Associate with türkçesi Associate with nedir

  • Birlikte anılmak.
  • Hatırlatmak.
  • İlişkili program.
  • İle görüşmek.
  • Akla getirmek.
  • Bağlantılı olmak.
  • İle ilişkide bulunmak.
  • Bağlantı kurmak.
  • Birleştirmek veya birleşmek.
  • İlintili olmak.
  • İşbirliği yapmak.
  • İttifak yapmak.
  • Bağdaştırmak.

Associate with ile ilgili cümleler

English: If you only associate with your own kind, your ideas will never expand.
Turkish: Sadece kendi türünle ilişkiye girersen, fikirlerin asla gelişmez.

English: Don't associate with them.
Turkish: Onlarla işbirliği yapma.

English: It'd be better if you didn't associate with men like that.
Turkish: Öyle adamlarla iş birliği yapmasan iyi olur.

English: I don't associate with Mr. Tanaka any more.
Turkish: Artık Bay Tanaka ile görüşmüyorum.

English: I don't associate with people like Ali.
Turkish: Ali gibi insanlarla arkadaşlık etmem.

Associate with ingilizcede ne demek, Associate with nerede nasıl kullanılır?

Associate : Birleştirmek. Ortak. Birleşmek. Benzetmek. Bilgisayar, hukuk, iktisat alanlarında kullanılır. Bağdaştırmak. Birliktelik kurmak. İşbirliği yapmak. Düşünmek. Ortak olmak.

With : Nedeniyle. İle. Beraberinde. Canlı. -e karşın. -la. Beraber. -lı. İle ilgili. Birlikte.

Associate company : Ortak şirket. Kardeş şirket.

Associate degree : Önlisans derecesi. Ön lisans.

 

Associate editor : Yardımcı editör.

Associate justice : Toplu mahkeme üyesi.

İngilizce Associate with Türkçe anlamı, Associate with eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Associate with ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Associated with : İlişkili öğe. İle ilgili. Bağlı. İlişkili. İlişkilendirilmiş. İle birlikte.

Connote : Demeye gelmek. Ayrıca bir anlam taşımak. İfade etmek. Delalet etmek. Göstermek. Anlamına gelmek. Demek istemek.

Allude : Dokundurmak. Taş atmak. İstinat etmek. Çekicilik. Cezbetmek. Nazarda tutmak. Anmak. Zikretmek. Baştan çıkarmak.

Connoting : İfade etmek. Delalet etmek. Göstermek. Ayrıca bir anlam taşımak. Demek istemek. Demeye gelmek. Anlamına gelmek.

Associate : Arkadaşlık etmek. Birleştirmek. Ortak çalışma arkadaşı. Bilgisayar, hukuk, iktisat alanlarında kullanılır. Şirket sermayesine katılan kişi. Çağrıştırmak. Arkadaş. İş arkadaşı. Hakları sınırlı üye.

Conjure up : Ruh çağırmak. (hayalinde) canlandırmak. -i anımsatmak. Yapıvermek. İcat etmek. Tahayyül etmek. Hayal etmek. Uyandırmak.

Couple : Cinsel ilişkide bulunmak. Koşut yönelimli, karşıt, eşit iki kuvvet. Çift. İki. Eş. Bitiştirmek. Bağlamak. Karı koca.

Treat with : Müzakere etmek. Görüşme yapmak.

Evoke : Uyandırmak. Andırmak. Aklına getirmek. Ruh çağırmak. Anımsatmak. Davet etmek. Neden olmak. Yol açmak.

Accommodated : Alıştırmak. Sağlamak. Kalacak yer sağlamak. Alışmak. Uydurmak. Uzlaştırmak. Uyum sağlamak. Yerleştirmek.

Associate with synonyms : evoked, collaborated, echoed, call upon, communicates, call to mind, collaborate, harmonize, meet with, bring to mind, cohere, cohered, correlating, accommodate to, corelate, suggested, echo, be in league with, be linked, consult with, brought back, get onto, bring back, echoes, coheres, cohering, harmonise, be evocative of, be in cahoots with, catenating, accommodate, get in touch with, cooperate.