapmak. Birleştirmek veya birleşmek. Akla getirmek. İlişkili program. İttifak yapmak. Hatırlatmak. İle ilişkide bulunmak. İlintili olmak.

Bridge the gap : Açığı kapamak. Eksiği doldurmak. Köprü kurmak. Açığı doldurmak. Çok fazla farklılk olan bir yerde bir bağlantı oluşturmak. Problemi çözmek.

Catenating : Zincirle. Bağlamak. Halkalaşmak. Zincir halkalarını birleştirmek. Zincirlemek. Zincir şeklini oluşturmak. Halka haline gelmek.

Catenate : Zincirle. Zincirlemek. Halkalaşmak. Zincir halkalarını birleştirmek. Zincir şeklini oluşturmak. Bağlamak. Halka haline gelmek.

Associated with : Bağlı. İttifak yapmak. İle ilişkili. İlişkili. İle. İle ilgili. Birleştirmek veya birleşmek. İlişkili öğe. İlişkilendirilmiş.

 

Contact : Faktör xıı. Bilgisayar, fizik, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Bağ. İki ayrı kültürel çevreye ilişkin halkbilim ürün ve olaylarının canlı ya da cansız taşıyıcılar yardımıyla karşı karşıya gelmeleri, bk. değini kuramı. Dokunmak. Temas. Temas faktörü. İlişki kurmak. İle temasa geçmek. İletişime geçmek.

Establish a connection with synonyms : get hold of, correlating, corelate, correlate, couple.