Evoke türkçesi Evoke nedir

Evoke ile ilgili cümleler

English: The word "house" evokes the mental image of a rectangular building with a roof and smoking chimney, which may be surrounded by grass and trees and inhabited by a happy family.
Turkish: "Ev" kelimesi bir çatısı ve tüten bacaları olan bir dikdörtgen binanın zihinsel görüntüsünü anımsatır, ki bu çimenlerle ve ağaçlarla çevrili olabilir ve mutlu bir aile tarafından oturulabilir.

English: Guide us to the straight path – the path of those upon whom You have bestowed favor, not of those who have evoked Your anger or of those who are astray.
Turkish: Hidayet eyle bizi doğru yola, o kendilerine nimet verdiğin mutlu kimselerin yoluna; o gazaba uğramışların ve o sapmışların yoluna değil.

English: I heard Tom's membership has been revoked.
Turkish: Tom'un üyeliğinin iptal edildiğini duydum.

English: It should be revoked immediately.
Turkish: Bu hemen iptal edilmeli.

English: I got my license revoked.
Turkish: Lisansımı iptal ettirdim.

Evoke ingilizcede ne demek, Evoke nerede nasıl kullanılır?

Evoke memories : Hatıraları ortaya çıkarmak. Anıları uyandırmak. Hatıraları anımsatmak. Anıları hatırlatmak.

 

Evoke spirits : Ruhları uyandırmak veya çağırmak. Ruhsal varlıkların görünmesini talep etmek.

Evoked : Çağrışım yapmak. Ruh çağırmak. Uyandırmak. Hissettirilmiş. Uyandırılmış. Anımsatmak. Hatırlatmak. Aklına getirilmiş. Yol açmak.

Evoked responses : Gösterilen tepkiler. Uyarılmış cevap. Meydana gelen tepkiler.

Evoker : Ruh çağırıcı. Ölülerin ruhlarının çağırılmasına neden olan kimse. Akla getiren. Uyandıran. Medyum. Hissettiren. Ölülerin ruhunu çağıran kimse.

Unevoked : Uyandırılmamış.

Revokes : İptal. Geri alma. Kaldırmak. Hükümsüz kılmak. Rönons yapmak. Yürürlükten kaldırmak. Geri almak. İptal etmek. Geri çekmek. Çevirmek.

Unrevoked : Elenmemiş. Olumsuzlanmamış. Yürürlükten kaldırılmamış. Feshedilmemiş. Diskalifiye edilmemiş. İptal edilmemiş.

Revokable : Geri alınabilir.

Evokes : Ruh çağırmak. Anımsatmak. Çağrışım yapmak. Hissettirmek. Aklına getirmek. Hatırlatmak. Andırmak. Uyandırmak. Neden olmak. Davet etmek.

İngilizce Evoke Türkçe anlamı, Evoke eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Evoke ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Prick : Vurmak (silahla). Dikmek (bitki). Küçük keskin acı. Sokma. Şişlemek. Hıyar. Diken. Mıh değmesi. İğne batırmak. Delmek.

Ask out : Çıkma teklif etmek. Rica etmek. Çıkma teklifinde bulunmak. Birini çıkmaya davet etmek. Bir yere davet etmek. Birisini dışarıya yemeğe vb. davet etmek.

Conduced : Yardım etmek. Götürmek. Katkıda bulunmak. Gerektirmek.

Awakes : Canlanmak. Gözü açılmak. Kışkırtmak. Uyarmak. Gözünü açmak. Farkına varmak. Farkında. Uyanmak. Uykudan kalkmak.

 

Arouses : Harekete geçirmek. Uyuyan devi uyandırmak. Canlandırmak. Ayaklandırmak. Kaldırmak. Canlanmak. Hayat bulmak. Uyanmak.

Offend : Hoş gelmemek. Rahatsız etmek. Suç işlemek. Kırmak. Gücendirmek.

Bring up : Azarlamak. Bahis açmak. Büyütmek. Yetiştirmek. Durduruvermek. Kusmak. Bahsetmek. Terbiye etmek. Beslemek. Çocuk yetiştirmek.

Absolute device : Mutlak aygıt. Salt aygıt.

Evoke synonyms : touch a chord, untune, strike a chord, recollect somebody, cause to, recapturing, be redolent of, stir, strike a cord, be evocative of, flavor of, kindle, bring forth, enkindle, fire up, imitating, hint at, brought back, evokes, overtake, sweep over, approximates, partaken, allude, accelerator key, abort sequence, conjure, bring along, make, call to mind, access control entry, convoked, imitate.

Evoke zıt anlamlı kelimeler, Evoke kelime anlamı

Bore : Usandırmak. Sıkmak. Birisinin canını sıkmak. Sıkıcı şey. Yüksek dalga. Sıkıcı tip. Kuyu. Delik. Bunaltmak. Oyu.

Bless : Kutsamak. Dua etmek. Takdis etmek. Hayırdua etmek. Kutsal saymak. Şükretmek.

Curse : İlenç. Telin etmek. Lanet etmek. Beddua etmek. Küfür etmek. Beddua. Lanet. Küfretmek. Küfür. Lanetleme.

Evoke ingilizce tanımı, definition of Evoke

Evoke kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To summon forth. To call out.